2015-2016 yıllarına kadar e-sporla ilgili tartışma konuları devam etmekteydi. “E-Sporun bu yükselişi bir balon mu? Gerçekten kendi sektörünü yaratacak mı yoksa bir hobi olarak mı kalacak?” ve bunun gibi pek çok soru soruldu fakat son 5 yıldır bakınca e-sporun çok büyük bir ekonomi yaratacağını görüyoruz. Şu anda bile kendine büyük bir pazar yaratsa da analistler bunun çok daha büyük bir ölçeğe ulaşacağını düşünüyor. Hatta 2050 yılına kadar futbolun önüne geçip en çok takip edilen spor branşı olacağı düşünülmekte. Açıkçası Z Jenerasyonu’nun futboldan uzaklaştığını ve giderek e-spora yöneldiğini düşünürsek bir sonraki jenerasyonda durumun bu boyuta gelmesi çok şaşırtıcı olmayacaktır. Bu durumun bizi ilgilendiren kısmı ise; e-spor kendisi büyürken pek çok sektörün de gelişmesini sağlayacak. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon da bu mesleklerden biri.

Geçtiğimiz aylarda bazı sivil toplum kuruluşlarının paylaşımları vardı. Genel olarak, e-sporla ilgilenen kişilerin aşırı kilolu, asosyal ve bilgisayar bağımlısı olduğu yönünde bir iddiada bulunuyordu. Tabi ki bu böyle değil. Bir kere, e-spor yapan kişiler en az futbol ve basketbolcular kadar kondisyon antrenmanları yapmakta. Sizinle ilgili olan kısmı ise; e-sporda bu tip fizyoterapi ve rehabilitasyon çalışmaları her geçen gün daha da veri odaklı olmakta. Günümüzde büyük verinin geldiği nokta pek çok sektörü olduğu gibi e-sporu da yakından etkilemekte. E-sporun bu açıdan spor branşları arasında ilk olduğunu da söyleyebiliriz. Sizin bu konuda fark yaratmanız ise, büyük veri ile ilgilenmenize bağlı. Çünkü şu anda fizik-kondisyon çalışmalarını sadece sektörel bilgisi olan kişiler yapıyor. Sizler mevcut bilginizi e-spor ve büyük veriyle de birleştirince sektörde fark yaratan kişilerden biri olacaksınız. Aslında bunun olması zorunlu, 5-10 yıl sonra e-spor kullüpleri fizik-kondisyon konusunda uzman ararken bu özelliklere sahip kişileri istihdam edecek. Siz bu özelliklere şimdiden sahip olarak sektörde “gamechanger” olabilirsiniz.

Ayrıca kulüplerin yanı sıra sporcuların da fizik-tedavi anlamında kişiselleştirilmiş çözümlere duyulan ihtiyacı artacak. Böyle bir mesleğin tanımı şu anda belirsiz gelebilir fakat büyük veri ve bulut bilişimin yaygınlaşmasıyla kişiselleştirilmiş tıp gibi kişiselleştirilmiş fizik-tedavinin de ne kadar önemli olduğunu göreceğiz. Bunun önemi şu; e-sporcuların kendilerinin söylemesine gerek kalmadan onların durumunu anlamak ve çözümler geliştirmek. Çünkü e-spor çok dinamik bir alan. Çok farklı bir örnek olacak ama kendi fare, klavye ve kulaklıklarının olması da bu dinamizmin bir örneği aslında. Dolayısıyla; diğer spor dallarında olmasa da e-sporda kişiselleştirilmiş çözümler bir zorunluluk haline gelecek.

Peki bir FTR mezunu ya da öğrencisi şu aşamada ne yapmalı?

İlk olarak, pazarın büyüklüğünü gözlemlemek adına pazar analizi yapın. Piyasanın şu anki büyüklüğünü, ileride hangi boyutlara geleceğini ve mevcut fizik-kondisyon süreçlerini nasıl yaptıklarını araştırın. Bu süreçte merak ettiğiniz teknik detaylar varsa e-spor kulüplerinin çalışanlarına Linkedln üzerinden ya da mail yoluyla yazmayı da deneyin, geri dönüş sağladıklarını göreceksiniz. Çünkü çözüm üretecek insanlar dijital dünyada her zaman karşılık bulur. Daha sonra bunun global versiyonunu araştırın. Dünyadaki spor kulüpleri bunu nasıl yapıyor? Bu araştırmaları tamamladıktan sonra büyük veri ve bulut bilişimi inceleyin. Bu teknolojilerin fizik-tedavideki yansımaları üzerine düşünün. Bunları yaptıktan sonra ise sosyal medyayı kullanın. Özellikle Twitter’da bu tarz konularla ilgili okuduğunuz raporlardan alıntılar paylaşın, öngörülerinizi söyleyin. Bu sizi, “e-sporda fizik-kondisyon” konusunda öncü haline getirecektir. Twitter’da sektörel anlamda böyle bir kitle yakalamak önemli, örneğin bu sayede özel üniversiterden tam burslu yüksek lisans için kabul alabilirsiniz. Ayrıca yurt dışındaki üniversitelere başvuru yaptığınızda mülakatlarınızın iyi geçmesi de yüksek bir ihtimal. İlaveten, özel sektörde de bunun geniş bir karşılığı var. E-spor kulüplerinden birinde bu konu üzerinde çalışabilir ya da genel bir danışmanlık verebilirsiniz. Ya da veri ve bulut bilişim tarafına ağırlık verip kondisyonla ilgili ya da ilgisiz başka bir iş de bulabilirsiniz.

Bu yol haritasının son aşamasını boş bırakmanızı öneririz, biz Online Kariyer Danışmanlığı programında da böyle yapıyoruz. Belli bir aşamaya kadar planlayacaksınız, örneğin 3-6 ay arası. Bu süreçte hangi konularda uzmanlaşacağınızı, ilk adımda neler yapacağınızı planlamanız önemli fakat sonrasında kariyerinizi hangi alanlarda şekillendireceğinizi biraz zamana bırakmalısınız. Çünkü çok spesifik hedef belirlediğinizde diğer fırsatları gözden kaçırabilirsiniz.

 

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: