Bildiğiniz gibi tam 10 yıl önce hannover’de endüstri 4.0’ın ilk adımı atıldı. Tüm kapsam ve içeriği burada detaylıca dile getirildi. Aradan geçen 10 yılın ardından ise bir yol kat edildi, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat öte yandan halen sorun ve problemler var. Bunların en önemli özellikle ölçeklenme konusunda. Evet, teknoloji gelişiyor ve değişiyor; kendisini sürekli olarak güncelliyor. Yapay zeka başta olmak üzere nesnelerin interneti, robotik ve makine öğrenimi gibi pek çok teknolojide bu gelişmeleri görüyoruz. Fakat günün sonunda, ortada somut bir tasarım yok.  Yani bu teknolojilerin gidişatı nereye varacak? Hatta nereye varacağından ziyade, nasıl bir gidişat izlenecek bu bile bilinmiyor. Çünkü pek çok alt başlıkta soru işaretleri var. Bu bir açıdan olumsuz gibi gözükse de aslında Endüstriyel Tasarımcılar için fırsatlar sunmakta. Şöyle ki; bir örnek olarak nesnelerin internetini düşünelim. Teknoloji dünyasında konuşulan senaryo; nesnelerin interneti ile birlikte evlerdeki cihazlar akıllı hale gelecek ve birbirleriyle konuşabilecekler. Yani bundan 10 yıl sonra; 2035’lerin dünyasında cihazların birbiriyle iletişim kurduğu bir dünyada olacağız. Örneğin, buzdolabı ile fırın iletişim kuracak. Bu teknoloji, belirtilen zaman dilimine kadar yapılabilir mi? Evet, mevcut know-how kademeli olarak geliştirilebilirse yapılabilir. Fakat bu bahsedilen buzdolabı ve fırın nasıl bir görünüme sahip olacaklar? Şu anki buzdolabı ve fırının aynı kalacağını pek mümkün değil. Çünkü “nesnelerin akıllılaşması” aslında çok derin bir konu. Yani ürünlerin hikayesini dönüştürecek, belki sil baştan yeni bir ürün çıkartacak bir paradigmadan bahsediyoruz. Bu paradigma kısmı da işin tasarım tarafıyla ilgili ve buna Endüstri 4.1 adı veriliyor. Son birkaç yıldır Endüstri 4.1 kavramı çeşitli mecralarda dile getiriliyor. Bu başlıkla aslında biraz daha Endüstriyel Tasarımcılara hak ettikleri değer atfedildi diyebiliriz. Endüstri dünyasının şöyle bir mesaj olarak da düşüebiliriz; “Biz uygulama tarafında endüstrinin geleceğini şekillendiriyoruz fakat bunun somut ve kullanılabilir ürünler olması için sizin şekillendirmenize ve ölçeklendirmenize ihtiyaç var”

     Peki sizler Endüstriyel Tasarımcı olarak geleceğin ürünleri üzerinde nasıl fark yaratabilirsiniz? Ve şimdiden ne yapmalısınız?

Şu methodla başlamak iyi olabilir; ilk olarak kendinize bir defter alın, buna kariyer planlama defteri diyelim. Buraya her hafta vaka analizleri yazın. Örneğin, ilk hafta “fırınların nesnelerin interneti ile kazanacağı yeni tasarımsal boyut” üzerine vaka analizi çalışması yapabilirsiniz. Çünkü şu anda bu konu üzerine çalışacak endüstriyel tasarımcılara ihtiyaç var. Bu fırınların özellikleriyle ilgili çeşitli senaryolar var, zaten Endüstri 4.0’ın amacı bu fakat tasarım tarafı belirsiz. Ya da sanayideki boyutlarını ele alalım. Sanayinin son yıllarda en çok konuştuğu teknolojik gelişmelerden birisi bulut bilişim. Beklenen o ki; sanayinin geleceğinde tüm altyapıyı bulut bilişim sistemleri şekillendirecek. Hatta bu sistemin alt başlıkları da şekillenmeye başladı. Bunlardan birisine endüstriyel interneti örnek verebiliriz. Bu da evlerdeki akıllı cihazlar kadar önemli ve yapılabilir bir proje. Belki planlandığı gibi 15 değil de 25 yıl sonra gerçekleşir, çok problem değil. Öte yandan sanayide de şöyle bir durum var; bu senaryolar gerçekleşirken sanayi aynı şekilde kalamayacak muhtemelen. Ne tesis planlaması aynı kalacak, ne makinelerin mevcut işleyişi ve konumu. Açıkçası endüstri 4.0’ın bunu yapması için pek çok noktada endüstriyel tasarımcılara ihtiyacı var.

     Peki endüstriyel tasarımcı şu anda nasıl bir rota belirlemeli, bu soruya geri dönecek olursak;

Endüstriyel tasarımcı olarak fark yaratmanızın iki yolu var.  Aslında bu iki yol genel kariyer planlamasında da geçerli. Biri özel  sektör diğeri akademi. Bu noktada, aslında bir teoriye ihtiyacımız olduğu için akademiyi ön plana çıkarmak mümkün. Lakin bir problem var; şu anda özel sektör çok daha fazla para harcadığı için akademinin birkaç adım ötesinde. Dolayısıyla özel sektörde kendinizi geliştirmeniz daha kolay. Burada genel bir doğrudan bahsedersek (elbette herkes için beklentilere göee doğrular değişebilir); ikisini bir arada sürdürmek günümüzde en iyi sonuçları getiriyor. Özel sektörde sektörel bilginizi genişletip, akademide de buna bir çerçeve çizdiğiniz için daha farklı bir birikim seviyesine ulaşabilirsiniz. İlk üç ve altı ay için yapabilecekleriniz ise; ilk başta vaka analizlerini düzenli hale getirin. İlk hafta beyaz eşyaların tasarım boyutu, sonrasında sanayideki bulut bilişim ve cihazların konumu. İkinci hafta sanayi boyutuna değinirken özellikle sektör odaklı olmak daha iyi olabilir. Çünkü bulut bilişimin endüstriyel tasarıma etkisi kimya sektöründe farklıyken, makine ya da cam sektöründe çok daha farklı boyutlarda olacak. Bu size şunu getirecek; belli bir sürenin sonunda, endüstriyel tasarımın düşünme biçimini benimsediğinizi hissedeceksiniz. Meslekteki fırsatları görmek ve kendinizi liderlik boyutuna taşımak için bu değerli bir basamak. Bunun için Online Kariyer Danışmanlığı programında belirlediğimiz ideal süre 3-6 ay arası. Bu süreçte de katılımcılarımıza sürekli görevler vererek kendilerini aktif tutmalarını sağlıyoruz. Görüşme esnasında da bu görevlerin değerlendirilmesi; katılımcının yaptığı araştırmaları sınıflandırması ve yorumlaması için kendisine ekstra motivasyon katıyor. Çünkü iş dünyasının eksikliğini hissettiği konulardan birisi bu. Çalışan kişiler, mevcut iş yükünün fazlalığından dolayı kreatif işlere odaklanamıyor ve şirketlerini daha ileriye taşıyacak projeler üretemiyor. İşte vaka analizleri sizin için, o süreci yaşamadan başka fırsatlar yakalamanızı sağlayan birer egzersiz olacak.

Bu alıştırmaları düzenli yaptıktan sonra, kendinizi daha iyi tanıtmak adına dijital medyayı kullanmak ön plana çıkıyor. Bunu kendi profilinizden de yapabilirsiniz, iş için açacağınız ek hesaptan da olabilir. Bu profilinizde, ilk olarak vaka analizlerinizdeki dipnotları ve önemli noktaları paylaşın. Duruma göre analizin tamamını rapor olarak da paylaşabilirsiniz. Çünkü siz çok bilgili olabilirsiniz, vizyonunuz çok geniş olabilir fakat insanlar bilmiyorsa bunun bir anlamı kalmıyor. Bu 6 ay boyunca vaka analizlerini çözüp sosyal medyada kısım kısım paylaştıktan sonra fırsatların oluşmaya başladığını göreceksiniz. Çünkü sektörden uzman ve yöneticiler sizi takip edip söylediklerinizi daha dikkatli şekilde okumak isteyecekler. Bu da sizin için kapıların açılması anlamına geliyor.

Özel sektördeki imkanlar yukarıdaki şekilde açılırken, akademide de çeşitli fırsatlar oluşturmanız mümkün. Özellikle yurt dışındaki üniversitelerden kabul almak için çok iyi bir dönemdeyiz. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki üniversitelere başvuru yaptığınızda size şunu soracaklar: “Seni neden alalım? Endüstriyel tasarımla ilgili akademiye ne sunabilirsin?” Bu soru eskiden de soruluyordu fakat o zamanlar sadece kendi ülkelerinden ya da çevre ülkelerden başvuranlara bu soru soruluyordu fakat şu anda pandeminin etkisiyle herkes her okula başvurabiliyor. Zoom üzerinden görüşmek normal haline geldiği için sizinle görüşmek yurt dışındaki üniversite için eskisi kadar olumsuz bir düşünce değil. Özellikle de iyi bir motivasyon mektubu yazıp sosyal medya hesaplarınızı etiketlerseniz karşı tarafta olumlu bir ön düşünce oluşturabilirsiniz. Elbette bu kolay bir süreç değil fakat en azından deneme şansınız daha fazla.

Erişebileceğiniz iş imkanlarını bu şekilde artırabilirsiniz. Önemli olan, kendinizi geliştirme süreçleriniz. Örneğin, katmanlı imalat sektörü şu anda farklı düşünen endüstriyel tasarımcılara ihtiyaç duyuyor. Geleceğin dünyasından önce günümüzde Endüstri 4.1 ile katmanlı imalat sektöründe de fark yaratabilirsiniz fakat bizim önerimiz; anlık kararlar yerine aşamalı olarak ilerleyip kariyer planlamanızı bu şekilde yapmanız. Diğer türlü, bölümü sevmenize rağmen yanlış kararlar verip bölümü yanlış konumlandırabilirsiniz.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: