MİMARLIK İşletme İİBF

Mimarlığın Pazarlamadaki Önemi: Nationale-Nederlanden ve Dans Eden Ev

Hollanda’nın en ünlü sigorta firmalarından Nationale-Nederlanden, kendisine Prag’da bir ofis kurmaya karar verdiğinde bunun çok ses getiren bir yapıya sahip olmasını istiyordu. Hali hazırda ING Bank’a bağlı bir kuruluş olduğu için de sermaye konusunda çok ciddi bir imkana sahipti. Nitekim bu sermayeyi Frank Gehry gibi dahi bir mimarla buluşturarak Dans Eden Ev adlı tasarımı ortaya çıkardılar. (#iyibilgi: Şirket ilk başta bir başka ünlü mimar Jean Nouvel ile işbirliği yapmak istemişti fakat Nouvel alanı fazla küçük bulunca Frank Gehry ile anlaştı. Gördüğünüz gibi, hayatta bazen ikinci planlar size hiç ummadığınız sonuçlar getirebilir) Yapımına 1994 yılında başlanan bu bina iki yılın sonunda kullanıma açıldı ve daha ilk günlerinden itibaren muazzam bir ilgiyle karşılandı. Aradan geçen 24 yılın sonunda ise, Prag’ın şehir ve mimarlık hafızasında önemli bir yer edinmiş durumda. Tabi böyle bir etiketi, asırlık yapılara sahip ve mimarlık kitaplarına örnek teşkil eden eserlerin yer aldığı Prag’da alması da Dans Eden Ev’in başarısını daha da heybetli hale getiriyor. Aslında orası da başka bir tartışma konusu. Acaba mimariye bu kadar önem verilen bir şehirde olsaydı da böyle bir etkiye sahip olur muydu, burası elbette soru işareti.

Buradaki mimari zemini oluşturduktan sonra değinmek istediğimiz bir başka boyut ise, firmanın pazarlama stratejisi. Nationale-Nederlanden normalde 1963 yılında faaliyete başladı fakat 1991’de farklı bir şirketin (NMB Postbank Groep) çatı kuruluşu olarak ING’ye bağlandı. Bu noktada ise artık yeni bir hikayeye ihtiyacı vardı. Prag’daki bu bina da şirketin bilinirliği açısından mükemmel bir hikaye oluşturdu. Özellikle de Prag ve çevresindeki iş dünyasından Nationale-Nederlanden’e muazzam bir talep geldi. Çünkü bu gibi iş modellerinde havalı ofislerinizin olması önemlidir. İstanbul için de mesela genellikle bu gibi sigorta şirketleri genellikle Levent-Maslak güzergahında yer alır. Nationale-Nederlanden’in sigortacılık sektöründen ayrılan tarafı ise, multi-disipliner düşünebilmesiydi. Sadece müşterilere sunduğu hizmetleri geliştirerek değil; farklı alanlarda da fark yaratarak dolaylı pazarlamaya da el attı. Eğer mevcut ürünleriniz açısından iyi durumdaysa bu gibi dolaylı pazarlama unsurları büyük bir artı katar.

Nationale-Nederlanden örneği bize şunu gösteriyor; dolaylı pazarlamanın kendisi kadar, onu kendi iş modelinizle entegre edebilmeniz de önemli. Sigortacılık gibi kurumsalın beşiğindeki bir sektörde ofis tasarımları önemlidir, ING de bunu öngörüp başarılı bir işe imza attı. Sizler de mimar ya da pazarlamacı olarak firmalara hizmet verdiğinizde, dolaylı pazarlama unsuru olarak bu iş modellerini öncelik almalısınız. Diğer türlü, amaca ulaşmayan dolaylı pazarlama hamleleri o firmayı dolaylı pazarlamadan uzaklaştırabilir. Mimarlık bu konuda alet çantasındaki en kıymetli alet-edevatlardan biri, yeter ki firmanın beklentileriyle doğru eşleştirme yapılabilsin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: