Pandemiyle birlikte artık pek çok aktivitenin online mecralara geçmesine aşinayız. Bu konuya sanat yönetimi perspektifiyle baktığımızda ise, sanat alanında da dijitale geçiş açısından önemli bir potansiyel olduğunu görmekteyiz. Aslında gelinen noktada bir takım somut projeler yapıldı fakat biz bunun daha ileriye gidebileceğine eminiz. Özellikle de bir Sanat Yönetimi mezunu ya da öğrencisyseniz, dijitalin etkisiyle birlikte değerli bir maden bulmuş durumdasınız. Peki bu madenlere bir örnek verebilir miyiz? Elbette. Şöyle ki; online mecralarda pek çok sergi ve seçki açılıyor. Bizim bakış açımıza göre şöyle bir iş modeli gelişebilir; dünyanın çeşitli yerlerinden sanatçıları toplayıp, onların çalışmalarını bir araya getiren mecralar kurabilirsiniz. Bu sanatçıların pek keşfedilmemiş olması ise bizim önceliğimiz. Mesela Panama’da yaşayan ve gelecek vaat eden bir sanatçıdan ya da tasarımcıdan bahsedelim. Ya da gelecek vaat etmesine gerek yok, öyle olursa sizinle anlaşması zor olabilir. Bu nedenle bir üniversite öğrencisi olsun. Aynı şekilde El Salvador’daki bir başka dijital tasarımcıyı ele alalım. Bu kişileri keşfedip, oluşturacağınız mecranın portföyleri haline getirebilirsiniz. Belki bu projelerin, sanatçının ülkesindeki hakim sanat anlayışıyla kıyaslanması ya da sanatçıların birbiriyle etkileşimleri üzerinden bir hikaye oluşturmanız mümkün.

     Peki bir Sanat Yönetimi mezunu bu denklemin neresinde yer alacak?

Ben buradaki konumunuzu iki aşamalı olarak ele alıyorum. Birincisi, bu sanatçıları ya da sanatçı adaylarını keşfetmek olabilir. Bir nevi Dijital Scout diyebiliriz. Dijital Scout tanımını biraz açalım; Panama ve El Salvador’daki bahsettiğimiz sanatçıları, belli bir dijital strateji dahilinde incelemelisiniz. Onları tesadüfi değil, trend izleme anlayışı sonucunda keşfetmelisiniz. Böylece, kendinize ait bir “sanatçı keşif” stratejiniz olacak ve dünyanın çeşitli yerlerinden pek çok sanatçıyı sürekli olarak keşfedip onlarla farklı temalar etrafında seçkiler hazırlamak için çalışabileceksiniz. Varsayalım ki bu kişileri buldunuz ve birlikte proje yapmak için anlaştınız. Sonraki aşamada, devreye biraz daha business tarafı giriyor. O aşamada da şu sorunun cevabını bulmanız gerekecek: “Ben bu kişilerin projelerini anlamlı bir bütün halinde nasıl bir araya getirebilirim?” Bu sorunun yanıtındaki kalite, son aşamada elde edeceğiniz başarı ya da başarısızlığı derinden etkileyecek. Eğer iyi bir yanıt bulabilirseniz, sonraki aşamada örneğin bir mobil uygulama yoluyla bu sanatçıları toplayabilirsiniz. Bu mobil uygulamayı ille de siz yapmak zorunda değilsiniz, bu girişimi yapacak olan bir kişiye proje danışmanlığı da verebilirsiniz. İşin danışmanlık kısmı da yukarıda belirttiğimiz iki aşamalı kariyer imkanının ikincisi. Tabi her iki başlığı da çok kapsamlı bir hikaye ile zenginleştirmeniz gerekiyor. Örneğin, bu mobil uygulamaların içerisinde online sergi deneyimi yaşatacak galeriler oluşturabilirsiniz. İnsanların birlikte ayak üstü sohbet tadında etkileşime geçebileceği alanlar da aynı şekilde insanların böyle bir deneyimi içselleştirmesini sağlayacaktır. Aynı şekilde, insanlar kendi görsellerini uygulamaya yüklediğinde onun PNG’sini alıp serginizde “sanki gerçek bir galeride fotoğraf çekilmiş gibi” hissettiren fotoğraf oluşturabilirsiniz ve bu fotoğraflar emin olun ki Instagram dünyasını sallayacaktır. Böylece mobil uygulamanın haricinde sergide eseri olan sanatçılar da muazzam bir ilgi görecek ve bir nevi onların markalaşmasını sağlayacaksınız. Bu aşamadan sonra (eğer mobil uygulamada proje danışmanlığının ötesinde bir rolünüz varsa) o sanatçıların menajerliğini ve/veya sanat-proje danışmanlığını da üstlenebilirsiniz. Sanat Yönetiminin güzel yanı, kendi içinde kökleşip çok fazla alana yönelebilmesi.

Eğer böyle bir mecrayı kendiniz kurmak istiyor fakat yazılım bilmiyorsanız ilk etapta basit bir websitesi kurup kendinizi geliştirebilirsiniz. WordPress gibi portallar sayesinde kod bilgisi gerektirmeden website kurabilir ve abonelik servisiyle kendinize gelir modeli oluşturabilirsiniz. İyi bir pazarlama kampanyasıyla birlikte böyle bir website bile sizin için önemli geri dönüşler sağlayacaktır. Buradaki temel amaç şu; her şey gibi sanat da dijitalleşiyor ve sizin de bu ekosistemde yer almanız çok önemli. Daha doğrusu; sanat tamamen dijitalleşmiyor fakat dijitalleşen sanat, normal sanata önemli bir alternatif haline geliyor ve genç jenerasyon olarak bu dijitalleşen sanatta fark yaratmanız çok daha kolay. Bu konuştuğumuz konunun haricinde NFT gibi çok farklı tartışma konuları da var fakat biz dijitalleşen sanatın daha geri planında kalan kısımlarını konuşmak istedik, NFT zaten şu anda pek çok yerde konuşulmakta.

Bu alanlarda belli bir süre harcarsanız kendinizi iyi noktalarda konumlandırabilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan özellik ise; girişken olmanız ve merak etmeniz. Bu merak kültürü size daha fazla araştırmaya teşvik edecektir.

 

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: