Şans oyunlarının Türkiye’deki genel karşılığı, insanların paralarına göz dikleri yönündedir. Bu algının oluşmasının nedeni ise, ülkemizdeki kolay yoldan para kazanma sevgisi. Tabi bunu söylerken şans oyunlarının güzellemesini yapacak değilim, o ayrı bir konu fakat şans oyunlarının ülkemizde “insanların parasına göz koyma” boyutuna gelmesi de insanların olaya yanlış yaklaşmasıyla ilgili. İşte İddaa da bu nedenle (özellikle de son 5-6 yıldır) kendisini farklı bir şekilde konumlandırmak için stratejiler geliştiriyor. Bu noktada önemli olan ise; sadece İddaa’nın değil, aynı zamanda İddaa’nın online bayiliğini yapan Nesine, Bilyoner, Misli ve Tuttur gibi platformların da aynı amaçla hareket etmesiydi. Bu ortak amaç ise şuydu: İddaa bir para kazanma aracı değil, spor müsabakalarını renklendiren eğlence içeriği. Para verip-almak da bu içeriğin tatlı bir sosu gibi. Buna ilaveten Nesine.com’un son dönemde Nesine TV projesi kapsamında çeşitli futbol ve eğlence temalı içerikler hazırlaması da bunun bir yansıması. Son olarak Bülent Emrah Parlak’ın yer aldığı şiir temalı reklam da bu konuda en iyi örneklerden biri oldu: https://www.youtube.com/watch?v=A2biqloZ5bA

Bu konuda Bilyoner’in de aynı şekilde başarılı içerikler çıkardığını söyleyebiliriz. Özellikle de Youtube’da yayımladıkları Çift Pota ve Burnley Deplasmanı gibi programlar, kendi hedefledikleri genç kitle için önemliydi. Başlıkta ve yazının genelinde Nesine örneği üzerinden gidilmesinin nedeni ise, İddaa’nın bu yeni hedefinde çok daha büyük bir rol üstlenmesi. Aynı şekilde geçtiğimiz yıl okuduğum bir mülakatta İddaa’nın yöneticilerinden biri de şöyle bir cümle sarf etmişti: “Biz, İddaa oyuncularına çok büyük bir miktarla değil, ufak paralarla oynamalarını öneriyoruz. Çünkü esas isteğimiz bu sporun bir parçası olmak. Bu nedenle, oyundan alınan keyfin ötesine geçeceği için ufak kuponlarla yapılan heyecanı daha anlamlı buluyoruz.” Bu aslında çok değerli bir cümle. Çünkü, İddaa’nın milenyum çağının değişimine ayak uydurmak istediğini ve kendisini şans oyunlarından ziyade eğlence platformuyla konumlandırmak istediğini gösteriyor.

Bu noktada şunu da belirtmekte fayda var tabi; İddaa’nın bu yaptığı güzel bir şey ama bunu toplumun mutluluğundan ziyade kendi geleceği için yaptı biraz da. Çünkü “az parayla çok para kazanma isteği” şu anda daha çok 45+ yaş kitlesinde yaşanan bir durum. Milenyum çağındakilerde Youtube yoluyla para kazanma isteği var ama onu da tam buraya dahil edemeyiz. Çünkü onlar da sadece tahmine dayalı para verme-alma odaklı bir kuruluşa para kazandırmazlar. Bu nedenle İddaa kendisini “kumar” oynatan kurum olmaktan çıkartarak spor, rekabet ve heyecan gibi kavramlarla özdeşleştirdi. Bunu yaparken en büyük şansı da sanal bayilerin bu vizyona uygun hareket etmesi ve dijitale geçişi çok iyi şekilde yakalaması oldu. Yani karşılıklı bir kazanma süreci diyebiliriz.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: