Uncategorized

Gelecek Okumaları: Spotify Müzisyen Olabilir Mi?

Geleceğin dünyasına dair beni en çok heyecanlandıran şirketlerin ortak noktası, hali hazırda en çok veri toplayan şirketler olmaları. Çünkü şu anda çok sayıda veri toplamalarının altındaki amaç, aslında bunları işleyip çok daha değerli işlerin zeminini oluşturmak. Nitekim Spotify da bu konuda üzerine en çok düşündüğüm araçlardan biri. Çünkü kendimizle ilgili o kadar çok veri paylaşıyoruz ki, bunların katma değerli bir iş için kullanılmama ihtimali bana çok düşük geliyor. Bu noktada Spotify’ın yapabileceği katma değerli iş ise, markayı birden fazla alanda konumlandırmak. Bunlardan en ilgi çekeni ise Spotify’ın müzisyen olma ihtimali. Üstelik bunu spesifik bir ilgi alanına göre değil, tüm kategorileri kendi içinde sınıflandırıp buna göre kişiselleştirilmiş bir müzisyenlik hizmeti de sunabilir.

Bunu nasıl yapabileceğine gelirsek: Spotify şu anda bizim hangi şarkıyı hangi anda dinlediğimizi gayet iyi biliyor. Hatta istersek bu modlara göre ayrı ayrı çalma listeleri de oluşturabiliyor ya da bizim gibi hisseden ve kendi çalma listelerini oluşturan kullanıcıların bu listelerini de önerebiliyor. Çünkü dinlediğimiz bu parçaların melodilerini sınıflandırma yeteneği mevcut. Peki bu melodileri kendi içinde birleştirip yeni melodiler yapamaz mı? Bunun önündeki en büyük engel, yapay zekanın kendi inisiyatifini alamaması. Yapay zeka, insandan aldığı bir veriyi kusursuz bir şekilde koruyup onu size (kendi içinde ufak yorumlamalarda) sunabilir fakat size sil baştan bir şey (en azından şimdilik) üretemez. Öte yandan, bu eksikliğin de yakın gelecekte giderilmesi ve yapay zekanın mevcut varsayımlardan yola çıkarak bazı yeni çözümler getirmesi muhtemel. Bu gelişme hiç şüphesiz Spotify’ı da etkileyecek ve Spotify artık kullanıcı alışkanlıklarımızı inceleyip işleyerek bize yeni melodiler ya da eserler çıkarabilecek.

Spotify bunu iki şekilde de yapma imkanına sahip; ya altyapı (beat) üretip bunu müzisyenlere satabilir ya da otomatik sesler geliştirip, şarkıların sözlerini de kendisi yazarak bu otomatik sesleri birer şarkıcı haline getirebilir. Ayrıca bu beatleri bir platform haline getirip tıpkı shutterstock mantığıyla üyelik karşılığında satabilir. Bunu şu anda yapan platformlar var fakat Spotify’ın yapay zeka işlemeli verileri bu konuda çok daha işlevsel bir mekanizma sunacaktır. Tabi burada farklı teknolojilerin gelişimi, Spotify’ın sunacağı çözümlerde daha da heyecan verici gelişmelere yol açabilir. Örneğin, Spotify bizim hangi saatlerde hangi parçaları dinlediğimizi görebilir fakat bunu nasıl bir ruh haliyle hissettiğimizi bilemez. Acaba, ruh ve diğer sağlık bilgilerimizi telefona aktardığımızda Spotify bize anlık parçalar önererek daha da etkili olabilir mi? Burada şöyle bir durum oluşuyor; Spotify şimdiki gibi şarkılar yapmak yerine, o anki kalp atışınızdan yola çıkıp size özel ritim ve sözler geliştirebilir. Nasıl ki Google Translate yazdığınız cümlelere göre anlık çeviri yapabiliyorsa, Spotify da anlık parça ve melodiler geliştirebilir. Sonra o parçalara verdiğiniz reaksiyona göre de kitaplığınıza ekler ya da onları kendi içinde yeniden yorumlayabilir.

Spotify tüm bunları yapabileceği gibi, belki de hiçbirine girmez ve sadece müzik kütüphanesi olarak yoluna devam eder. Fakat ne yalan söyleyeyim, bu ihtimal bana pek de gerçekçi gelmiyor. Biz bu sitelerde bu kadar veri üretip, aynı zamanda teknoloji de bu hızda gelişiyorken bu ikilinin daha büyük çaplı projeler için birleşmeme ihtimali bizce çok az. Bu konuda sizin fark yaratabileceğiniz nokta ise, veri yorumlama üzerine çalışıp Spotify gibi şirketlerin ilerleme stratejisini kurgulamak olabilir. Şu anda böyle bir gidiş noktası var fakat bunların hangi basamaklardan oluşacağı bilinmiyor. Sizler de bu gibi ufak noktalarda fark yaratabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: