google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

İletişim Yönetiminde İkilem: Onu İstediğini Hissettirmek & Bunu Suistimal Ettirmemek

İnsan ilişkileri koca bir dengeden ibaret aslında: Kendinizi bazen geri çekip yer yer göstermek; kimi zaman iyi hissettirip arada soru işaretleri bırakmak gibi.. Nitekim karşınızdakini istediğinizi hissettirmek de bu duygulardan biri. Günümüzde sadece sevgililik anlamındaki ikili ilişkiler değil, iletişim yönetiminin her aşamasında bu yaklaşım çok değerli. Keza artık maddi beklentiler eskisi kadar tek başına ölçüt değil, bu tüketim toplumunda genel kitle artık kendisini ait hissedebileceği alanlar arıyor. Tabi ki bunun herkeste böyle olduğunu iddia edemeyiz; halen sadece maddi beklentiye odaklanan gözle görülür bir kesim var fakat esas odağımız olan o “istenmek isteyen” kesim çok daha fazla. Bu da aynı şekilde hayatın her aşamasında geçerli olan bir durum.

Bu konuda kendimden birkaç örnek verebilirim mesela. Üniversitede kulüp etkinliklerine çağırmak için hep böyle ulaşılması zor kişileri seçerdim. Bunlar genellikle no-name olsa da hayatları hakikaten çok yoğun geçen insanlardı. Benim kendilerini ikna etmedeki olayım ise, kendilerini gerçekten istememdi. Karşı taraf bunu maildeki içerik kalitesinden, kendisi hakkında yaptığım araştırmalardan ve ilgilenme biçimimden anlayabiliyordu. Bu sayede de o dönem için çok önemli tecrübeler kazanmıştım açıkçası. Aynı şekilde, o dönemler bir blog portalım için ünlü bir girişimciye buluşup röportaj yapma isteğimi söylemiştim. –Biraz gerçek, biraz da başından savmak için- o anda tatilde olduğunu ve istersem 2 ay sonra görüşebileceğimizi yazmıştı, ben de direkt kabul etmiştim. Görüştüğümüzde de bu isteğimin kendisi için büyük anlam ifade ettiğini söyledi.

Bunu biraz iş hayatına yakın örneklerle açıklasam da aslında her alanda uygulamak mümkün. Birisi sizinle arkadaşlık etmek için eğilimli değilse bile onu istediğinizi hissettirmek karşı tarafın fikrini değiştirebilir. Tabi burada yine dengeyi korumakta fayda var. Karşı tarafı istediğinizi belirtirken biraz şımartabilirsiniz, bunda hiçbir problem yok. Fakat bu durum baskı ya da yalakalık gibi uç noktalara gelmemeli. Çünkü öyle olduğunda sunduğunuz içeriğin ya da duyguların da hiçbir anlamı kalmayacak, sadece kötü izlenim bırakmış olarak kalacaksınız.

%d blogcu bunu beğendi: