Pandemiyle birlikte pek çok departman gibi elbette dış ticaret de etkilendi. Bu durumda firmalar da kendilerine yeni ihracat kanalları bulmaya çalıştı. Çünkü işletmelerin dış ticaret için öncelikleri fuarlardı ve fuar olmayınca başka kanallara ihtiyaç doğdu. Büyük firmalar için bu süreç daha kolay oldu çünkü pandemi öncesinde de dijital satışlarını artırmışlardı. Özellikle KOBİ firmaları ise büyük bir meydan okumanın içerisine girdiler fakat e-ihracat konusuna odaklanan dış ticaret uzmanının sayıları düşük, KOBİ firmaları bunu gözlemlediler. Bu durum onlar için kötü oldu çünkü dijital ihracattaki fırsatları tam zamanlı olarak yakalayamadılar. Yine de, e-ihracat piyasasında sürdürülebilir şekilde giderek artan bir fırsatın oluştuğunu söyleyebiliriz. Uluslararası Ticaret mezunları için de bu nedenle önemli bir fırsat var. Ayrıca bu fırsatı yakalamak için avantajlarınız da var. Örneğin, dijitalde çözüm geliştirmenin önceliklerini biliyorsunuz çünkü bu dünyanın içine doğdunuz. Dijital sizin eviniz ve burada hangi bilgi nerededir, o bilgi nasıl bulunur, bunlar en iyi sizin işiniz. İşte dış ticarette ihtiyaç duyduğunuz şey de bunu rakip ve pazar analizi, ürün tanıtımı ve müşteri iletişimi gibi konularla birleştirmeniz. Peki e-ihracatta fırsat varsa neden dış ticaretin uzmanları bu konuya odaklanmıyor? Çünkü onların fark yarattığı noktalar başka. Üstelik çok yoğunlar ve fazla iş yükleri var, bu durumda dijitali keşfetmek için vakitleri yok. Sizin hem vaktiniz var hem de yetenekleriniz dijital dünyayla uyumlu.

     Peki şu anda Uluslararası Ticaret mezunu olarak nereden başlamalısınız, ne yapmalısınız?

İlk olarak, sektör odaklı vaka analizleri çözmek işe yaratabilir. Örneğin ilk olarak Kimya sektöründen başlayabilirsiniz. Bu sektördeki firmaların pazar ve rekabet analizinde dijital strateji geliştirmeleri için kendi teorilerinizi geliştirmeyi deneyin. Ya da sağlık sektöründeki bir KOBİ firması yurt dışından müşteri bulmak için dijitalde nasıl bir yol haritası çizmeli? Sonrasında kendinize odak grupları belirleyin. Örneğin, sağlık sektöründeki KOBİ firması için Ukrayna pazarıyla başlayabilirsiniz. Sonrasında bunu Romanya’ya taşıyabilir; ardından bütün Doğu Avrupa’yı kapsayan bir çalışma sunabilirsiniz. Birimden bütüne ilerlemek bu gibi pazar ve rekabet analizinde önemli bir pratiklik kazandırır. Bu çalışmalar size şunu kazandıracak; pazarların kendi dinamiklerinin olduğunu görüp bunları anlayacaksınız. Bu konularda bazı ortak pazar araştırma platformları var fakat tüm ülkelerde aynı dinamikler işe yaramaz. Özellikle de iş dünyasında fark yaratan bir e-ihracat uzmanı olmak için bu gibi kişiselleştirilmiş çözümlerle ön plana çıkmaya ihtiyacınız var. Mesela TradeMap önemli bir pazar araştırma kuruluşu fakat tek başına yeterli değil. Aynı durum satış konusunda da geçerli. Amazon ve Alibaba gibi platformların yurt dışı satışlarda önemli bir rolü olabilir fakat bölge bazlı olarak bu durum değişebiliyor. Siz, e-ihracat uzmanı olarak bütün bu unsurları düşünmeli ve uçtan uca entegrasyon çözümleri geliştirmelisiniz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da dijital medyayı ön plana çıkartmak istiyoruz çünkü vaka analizleri her zaman sektörel ilgi çeker. Örneğin; KOBİ’lerin ağırlıklı olduğu Facebook ve Instagram’da yer almak onlara ulaşmanızı kolaylaştırabilir. Aslında Twitter’da da bu konuda güzel flood içerikleri oluşturabilirsiniz fakat hedef kitleniz KOBİ firmaları olacağı için onların odak noktasında olmak önemli bir strateji. Aynı şekilde Linkedln de önemli bir bilgi-pazarlama aracı olabilir. Son dönemde pek çok KOBİ firmasının görevlisi de Linkedln’de olmaya başladı dolayısıyla önemli bir kanal.

Sizin Uluslararası Ticaret mezunları olarak e-ihracata odaklammanız, şirketlerin bu konuya vereceği önemin daha da artmasını sağlayacaktır. Çünkü bu dünyanın avantajını daha iyi anlayacaklar. Örneğin, bugün yurt dışındaki bir fuara gittiğinizde çok daha büyük masraflar yapıyorsunuz. Üstelik bu masrafların çoğu, fuarın dışındaki harcamalar (konaklama vs) E-ihracata geçerek bu gibi maliyetlerin tamamını reklama yatırarak çok daha büyük bir fayda elde edebilirsiniz. Üstelik her geçen gün çok daha büyük bir şirketler topluluğu bu dijital dünyaya geçiş yaptı. Dolayısıyla “fuarda ayrı bir müşteri kitlem var” argümanı da her geçen gün işlevini yitiriyor. Dijital dünyada önemli olan, müşteri kitlenizi doğru sınıflandırıp buna göre planlama yapmak. E-ihracat uzmanı olarak bunu başarıyla yapmak için teknik yetkinliklerin haricinde ek olarak adaptasyon zekanızın yüksek olması gerekiyor. Dijital dünyada tüm paradigmalar hızlı bir şekilde değişiyor, pek çok dönüşüm bir arada yaşanıyor. İşte bu dönüşümün hızını yakalamak için dinamizmi yönetme gücünüz olmalı. “Adaptasyon Zekası” bunu yapabilme yeteneği katıyor. Bu yetenek, dış ticaretten bağımsız bir soft skill. BU haftaki konu başlığımız bu şekilde. Kişisel olarak e-ihracatın çok değerli bir alan olduğunu düşünüyorum çünkü pandemiden sonra da e-ihracat pazarları offline fuarlardan pay almaya devam edecek. Bunun nedeni ise, işletmelerin dijitaldeki verimliliğin iki üç kat daha fazla olduğunu görmüş olmaları.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: