İnovasyon yönetimi, bir firmanın günümüz rekabet koşullarında ayakta kalması için öncelik vermesi gereken ilk maddelerden biri olarak ön plana çıkıyor. Bu noktada; farkındalığın ötesine geçip somut planlamalar yapmak da artık içinde bulunduğumuz 2021 yılının zorunluluklarından. Aslında bu durum firmalar için bir meydan okuma (challenge) zorunluluğu getirse de yeni mezun/öğrenci jenerasyonu için önemli bir avantaj sağlıyor, o da farklı bir uzmanlaşma alanı. Artık geleneksel iş yapış şekilleri değişirken, pazar payınızı kendinizin belirleyeceği bir dönem başlıyor. İnovasyon yönetimi de bu kapsamda değerli iş yapış biçimlerinden biri. Peki, bu süreçte exploitation (sömürü) ve exploration (keşif) kavramlarını nerelerde ayrıştırmalı, nerelerde birleştirmelisiniz?

Bu kavramlardan ilki olan exploration (sömürü) şirketin artırımsal inovasyon yapmasını amaçlar, yani radikal değişiklikler gerekmez. Esas amaç; operasyonellik anlamında daha iyiye ulaşmaktır. Bu iyiyi de hız ve fayda avantajı olarak düşünebiliriz. Eğer ilk odağınız buysa şuna bakarsınız; şirket daha önce dijital dönüşüm sürecine başlamış mı? Başlamışsa problem yok, bu exploration sürecini bir nevi tamamlayıcı unsur olarak ilave edebilirsiniz. Böylece, geliştirdiğiniz stratejiyi sonraki aşamalarda da bir rehber haline getirmeniz mümkün fakat daha önce dijital dönüşüm evresine geçmediyse bu çalışmanız bir süre sonra rafa kalkmak zorunda kalacak. Çünkü bu kadar dinamik bir çağda, eski bir model üzerine yama yapmaya çalışmanız bir noktadan sonra anlam ifade etmeyecektir. Bu durumda ise, daha geçici ve minimum maliyet odaklı bir çalışma yapmanız daha rasyonel olacaktır. Tabi bunu belirlemeden önce de, sürecin gidişatına ilişkin bir rapor hazırlayıp şirket yönetimine sunmak gerekiyor, sonuçta bunun tam olarak bir inovasyon niteliği taşımadığını; sadece köprüye varmadan önce bir yol uzatma olduğunu belirtmelisiniz. Yine de bu süreçte şirket için pek çok değer oluşturmak mümkün. Özellikle de sektörün gideceği noktayı öngörüp bu doğrultuda mikro inovasyon çalışmaları yapmak, rakiplerinize karşı ciddi bir avantaj yakalamanızı sağlayacaktır.

Exploration (keşif) ise uzun vadeli inovasyon çalışmalarını esas alır. Bu yola başvuracak şirketler; tüm bileşenleriyle birlikte inovasyon ve dijital dönüşüme hazır olmalıdır. Bu hazır olma halini hem kafa yapısı hem sabır hem de maddi kaynak açısından ayrı ayrı belirtebiliriz. Böyle bir süreç aslında her firma için gerekiyor. Eğer rakipleriniz yapıyorsa oyunda kalmak; yapmıyorsa da fark yaratmak için bu işin altına elinizi sokmanız gerekiyor. Bu methodu planlarken bir yandan sömürü yöntemlerini de düşünmek gerekiyor fakat onlar işin “güncelleme” kısmında yer alacak. Siz bu aşamada bir dönüşüm başlatıp şirkete yeni bir kimlik inşa edeceksiniz. Bu esnada öncelik vermediğiniz sürümler de sonraki aylar ve yıllarda exploration (keşif) olarak sisteme eklemlenecek. 

Yukarıdaki iki süreci birbirine karıştırmak; hem işin uzmanı olarak size hem de şirkete problemler yaşatacaktır. Sizin boyutunuzdaki önemi şu; eğer farklı bir sektöre iş yaptıysanız, o sektörün genel anlamda bir uyumsuzluk yaşadığını düşünebileceksiniz. Şirket ise, böyle bir başarısızlık halinde bütüncül olarak inovasyondan uzaklaşacak. Bu nedenle, çeşitli haritalar ve ilişki ağları kurup bunun üzerinden ilerlemek hayati önem taşıyor; özellikle de yenilikçi (inovatör) kimliğe henüz erişmemiş firmalarda. Tabi burada şu noktayı ayırt etmek gerekiyor; elbette inovasyon çalışması yapan her firmanın başarılı çıktılar aldığını söyleyemeyiz Hatta çoğu zaman başarısız sonuçlar alınıp hem maddi kaynak hem de beşeri sermaye boşuna(!) tüketiliyor fakat bu ikisini ayrı tutmak gerekli. Eğer bunu başarabilirseniz; sonuçtaki olumsuz çıktılar size ve şirkete zarar vermez tam tersine öteki denemeler için iştah açar. Süreçte bir hata olduğunda ise sizin yetkinliğiniz ve şirketin isteği sorgulanmaya başlar.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: