google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Uncategorized

Deepfake Teknolojisi Hukukun Geleceğinde Neleri Değiştirecek?

Teknoloji, hayatın her alanında olduğu gibi hukukta da bir takım değişikliklerin habercisi olmakta. Bunun son örneklerinden birini de deepfake teknolojisi bugünlerde sergiliyor. Öte yandan, bu konuda pek çok gelişme yaşansa da yazıya ilham kaynağı olan örnek, Ziraat Bankası’nın Kemal Sunal’lı reklamı. (Link için bkz: https://www.youtube.com/watch?v=gfx2g5zXKqA) Son yıllarda duymaya başladığımız (ve muhtemelen önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağımız) deepfake teknolojisinin amacı; bir kişinin yüz hatlarını ya da vücudunu, bambaşka bir ortamda canlandırmak. Deepfake bunu yaparken o kişiyi konuşturabilir ve hareket ettirebilir fakat şu aşamada hareket ettirme kısmında tam olarak başarılı değiliz, sabit bir şekilde konuşturabiliyoruz. Yine de, sahip olduğu potansiyel açısından hukukun pek çok alanının radarına girmiş durumda.

Deepfake teknolojisinin bu potansiyele sahip olmasını sağlayan en önemli gelişmelerden biri, DARPA’nın (Defense Advanced Research Projects Agency – Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı) bu alana yaptığı yatırımlar. Bu da bize şunu gösteriyor; başka savunma olmak üzere pek çok konuda geleceğin dünyasında deepfake ürünlerin büyük önemi olacak. İşin diğer detaylarına girildiğinde yazı mühendislik tarafına gideceği için örnekleri burada sınırlayıp hukuki kısma geçiş yapalım. Normalde, bu gibi alt başlıkların “Yapay Zeka Hukuku” başlığı altında toplanması düşünülüyor. Yani kendisini yapay zeka alanında uzmanlaştıran hukukçular, deepfake gibi pek çok konuda çalışabilecek. Pek çok ülkede de artık bu konuda yüksek lisans programları açılmaya başlandı, ülkemizde de Özyeğin ve Bahçeşehir, bu programa sahip olan üniversiteler. Bu konuda yetişen kişiler, şu aşamada özellikle de teknoloji, yazılım, bankacılık, otomotiv ve havacılık-uzay gibi sektörlerde fark yaratabilir. Çünkü bu sektörlerin dönüşüm hızı çok daha yüksek. Öte yandan, 2020’li yıllar aslında bir hazırlık süreci olarak geçecek. Örneğin, yapay zeka hukukunun regülasyonu açısından tüm dünya henüz çok geride; çünkü olayların ne getireceği bilinmiyor. Savunma sanayideki deepfake kullanımının hangi hukuk dışı olayları oluşturacağı ya da finans şirketinin deepfake ile nasıl bir haksız rekabet oluşturabileceği hakkında kimsenin kesin bir fikri yok fakat şunu biliyoruz ki, bunlar 10 yıl içinde normalleşecek ve deepfake gibi teknolojilere yönelik önemli regülasyonlar yapılacak.

Buradaki ufak boşluklardan bir diğeri ise, deepfake gibi teknolojilerle birlikte bilişim hukuku ve yapay zeka hukukunun nasıl entegre olacağı. Aslında bu entegrasyon da yine hukukçuların yetkinliklerine bağlı. Bu yetkinlikler, ülkelerin yapay zeka ve genel teknoloji yaklaşımlarını regüle etme açısından çok büyük bir öneme sahip olacak. Sizlerin bu hukukçulardan biri olmanız için şu anda yapmanız gereken ise, bolca vaka analizi çözmek. Mesela, Ziraat Bankası reklamını bu kapsamda ele alabilirsiniz. Kemal Sunal’ın ailesinden izin alındığı için bir problem yok fakat burada bir merhum olarak Kemal Sunal’ın hakkı ne olacak? Bir merhumun yüz hatlarının kullanımı da vasiyet kapsamına girecek mi? Gördüğünüz gibi, deepfake teknolojisi burada da Miras Hukuku’na entegre olmaya başladı. Bu aslında yapay zeka hukukundaki konu başlıklarının çoğu için geçerli. Sadece yapay zeka hukukunun konusu olmakla kalmayıp, başka alanlarla da homojen bir yapıya sahip olacaklar. Bu nedenle, başka bir alanda çalışsanız dahi yapay zekanın araçlarıyla ilgili düzenli okumalar yapmak mesleki gelişiminiz için oldukça önemli.

%d blogcu bunu beğendi: