Yapay zeka alanındaki gelişmelerle birlikte; pek çok şirket mevcut fabrikalarını kapatıyor ve daha küçük yerlere taşınıyor. Bunun dışında yeni geliştirilen birçok uygulama, emek gücüne dayalı işlerin makinelere aktarılmasına neden olmakta. Bu gelişme çeşitli negatif sonuçlar getirecek gibi gözükse de birçok sektörde yeni iş kollarının da habercisi aslında. Hukuk da bu kapsamda potansiyel vaat eden alanlardan biri. Bu noktada her ne kadar “yapay zeka hukuku” ön plana çıksa da konuyu çeşitlendirmek istiyorum çünkü “yapay zeka hukuku” ortaya çıkan yeni alanların üst başlığıdır ve hukukçular bu konuda yeni alt başlıklar geliştirmelidir.

Dijital Vergi Hukuku işte bu konulardan biri. Peki dijital vergi hukuku ne anlama geliyor? Aslında yaklaşım olarak Dijital Rekabet Hukuku yazısında olduğu gibi, geleneksel bir hukuk alanının dijital dönüşüm sürecini ele aldığını söyleyebiliriz. Dijital dönüşümün vergi hukuku üzerindeki en büyük etkisi ise mesleklerin dönüşümü olacak. Bunu şöyle açıklamak mümkün; mevcut meslekler gelecekte teknolojinin dönüşümüyle birlikte daha çok danışmanlık boyutuna evrilecek. Bu öngörüyü somutlaştırmak için daha iyi bir bakış açısı sağlamak adına mimarlık mesleğini örnek verebiliriz. Mimari, özellikle artırılmış gerçeklik (AR) teknolojisi ile klasik yapının ötesine geçecek. Hologramlar ve simülasyonlar gibi gelişmeler, mimarların karar verme süreçlerini yeniden şekillendirmek için artırılmış gerçeklik ile birleşecek. Mimarlar işin detaylarını teknolojiye bırakıp, yaratıcılık ve fikir geliştirme gibi bölümlerde görev alacaklar. Peki dijital vergi Hukuku tüm bu sürecin neresinde yer alıyor? Teknolojideki bu dönüşüm süreci iş yapış şekillerini kökten değiştirecek ve bunun da vergi sistemini derinden etkilemesi bekleniyor. Çünkü mevcut 9-5 çalışma saatleri kaldırılacak ve mimarlar klasik anlamda maaş sistemine girmeyecek. Bu noktada mimarların vergileri yeniden düzenlenirken aynı şekilde kullanacakları teknolojiler de çeşitli vergilere tabi tutulabilir. Keza günümüzde kullanılan teknolojik programlar sadece belirli yetkinliklere sahipken, mimarların kullanacağı programlar akıllı sistemlerle çalışacak ve muhtemelen yapay bilince sahip olacaklar. Sadece mimarlık değil, aynı zamanda doktor ve öğretmenlik gibi diğer meslekler de işlerini akıllı sistemlere dayalı olarak yapacak. Yani aslında mimarlık için söylediğimiz durum esasında neredeyse bütün meslekleri kapsamakta.

Bu akıllı sistemlerin en büyük kazanımlarından biri; profesyoneller birden fazla işe sahip olabilecekler. Bugün, freelance çalışma tarzı bazı açılardan bunu karşılasa da, bahsettiğimiz gelecekte çok daha karmaşık bir yapıdan bahsedeceğiz. Bu dijital tabanlı bir vergi yasası ihtiyacını yaratacaktır. Peki bu konuda kendinizi bir avukat olarak nasıl konumlandırabilirsiniz? İlk önce; dijital vergi hukuku ile ilgili globaldeki çalışmaları incelemek. Çünkü piyasada büyük bir boşluk var ve bir teoriye sahip olmak için literatürdeki sınırlı miktardaki içeriği bilmeniz gerekir. Sonraki aşamada kariyerinizi akademi, danışmanlık ve yasama kurumlarında regülasyon yapma gibi farklı alanlarda planlayabilirsiniz. Sonraki aşamada vergi hukukunun sektör bazında dijital dönüşümle nasıl bütünleşeceğini düşünmek, bu hedefe giden yolunuzu daha da sağlamlaştıracaktır. Eş zamanlı olarak, bu entegrasyon çözümlerini yapabilmek için teknoloji trendlerini de sürekli olarak takip etmelisiniz. Çünkü yeni nesil avukatların dijital vergi hukukunu yapmasının nedeni; dijital dünyaya doğmuş olmanız. Bu düşüncemizi de sadece hukuk değil; hemen hemen tüm iş alanlarında söyleyebiliriz. Önceki nesil teknolojiyi geliştirdi ve belli bir aşamaya getirdi ancak ileriye götürmekte zorlanıyorlar. Bunun nedeni de, detayları çözmek için dijitalin trendlerini benimsemek gerekiyor. Bu (dijital) dünyadaki detayları ortaya çıkaracak olan insanlar, bu dünyada doğup büyümüş olanlar olmalıdır. Dolayısıyla, birçok sektörde gelecek teorisyenlerine ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz.

Bir hukukçu olarak yukarıdakilere ilaveten yapmanız gerekenler ise; farklı disiplinlerden uzmanlarla bir arada olmak. Çünkü geleceğin dünyasını şekillendirecek olanlar; farklı disiplinleri bir arada görebilenler olacak. Buna işletme-yönetim dünyasında T İnsan Modeli deniyor ve her geçen yıl bu mdoele sahip olmak daha da büyük bir anlam kazanıyor. Nobel Ödüllerini bu noktada örnek olarak verebiliriz. Kimya veya Nobel Ekonomi alanındaki Nobel Ödüllerine bakın, son yıllarda bu ödülleri alan sadece kimyagerler veya iktisatçılar değil. Biyologların veya psikologların da kimya veya ekonomi ödülleri aldığını görüyoruz. İşte geleceğin iş dünyası bu yönde ilerliyor. Öncelikle bazı teknolojik gelişmeleri kendiniz belirlemeli ve sektörel boyutlarını incelemelisiniz. Daha sonra vergi hukukunun bu gelişmelerle nasıl bütünleştirilebileceğini göreceksiniz. Çünkü araştırmanız, Artırılmış Gerçeklik teknolojisinin meslekleri nasıl değiştireceğini daha iyi görmenizi sağlayacak. Bu aşamadan sonra önerimiz sosyal medyayı kullanmak ve konu ile ilgili fikirlerinizi kitlelere satmaktır. Sonuçta geleceğe yönelik projelerinizin karşılık bulması için sosyal medyada fikirlerinizi önemseyen toplulukların olması gerekir.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: