1. Geliştirme Kartlarının Nirvanaya Ulaşması: Arduino ve Raspberry Pi gibi geliştirme kartları şu anda ana akım olacak kadar popüler değil fakat ilerleyen yıllarda “bilgisayar” denince akla gelen ilk parçalardan biri olacak. Çünkü boyutu ve potansiyeli itibariyle donanım ve yazılım dünyasına çok ciddi avantajlar sağlayabilir. Şu anda en büyük handikap ise, Arduino ve Raspberry kartlarından en yük sel verimliliğim nasıl sağlanacağını bilemiyoruz. Zaten Google gibi firmaların Raspberry ve Arduino’ya milyar dolarlık yatırım yapmasının nedeni de bu. Yaşanan gelişmelerin ardından bu iki geliştirme kartı, hem bilişim hem de elektronik dünyasına damga vuracak ve Google gibi firmalarmda sürdürülebilirliğini sağlayacak. Elektrik-Elektronik Mühendisleri de bu kartlardan en yükdek verimi alma evresinde kilit role sahip.
  2. Moore Yasasının Sorgulanması: Eğer Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak akademik tarafta ilerlemek istiyorsanız bu konu sizin için biçilmez kaftan diyebilirim. Özellikle kuantum teknolojisiyle birlikte Moore Yasası’ndaki üstel gelişme kuralının rafa kalkması bekleniyor. Bu durum, tüm Moore Yasası’nın sorgulanmasını ve elektrik-elektronik dünyasındaki dinamiklerin tümden değişmesi demek. Yemi teorileri sizin tek başınıza kuracağınızı söylemek elbette gereksiz bir ütopya olur fakat Türkiye için bu konuda öncü rol üstlenip danışmanlık tarafında da çok ciddi kazanımlar elde edebilirsiniz, keza bu yasanın sorgulanıp yerine kuantum odaklı sistemler geliştirilmesi şu anda dünyanın pek çok yerinde konuşulsa da henüz somut adımlar atılabilmiş değil.
  3. Lityum-iyon Pillerin Sonu: Enerji depolamaya odaklandığımız yazımızda belirtmiştik, şu anki pil mekanizmalarının stabil haldeyken bile enerji harcama sorunu var. Tesla gibi eletrikli araç firmalarından tutun, tüm telefon şirketlerine kadar onlarca sektörde buna çözüm üretilmeye çalışılıyor. Aslında bu da Moore Yasası gibi akademik alanda ya da danışmanlık sektöründe fark yaratmanızı sağlayabilir fakat özel sektördeki global şirketler bu konuda çok daha tatmin edici kariyer imkanları sunacaktır. Şu anda kinetik enerjiyi dönüştürmek gibi bir düşünce var (ki yakın gelecek için en yüksek ihtimal de bu gözüküyor) fakat kinetik enerjinin hangi formatta ve nasıl çevrileceği büyük bir soru işareti. Bu konuyla ilgili Enerji Dönüşüm Sistemleri üzerine araştırma yaparak fikir uyandıran tanımlamalara ulaşabilirsiniz.
  4. Endüstri 5.0 ve Bulut Sistemlerin Geleceği: Bulut sistemler sadece yazılım tabanlı gibi gözükse de aslında pek çok sektörü derinden etkileyecek. Çünkü şu anda veri depolama konusu yazılım dünyasının en ciddi gider kalemlerinden biri. Önümüzdeki yıllarda (özellikle de elektrik-elektronik dünyası) veri depolamak için bulut sistemlerine geçtikçe bu problemin büyüklüğü çok daha iyi şekilde anlaşılacak. İşte elektrik-elektronik mühendisleri bu alanda da fark yaratabilir. Burada sizin rolünüz ise Endüstri Mühendislerinin yaptığı gibi ‘süreç yönetimi’ ağırlıklı olacak, yani sektörlerin daha ucuz bir şekilde veri depolayabilmesi için o süreci yöneteceksiniz. Bu yönetim süreci de hazır teknikleri uygulayarak değil, sizin know-how’ınız (katma değerli teknik bilgi) ve yaratıcı düşüncenize bağlı olacak. 10 yıl sonra Google’ın en ciddi yatırımının Youtube ya da Gmail değil de Drive üzerine olacağını söylersem bu konunun ciddiyetini ve potansiyelini daha iyi ifade etmiş olurum sanırım

İnsanlık tarihiyle ilgili yaptığım pek çok araştırma ve gözlem bana şu mesajı veriyor; insanlık tarihinin en kritik eşiklerinden biriyiz. Bu eşik, 2000’li yılların başımda Skype gibi uygulamalarla başladı ve her geçen yıl geometrik ortalama şeklinde o eşiğe gidiyoruz. Bu noktada her meslek de kendi içinde farklı öneme sahip. Muhtemelen 60-70 yıl daha devam edecek olan bu eşikte fark yaratmanın yolu ise kendi işinizi teknolojiyle entegre etmenin yolunu bulmak. Yazıda yer verdiğim 4 madde, kişisel olarak ilgimi çeken ve araştırdığım konular fakat elbette bunun gibi pek çok konu başlığı bulabiliriz. Buradaki amaç, ilk etapta farkındalık sahibi olup sonrasında da uzmanlaşacağınız alanı bulabilmek. Sizler de bu kapsamda yazıdaki 4 maddeyle gelecek-meslek arasındaki bağlantıyı kurmaya başlayabilirsiniz. Konuyla ilgili sormak ya da paylaşmak istediğiniz fikirler olduğunda ise iletisim@payeplon.com adresinden mail yoluyla ya da Payeplon’un Instagram hesabına mesaj göndererek ulaşabilirsiniz.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: