11.sınıfa kadar hayatım tamamen olumsuzluklar üzerine kuruluydu;sürekli sınıfın en kötü karnelerinden birini almak,her çıkma teklifinin reddedilmesi,hiçbir düzenin olmaması ve daha niceleri..


Hayatımın o döneminde kendimi çukurda gibi görüyordum ve yaptığım şeylerin hiçbir olumlu sonuç getirmeyeceğini düşünmekteydim. İşte başlıktaki mottoda da belirttiğim ‘köle’ kısmı orasıydı. Sonrasında anlamlandıramadığım bir değişim yaşadım ve bu kez her şeyi başarma taleplerim oluşmaya başladı. TM’deki en iyi bölümü kazanma isteği, ikili ilişkilerde çok yüksek perdeden oluşan gereksiz özgüven,pek çok konuda mükemmeliyetçilik moduna geçmek vs… 12. Sınıfta iyiden iyiye krallık hevesiyle hareket ediyordum ve aslında başlangıç hiç de fena değildi. Fakat sonrası yine köle modunda olduğu gibi başarısızlıkla sonuçlandı..


Peki sorun neredeydi? Sorun, tam olarak beklentilerdeydi. Çünkü hayata dair beklentilerimiz, o anda içerisinde bulunduğumuz ruh hali tarafından belirlenir.Kendinizi köle psikolojisine aldığımıza bir şeyleri zaten baştan kaybedersiniz. Özgüvensizlik ve kaybeden olma düşüncesi,olumsuz sonuçları da beraberinde getirir. Öte yandan kral moduna girdiğinizde ise ayaklarınız yere sağlam basmaz. En basitinden neyi yapıp neyi yapmayacağınızı öngöremezsiniz. Bu durumda da sürekli olarak hayal kırıklığı yaşama ihtimaliniz olur.Bir noktadan sonra sadece krallık modunu değil,tüm yetkinliklerinizi sorgulamaya açarsınız ki bu da kral- köle arasındaki ince çizgide gidip gelmeye başladınız demektir. Ayrıca sahip olduğunuz gereksiz özgüven; diğer insanların sizinle ilgili yanlış tanımlamalara ve düşüncelere kapılmasına neden olabilir.


Bu konuda üniversitenin başlarından itibaren savunduğum düşünce ise , her zaman için dengede kalmak. Yani,bir hedef için mücadele etmek güzeldir ama her zaman istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Hayat onu farklı bir noktaya bağlayacaktır. Öte yandan sevdiğiniz biri sizin sevginize karşılık verebilir tabi,neden vermesin. O yüzden gidip söyleyin. Fakat karşılık vermeme ihtimali de var. Zihninizde bu denklemi de kurun. Çünkü her zaman ‘winner’ ya da ‘loser’ olamazsınız. Bu ikili hep kendi dengesiyle ilerler,çünkü hayatın işleyişi bu şekildedir. O nedenle iyi ve kötü olayların (aynı veya farklı zamanlarda)başınıza birlikte geleceğini bilerek hareket edin. Elbette duygusal varlıklarız ve bu nedenle iyi şeylerde mutlu, kötü olaylarda ise üzgün olabiliriz. Fakat bu işleyişi redden ( benim krallık ve kölelik modlarımda olduğu gibi) düşünceleri benimserseniz sizdeki etkileri daha derin olabilir. Bu nedenle ne kral ne köle; NEITHER A KİNG, NOR A SLAVE!

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: