Genel

Vaka Analizi: Coca-Cola Türkiye’nin Slogan Seçimi ve Yerelleştirilmiş Pazarlama

Günümüzde firmaların sloganlarına baktığınızda tüm dünyada İngilizce sloganlarla hareket ettiklerini görebilirsiniz. Nike’ın “Just Do It”, Philips “Innovation and You”, -biraz daha eskilerden- Nokia’nın “Connecting People” sloganları bu konuda en iyi örneklerden bazıları. Bununla birlikte Coca-Cola ise her ülkeye ayrı olarak sloganlar üretmekte. (Bkz. Hayata Tat Kat) Aslında iki yaklaşımın da kendi içinde haklı nedenleri var fakat herkese aynı içeriği sunmak yerine yerel halka dokunan içerikler geliştirdiği için Coca-Cola’nın bu konudaki ilerleyişi biraz daha farklı. Çünkü her ülkeye kadar net sloganlar üretip onun üzerine hikayeler kurgulayabilmek ciddi bir sosyolojik gözlem gücü ve pazarlama öngörüsü gerektiriyor.

İlk olarak yerel ve global (yani İngilizce) slogan kullanımı arasındaki kıyaslamayı yapalım. İngilizce slogan kullananların temel önceliği, kendi ürünlerini en havalı şekilde sunup müşterinin ayrıcalık hissetmesini sağlamaktır. Satılan ürün bir ihtiyaç olabilir fakat siz o markaların ürününü sadece ihtiyaç karşılamak için değil, özgüven ve mutluluk amacıyla da alırsınız. Coca Cola ise kendisini bu kadar farklı bir yerde konumlandırmaz. Tam tersine halkın içine girmeye çalışır çünkü (Coca Cola’ya) göre kola bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyacı karşılamanın en bereketli yolu 2.5 litrelik kolalardır Arkadaş ortamında ise daha çok keyfe ve pratik lullanıma ihtiyaç duyulduğu için kutu/cam şişe kolalar tercih edilir. İşte Coca-Cola bu perspektifi sunarken toplumun her dinamiğini ayrı olarak ele alır. Şirketin bu algıyı sağlamak için her ülkede ayrı olarak çalışmasının sebebi ise, kolanın hali hazırda temel ihtiyaç olmaması. Coca Cola da bunun temel ihtiyaç olmasını istediği için stratejisini buna göre belirliyor. Ama mesela Nike’ın spor ürünleri konusunda böyle bir önceliği yok.

Pazarlama üzerine çalışmak isteyen okuyucularımızın aklına şu soru takılabilir: “Biz bu yerelleştirilmiş pazarlamayı nasıl yapabiliriz?” İlk olarak, farklı ülkelerin alışkanlıkları ve gelenekleriyle ilgili araştırmalar yapın. Örneğin; Çin’de 4 rakamının uğursuz, 8 rakamının uğurlu olması bununla ilgili en iyi örneklerden biri. Bu sayede Türkiye’deki ya da başka bir ülkedeki firmanın pazarlama çalışmalarını yapmak için bambaşka ülkelere gidebilirsiniz Tabi bu aşamaya gelmek için derin araştırmaların dışında Coca-Cola’nın bugünkü “yerelleştirilmiş pazarlama” başarısını getiren sosyolojik tespit + pazarlama öngörüsü yetkinliklerine de sahip olmak gerekmektedir.

%d blogcu bunu beğendi: