2011 yılında Hannover’de duyurulan Endüstri 4.0 ile birlikte artık sanayi dünyasının bambaşka bir evreye geçeceği bekleniyordu. Bu beklenti halen geçerliliğini koruyor fakat aradan geçen 10 yılın sonunda henüz hayal edilen o fütüristik geleceğe ulaşmak için önemli adımlar atılamadı. Yine de sanayinin dönüşümünü sağlayacak çok fazla konuda çalışma yapılıyor. Aslında problemin kaynağı burası. En düşük hacimli iş kollarında bile her gün terabaytlarca veri üretilirken, 10 yıl içerisinde iş yapış şekillerini değiştirecek 6-7 majör alanı %100 verimlilikle geliştirmek mümkün değildi. Yine de kayda değer gelişmelerin yaşandığını söyleyebiliriz. Aslında belki bu yüzden yapılmış da olabilir. Bir önceki jenerasyon, son 10 yılda bu teknolojileri geliştirdi ve artık liderlik sırası yeni jenerasyonda. Mekatronik mühendislerinin kendilerini burada konumlandırabilecekleri nokta ise iki aşamalı diyebiliriz; teorik ve uygulama kısımları. Aslında sadece mekatronik mühendisliği değil bütün bölümlerde bu ikili ayrım geçerli. Önemli olan ise, sonraki aşamada kendinizi keşfedip kişiselleştirilmiş çözümünüzü geliştirmeniz.

Bir mekatronik mühendisi olarak kariyer planlamanızı yapabileceğiniz alanlardan biri, geliştirilen teknolojilerin insanlarla penetrasyonunu sağlamak olabilir. Pek çok teknoloji geliştiriliyor olsa da insanların bu teknolojilere nasıl davranacağı ve/veya insanların göstereceği ilginin bir çıktısını bulamıyoruız. Örneğin; bulut teknolojileri çok büyük potansiyel vaat etse de endüstrilerde mevcut haliyle sürdürülebilir kullanımı pek mümkün değil, farklılaşması ve kişiselleştirilebilir hale gelmesi gerekmekte. General Electric’in bu kapsamda geliştirdiği ve kendi içlerinde başarıyla uyguladığı Predix adlı endüstriyel internet platformu bu kapsamda başarılı işlerden birisi. Aslında bu örnekte Predix’ten ziyade endüstriyel internet kavramını not almanız daha önemli, uçtan uca entegrasyon düşüncesiyle endüstride büyük bir potansiyel vaat etmekte. Veri depolama konusunda da benzer bir örnekten bahsedebiliriz. Mevcut yapılar uygun değil ve bu nedenle “geleceğin bilgisayarı” için  DNA ile bilgisayarlar üretilmekte. Öte yandan verilerin depolanması da bilgisayar mühendisleri için DNA ile dijital veri yönetimi adıyla bambaşka bir uzmanlık alanı.  İşte bir mekatronik mühendisi; bunların daha niş sektörlere entegrasyonu konusunda fark yaratabilir. Entegrasyon denildiğinde akla endüstri mühendisliği gelecektir (ki çok normal) fakat geleceğin iş dünyasında rol tanımları daha homojen bir boyutta olacak. Sizlerin mekatronik mühendisi olarak fark yaratabileceğiniz nokta ise, teknolojik ürün-sektör entegrasyonunu sağlamak. endüstri mühendisleri ise olayın daha çok insan yönetimi boyutuyla ilgilenmekte. Yine de bu süreçte endüstri mühendisleriyle istişare yapmanız önemli. Aslında sadece endüstri mühendisleri değil, hemen her disiplinden birileriyle konuşmalı ve temel şeyleri öğrenmelisiniz.

Çünkü günümüzde fark yaratmanın temel koşulu, uzmanlık alanınızı farklı bir branşla sentezlemekten geçiyor. Nobel ödüllerine bir bakın mesela. Son yıllarda Nobel Kimya ya da Nobel Ekonomi’yi alanların tamamı kimyager ve ekonomistler değil. Ekonomiye farklı bir paradigma sunan psikologlar da literatüre çok ciddi kazanımlar sağlamaktalar. Sizler de benzer şekilde mekatronik mühendisliğinin yelpazesini genişletmelisiniz. Geleceğe giden yolda karşılaşacağınız teknik problemleri çözmenin en iyi yollarından birisi bu. Şöyle bir örnekten bahsedebiliriz; sanayideki personelin teknolojik dönüşüme uyum sağlayabilmesi için “adaptasyon zekası”na ihtiyacı var. Bunun insan yönetimi tarafında endüstri mühendislerinin yer aldığı bir proje kurgulayabilirsiniz. Siz de teknolojik dönüşümün işletmeleri ve sektörü nereye taşıyacağı üzerine analizlerinizle sentezleyip bunu değerli bir çalışma haline getirebilirsiniz. Böyle bir çalışma akademide kaliteli bir eser oluşturacağı gibi, danışmanlık sektöründe de fark yaratmanız için artı puan olacaktır. Size bu aşamada düşen ise, sektör ve/veya departman bazlı karar almak için çalışmaları hızlandırmak. Çünkü kariyer planlama süreci çok da kısa bir zaman dilimi değildir, belirleme ve deneme-yanılma süreçleriyle birlikte yaklaşık olarak 1 yıl sürer, sonrasında da düzenli incelemesini yaparsınız.

     Bu konuda bizim Online Kariyer Danışmanlığı programında yaptığımız şey; katılımcılarla haftalık olarak görüşüp Vaka Analizi, Haftalık Görevler ve hobi odaklı planlamalar başta olmak üzere pek çok konuyu tartışmak. İlk 3 ayı mümkün olduğunca fırsatları tanımaya ayırırken, sonraki süreçte ise belli uzmanlaşma alanlarını belirleyip haritalandırarak sonraki 3-6 ay arası deneme-yanıma methoduyla geçer. Ardından potansiyel iş alanları tek tek değerlendirilir ve girişimcilik, yatırım, özel sektör ve akademi gibi farklı kapılar arasında seçim yapılır. Sonraki süreçte ise katılımcımız bunları hayata geçirirken haftalık görüşmelerde düzenli olarak dijital medya raporlarını incelemekte ve yaptığı çalışmaların derinleşmesi için fikir fırtınaları yapmaktayız.

Sizlerin bir mekatronik mühendisi olarak fark yaratacağınız taraflara geri dönersek; sanayinin dijital dönüşüm sürecinde teknik tarafta siz rehber fonksiyonu üstleneceksiniz. Bu nedenle spesifik bir uzmanlaşma alanı yerine bütün bu teknik prosesin yönetimine odaklanmanız daha doğru bir hedef olacaktır. Bu konuda şöyle bir düşüncem var; nasıl ki günümüzde İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı’nı işe almak her sanayi firmasında zorunluysa, Endüstriyel Yetkinlik Yöneticisi de 2030’ların sanayisinde zorunlu istihdam edilecek. Bunu sadece mekatronik mühendisi yapmayabilir, kendisini yukarıda belirttiğimiz kısımlarda geliştiren makine mühendisleri, endüstri mühendisleri ya da kontrol-otomasyon mühendisleri de bu işi yapabilirler fakat şu anda altyapı olarak siz bu işin geleceği için daha büyük bir potansiyele sahipsiniz.

 

Peki bir mekatronik mühendisi olarak nereden başlamalısınız? Şu anda bir öğrenci ya da yeni mezun olarak rotanız ne olmalı? Bu konuda ilk önerimiz, “kariyer planlama ajandası” fonksiyonuna sahip olacak bir defter edinin.  Bu deftere, haftalık olarak vaka analizleri yazarak bunlar üzerine düşünün ve düşüncelerinizi ajandaya yazın. Sonra da o konuyla ilgili araştırmalar yapıp size uygun kişileri bulun. Örneğin, ilk hafta beyaz eşya sektöründeki nesnelerin interneti kısmına odaklandınız. Araştırma yapıp deftere bu vaka örneğini yazdıktan sonra da kapsamlı araştırmaya ve sektörden birilerini bulmaya çalışın. Sektörde bu gibi konularda çalışan mühendislere mesaj attığınızda size genellikle olumlu dönüş yapacaklardır. Hatta (elbette yabancı dilinizin iyi olması şartıyla) gelişmiş ülkelerdeki beyaz eşya sektöründe çalışan mühendislere de Linkedln üzerinden yazarak Zoom görüşmesi yapabilirsiniz ve bence yapmalısınız. Çünkü sadece kendi ülkeniz ile sınırlı kaldığınızda vizyonunuz da bununla sınırlı olacaktır. Pandemiden önce bu çok mümkün olmayabilirdi, başka ülkelerdeki insanların daha büyük bir çoğunluğu size önyargıyla bakabilirdi fakat günümüzde pek böyle değil. “Ben beyaz eşya sektöründe IoT teknolojilerinin penetrasyonu üzerine araştırma yapan bir mekatronik mühendisiyim” dediğinizde pek çok mühendisin size ilgi göstereceğini düşünmekteyim. Çünkü pandemiyle birlikte başka yerlerdeki insanlarla online görüşmek artık ilk seçenek haline geldi, dolayısıyla bu alışkanlığı tüm insanlık olarak içselleştirdik. Bu durum, kötü bir olay olan pandeminin olumlu çıktılarından biri. Zaten hayat hep böyledir arkadaşlar; krizler ve fırsatlar her zaman birbirini takip eder.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: