Günümüzde mezun olan ortalama bir üniversite mezununun önündeki popüler seçeneklerden ikisi bu şekilde aslında. Özellikle akademide ilerlemenin giderek zorlaşması ve start-up dünyasındaki muazzam hikayeleri gördükçe bu taraf akademinin daha önüne geçmeye başladı. Fakat bu noktada yaşanan problem ise, hangisinin seçileceği üzerine. Mezuniyetten sonra birkaç yılı kendi girişimine ayırmak isteyen pek çok kişi olsa da maalesef ülkemizdeki realite bunu engelliyor. Bu tutkusunu bırakıp sadece özel sektörde çalışmaya odaklanan bireylerin de çoğu, kendi tutkularını törpülediklerini düşünerek mutsuz bir yaşam sürmekte. Bana kalırsa bu ikisinden birini tamamen elemeden kariyer planlaması yapmak da mümkün. Özellikle de günümüz yaşam formlarının daha da genişlemesiyle birlikte bu gibi entegre kariyer planlamaları çok daha olası ve keyifli hale gelmeye başladı.

Bu konudaki önerim ise, ilk olarak özel sektörde başlayıp orada gördüğünüz boşlukları girişiminiz haline getirmek. Örneğin, bir KOBİ firmasında dijital pazarlama üzerine çalışıyorsunuz. Burada firmanın SEO konusundaki eksiklerini gördünüz, yaptığınız çalışmaların onlara getirisini planladınız. Hobi olarak kuracağınız girişimde de bunu farklı sektörler için planlayıp servisler geliştirebilirsiniz. Böylece hem özel sektördeki işinize duyduğunuz tutku artar hem de fark yaratmanız için daha kolay beslenirsiniz. Ayrıca iletişim becerilerinizi korursanız şimdiki firmanızı ileride network aracı olarak da değerlendirebilirsiniz. Geçen yıllar içinde sizin iş ahlakınıza ve kendinizi geliştirme sürecinize bizzat tanık olacakları için, size iş yaptırmak o firma adına güvenilir bir karar olacak. KOBİ firmalarının bir diğer artısı da, sektör içindeki çeşitli dernek ve topluluklar yoluyla firmaların kendi aralarında iyi bir iletişimi vardır. Bu sayede oralardan başlangıç için iyi bir kitle yakalayabilirsiniz.

Böyle bir kariyer planlaması için ilk yapmanız gereken, ne yapmak istediğinize net olarak karar vermek. Çünkü o alanda kendinizi yıllarca geliştirmeniz gerekecek. Hem para kazandığınız iş olarak yapıp hem de hobilerinize ayırdığınız zamanın önemli bir kısmını girişim olarak oraya aktaracaksınız. Bu durumda sevmediğiniz bir alan seçmek size hayatın iki aşamasında da zorlu süreçler getirecektir. Tabi bunu “bir karar vereceğim ve hayatım buna göre şekillenecek” gibi hedef haline getirmeye gerek yok, o zaman psikolojik yıpranmalar da beraberinde gelir. Bunun yerine, deneme-yanılma yoluyla bir şeylere başlayın. O işle ilgili iş ilanlarına bakın, öğrenin bakalım hangi yetkinliklere sahip olmak gerekiyormuş. Mezuniyetten sonraki ilk 1 yılı bu öğrenme sürecine ayırırsanız, sonrasında elinizde ne yapmak istediğinize dair net veriler olacaktır. Bunun üzerine 3-5 yıl çalıştıktan sonra da artık özel sektördeki işi bırakıp girişimi ilerletme sürecine gelebilirsiniz. Tabi hobi olarak yaptığınız işin de bu 3-5 yıl boyunca devam etmesi gerekiyor çünkü işi bıraktığınızda yeni bir işe girişmek yerine çatısını kurduğunuz bir hobiden ilerlemek daha iyi olacaktır. Peki bu süreçte hem işinizi yapıp hem de onun hobi versiyonunu ilerletecek vakti ve motivasyonu nereden bulacaksınız? İşte, sevdiğiniz alana yoğunlaşmak tam da bu nedenle çok değerli.

One response

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: