google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

Vaka Analizi: ”Aile Aracı” Toyota Corolla ve Marka Konumlandırma

Rekabet koşullarının maksimum seviyede yaşandığı günümüz dünyasında firmaların pazarlama stratejileri de bu doğrultuda şekilleniyor. Mühendislik konusunda öncü sistemler geliştiren Toyota da dönüşen pazarlama dünyasına adapte olan, hatta günümüzde bu dönüşümün öncülüğünü üstlenen firmalardan biri. Bu dönüşümün temeli ise, markayı net olarak bir yerde konumlandırmakta yatıyor. Önceki dönemlerde her marka her tüketiciyi hedef haline getirirken son dönemde markaların da kendi içinde hedef kitle ayırdığını görüyoruz. Bunun sebebi ise, tüketim toplumu anlayışından ötürü zaten her segmentte doyurucu bir kitlenin olması. Bu nedenle firmalar spesifik çalışmalar hazırlayarak o kitlenin tamamını elde etmeye odaklanmış durumda. İlk bakışta, sanki firmalar hedefledikleri oranı düşürmüş gibi gözükse de aslında bu sadece niceliksel bir düşüş. Öte yandan niteliksel hedef kitle anlamında ise ciddi bir artış var.

Şimdi, yukarıda yaptığımız temel tanımları başlıktaki Toyota Corolla örneğiyle somutlaştıralım: Toyota, Corolla markasını özellikle 2010’lardan itibaren aile aracı olarak konumlandırmış durumda. Bunun sebebi ise, ailelerin çok ciddi bir “araba alıcısı” kitlesini oluşturması. Corolla da bu nedenle ailelerin benimseyeceği ve kendisiyle özdeşleştirebileceği özelliklerle kaplandı. İlk olarak; normalde 5 kişi binmenin zorluğu ve alçak tavan özellikleri giderildi. Onun dışında, -ailelerin ekonomiye verdiği önemden yola çıkarak- 1.4 dizelle aracın az yakılması sağlandı. Ayrıca -nispeten- az sigorta ücreti ve aracın sağlamlığı da (Volvo’nun bir tık altı olacak seviyede) yine aile aracı olmanın gerektirdiği özelliklerdi. Şimdi böyle bakınca tanıtım yazısı gibi durmuş fakat bunların hepsi birer firma tercihi aslında. Mesela, firma bunları yaparken öte yandan arabanın “havalı” ya da “tarz” olmasının da önüne geçiyor. Çirkin bir araba değil fakat kendi segmentindeki diğer araçlara bakarsanız (Bkz. Opel Astra) onların reklamlarındaki havalı duruşun Corolla’da olmadığını görebilirsiniz. Çünkü Corolla, gösteriş sevenlerin değil, “Toyota gibi baba”ların aileleriyle deneyim paylaşacağı bir araba. Evet, bir dönem televizyonlarda sıklıkla gördüğümüz o slogan da aslında firmanın kendi markasını nerede konumlandırdığının net bir yansıması.

Peki, bunun yanı sıra başka kitleler de bu arabayı alamaz mıydı? Neden ille de aile üzerinden gidiliyor? Çünkü firma, aile vurgusundan yola çıkarak ortaya kendi öncülüklerini koyuyor. Eğer önceliği arabanın görünüşü ya da hızı değil de sağlamlığı ve genişliğiyse, pek tabi Corolla o kişiye de hitap ediyordur. Öte yanda, “aile” bir hedef kitle olarak geniş bir tabanı kapsadığı için de firmalar için önemli marka konumlandırma parçalarından biri haline geliyor. İşte sizler de bu nedenle ileride kendi markanızı kurmak ya da bir markanın konumlandırma kısmına bakmak için bu şekilde ayrımlar yapabilmelisiniz. Diğer türlü beklentiler ve sunulanlar uyuşmaz, bu sefer “nicelik” olarak daha fazla olan kitlenizden hiçbir nitelikli sonuç alamama durumuyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: