Genel

Ne Kadar Çok Konuşursan Karşındaki Seni O Kadar Az Dinler

Psikologların terapi sürecindeki tutum ve davranışlarına bakarsanız konuşmaya o kadar da çok öncelik vermediklerini görebilirsiniz. Genellikle yönlendiren taraf olurlar ve sordukları sorularla karşı tarafın açılmasını sağlarlar. Bunun nedeni ise; konuşmalarınız süresi arttıkça etkisinin azalıyor olması. Dolayısıyla psikologlar da seans esnasında az konuşup o süre zarfında kilit noktalara değinerek karşı tarafa maksimum etki yaratır. TEDx videolarını da aynı şekilde ele alabiliriz. 16-17 dakikalık serileri yapılırken buradaki temel konuşmaları izleyince temel şeyleri verip o konuşmadan %100 verim almasını sağlamak. Çünkü 18-20 dk.’dan itibaren dinleyicinin dikkatinin dağılmaya başladığını gözlemişler. Bunda pek çok etken rol oynuyor, en önemlisi, bir noktadan sonra anlatıcının o momentumu kaybetmesi. Yani ilk 15-0 dk. sadece içerik değil, sahip olduğu enerjiyle de karşı tarafı çekerken sonrasında bu durum tersine dönmekte.
İş konferanslarında ya da psikoloji seanslarında geçerli olan bu durum sosyal hayatta da geçerli aslında. Eğer bir arkadaşınızla(sürekli konuşacak bir şeylerinizin olduğu best tayfa hariç) çok fazla konuşmaya çalışırsanız bir süre sonra geçiştirme yanıtlar vermeye başlar. Bu da aslında her alanda geçerli olan bir kuralın yansıması: Her şeyin fazlası zarar. Tabi burada kast ettiğim şey hiç konuşmamak da değil. Söylemek istediğin şeyleri ilk başta kendi içinizde sadeleştirin. Çünkü günümüz tüketim dünyasında insanların bir şeyleri (tamamen odaklanmış şekilde) izleme ve dinleme süresi ciddi şekilde azalmış durumda. Bu nedenle uzun konuşmalar kurmadan önce adım adım ilerlemeye bakın. Karşınızdaki iyi sinyaller verdikçe konuşmaya devam edersiniz, karşı reaksiyonun olumsuzlaşmaya başladığı anlarda ise konuşmayı özetleyip bitirmeye bakarsınız.
İnsan ilişkileri çok zordur çünkü kompleksli bir yapıya sahiptir. Fakat öte yandan da eğlencelidir size gözlem yapacak bolca içerik sunar. Az ve öz konuşan insan profillerini incelediğinizde de bu örneklerden birini bulabilirsiniz. Üstelik sadece çevrenizdeki diyaloglarla da değil. Gittiğiniz konferanslarda mentörlük görüşmelerinde ya da iletişime dayalı diğer tüm mecralarda

%d blogcu bunu beğendi: