google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

Mini Deneme: Rıza Kolagen ve Melankoli Günleri #Part1

Rıza için sıradan bir gündü aslında. Ütülenip giyilmiş bir beyaz gömlek, keten pantolon ve otobüs+metrobüs yolculuğuyla yapılan bir saatlik yolculuktan sonra mülakata varmıştı. Sonra klasik sorular, onlara verdiği aynı klasiklikte cevaplar ve “değerlendirip dönüş yapacağız” yanıtıyla istiklal marşı ve kapanış.. Şimdi evdeydi işte. 25 yaşında, halen ailesiyle geçinmek zorunda olan, iş bulamayan milyonlarca kişiden biri olarak yaşamına devam ediyordu Rıza halen. İçinde depresif hisler, kelimelere dökemediği o melankolik düşünceler.. Bu melankolik düşünceler aslında Halıcıoğlu durağında metrobüse binerken başlamıştı ama orda tutacak bulma derdi vardı, o yüzden acısını yaşayabilmesi için daha metrobüs ve 36V otobüs yolculuğunun bitmesini bekleyecekti. Neden böyleydi sahiden? Rıza neyin karşılığını yaşıyordu, tüm bu yaşanılanlar yaptığı hangi kötülüğün bir sonucuydu? Bilemiyordu Rıza.. Bildiği tek şey; içindeki yalnızlığa ilaveten artık bir de gelecek kaygısının eklendiğiydi.

Bir Makine Mühendisi olarak o kadar da kötü bir işi yoktu aslında Rıza’nın. Tamam, Bilecik’te okurken öğrenci evinde klasik üniversiteli gibi takılıyordu ve kariyerine o kadar da öncelik vermemişti ama o da zaten başlangıçta 4-5 bin liralık iş istemiyordu ki.. Makineler üzerine olur, teknik çizim olur, herhangi bir konuda alt düzeyde de olsa iş bulup kendisini yetiştirmek istiyordu; basit ve -kendisi için- yerinde bir talepti bu. Ama olmuyordu işte.. Oysa ki üniversitede ne hayalleri vardı. Valencia’ya Erasmus’a gittiğinde yurt dışında master yapmayı aklına koymuştu bile. O dönem konuştuğu Porto Riko’lu kız sayesinde İspanyolcası da fena değildi zaten, İngilizceyle de birlikte yürüyüp gidecekti.. Ama sonuç öyle olmadı işte. Aradan geçen üç yılın sonunda; Gaziosmanpaşa’daki aile evinde kariyer sitelerinde iş bulmaya devam edip 23 bin liralık KYK kredisini düşünüyordu. O anda neler geçmedi ki aklından.. Ama bunları düşünmeye vakti yoktu şu an. Kariyer.net, Yenibiriş, SecretCv, Eleman.net ve Elemanonline’a tek tek girip bugün yayınlanan iş ilanlarına bakmalıydı. “Belki farklı sektörlerden bir şey çıkar” ümidi taşıdığı için çok fazla filtre de uygulamıyordu arama sonuçlarında. Bu nedenle her gün birkaç saati bu ilanlara bakmakla geçiyordu.

İşte böyle geçiyordu Rıza’nın sıradan bir günü. Daha 3 sene önce Playa de la Malvarrosa sahillerinde Latin Amerikalılardan tut Kuzey Avrupalılara kadar onlarca bölgeden insanlarla sabaha kadar eğlenen Rıza gitmiş, hayatın bütün yükünü omuzlarında hisseden başka biri gelmişti. Artık bütün hayat amacı, hafta boyu zamanını harcayacağı bir iş bulmaktı. Cumartesi yarım gün çalışmak da problem değildi onun için artık. Gerçi mezun olduğunda “Cumartesi çalışmam ben ya, arada iki gün Bolu’ya falan kampa kaçarız” kafasındaydı ama artık o da büyük bir lüks gibi gözüküyordu gözünde. Tüm bu gelgit fikirler arasında telefonunun çaldığını duydu son anda. Muhtemelen iş görüşmesi için çağıracaklar yine. Acaba yarın da aynısı mı olacak, yoksa bu kez olaylar farklı mı gelişecek Rıza Kolagen için?

%d blogcu bunu beğendi: