google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

Vaka Analizi: Youtube’un Katıl Özelliği ve İçerik Yöneticiliğinde Gelecek

Youtube’un son aylarda -içerik üreticileri vasıtasıyla- en ön plana çıkardığı özelliklerden biri Katıl butonu. Geçtiğimiz yılın sonlarında aktif hale getirilen bu özellik, son aylarda da artık iyiden iyiye dillendirilmeye başlandı. Bu aslında Youtube’un iki önemli düşüncesinin bir sonucu:

  1. Video izleme deneyimindeki tüm aşamaları yönetmek
  2. Soyut gelir modellerinin dışında somut gelir modellerine de sahip olmak

İlk maddede kast edilen şu aslında; günümüzde amatör çapta içerik üreten kimseler, bunun karşılığında takipçilerinden bağış vb. yoluyla ücret talep edebiliyor. (Bkz. Patreon yoluyla) Youtube da bu pazardaki büyüklüğü görünce herkes için en pratik sistemi kurma amacıyla Katıl sistemini devreye aldı. (Tabi burada Twitch’ten öykünme durumu da olabilir.) Bunu bir bakıma anlayabiliriz. Çünkü Youtube; kendisi sayesinde ortada bir piyasa oluşunca doğal olarak bundan bir pay almak istiyor. Ayrıca Patreon gibi bağış/fonlama topluluklarını devreden çıkartıp bu kısmı da kendisine bağlarsa kullanıcıların ileride başka bir sisteme geçiş yapması (ya da yapmak istemesi) çok daha zor olacak. İkinci maddede ise, Google geleceğe dair devasa maliyetli çalışmalar yaparken bunları mümkün olduğunca ek gelirlerle fonlamak istiyor. Eğer Katıl sistemi, şirketin istediği boyutta bir katılım sağlarsa bunu gerçekleştirebilecekler.

Aslında bu iki yaklaşım da hem firma hem de içerik üreticileri için kötü gözükmüyor fakat ben bunun çok sürdürülebilir bir strateji olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Youtube devasa bir kaynak. Böyle bir ortamda da her kullanıcının ortalama 10-15 kanaldan içerikler izlediğini düşünürsek hepsinden “kanalıma katılın” baskısını görmesi oldukça sıkıcı. “Bağımsız iş yapıyor ve bunu sürdürmesi için maddi katkıda bulunayım” diyebilirsiniz fakat bunu yapabilen kişi sayısı (ülkemizdeki ekonomik problemlerin de etkisiyle) çok düşük. Yani aslında (kanal sahipleri tarafından) düşük bir kitleyi yakalamak için çok daha büyük bir kitleyi bunaltan baskı uygulanıyor. Peki o zaman içerik sahipleri nasıl gelir elde edecek? Burada en sürdürülebilir çözüm; markalarla işbirliği yapmak. Fakat bu öyle basit bir “hadi ürününü ver onu kanalımda reklam yapayım” gibi yaklaşım değil. İçerik üreticisi, işbirliği yapacağı her firmaya özel “kişiselleştirilmiş hikaye” oluşturmalı. Böylece tanıtımdan elde edeceği gelirle kendi içeriklerini fonlayabilir.

Olaya bir de Youtube tarafından bakacak olursak; katıl gibi sistemler geldikçe içerikleri izleyen kitle bu baskıdan bunalabiliyor. Zaten her şeyin çok çabuk tüketilebildiği bu dönemde içerik sahipleri de sırf bu taleplerinden dolayı izleyici kaybedebiliyor. Youtube buna kalıcı bir çözüm olarak içerik sahipleriyle markaları hikaye tabanlı eşleştirebileceği bir sistem kurabilir. Mesela siz FMCG sektöründesiniz ve dijitalde işbirliği yapmak için influencer arıyorsunuz. Youtube’un” duygusal yapay zeka” (Emotion AI) tabanlı sisteminde arama yaparak kendinize en uygun influencer’ı bulabilirsiniz. Böylece Youtube B2B (Business to Business) tabanlı gelir modeli oluştururken hem kurumlar hem içerik üreticileri hem de izleyiciler için çok daha verimli ve keyifli bir ortam oluşturulmuş olur. Şu anki süreç (Youtube’un tekelliğinden dolayı) kabullenilse de uzun vadede illa ki farklı konseptlerde rakipler oluşacaktır. Bu ille de Youtube’la aynı amaçlı olmayabilir fakat spesifik video izleme/yayınlama portalları kurulup Youtube’un pazarından hatrı sayılır pay alabilirler.

%d blogcu bunu beğendi: