Genel

Biyomühendisler İçin Yeni Nesil Kariyer Alanı: Biyoetik Uzmanlığı

Teknoloji her zaman bilimle iç içeydi fakat son dönemde bu ikilinim artık neredeyse tek bir kolda hareket ettiğini söyleyebiliriz. Çünkü insanlık tarihinin en kritik eşiklerinden birindeyiz ve bu eşiği en hızlı şekilde atlatmamız için bilim-teknoloji ikilisinin aynı hızla hareket etmesi gerekiyor. Elbette bu birlikteliğin bir başka nedeni de, teknoloji firmalarını yöneten iş insanlarının bilim camiasından beklentisi. Son dönemde bilim dünyasını kasıp kavuran gen terapisi gibi çalışmalar da bu birlikteliğin yansıması. Öte yandan, tüm bu gelişmeler yaşanırken işin bir de etik boyutu var. Her ne kadar Çin gibi bazı ülkelerde “sonuca giden her yok mübahtır” anlayışı olsa da bu pek sürdürülebilir bir yaklaşım değil. İşte bu nedenle Biyoetik Uzmanlığı şimdiden hype (yükseliş) yakalamaya başladı, önümüzdeki süreçte bunun çok daha önemli bir noktaya ulaşacağını söyleyebiliriz.

Biyoetik Uzmanlığının önemiyle ilgili örnekleri somutlaştırarak bu kariyer fırsatını daha iyi ifade edebiliriz; örneğin, şu anda kenevir gibi pek çok illegal bitkinin sağlık sektöründe kullanılması planlanıyor. Eskiden bu tarz bitki ya da diğer ürünlerin nasıl bir çıktı sağlayacağını kestirebilirdiniz, şu anda bu pek mümkün değil çünkü teknoloji her geçen yıl bambaşka kollar açıyor. Yani sizin uçlarını belirleyip izin verdiğiniz bir madde, sonraki süreçte insanlığa çok büyük zararlar verebilir. Bu zararı hem yan etkiler hem de kümülatif etkis olarak düşünebilirsiniz. Kümülatiften kastımız ise; tek başına kenevit belki yan etki çıkarmayacak fakat sonraki planda bu gibi başka maddelerle birleşince henüz tanımlanamayan bambaşka büyük hastalıklara yol açabilir. Çünkü, Biyomühendislik bölümündeki okuyucularımızın bileceği gibi, insanın bağışıklık sistemi çok komplike bir yapıya sahip. Bu nedenle, ileride yeni ilaç mekanizmalarıyla birlikte yeni tür hastalıkların da oluştuğunu göreceğiz.

Bu alanın en çok yoğunlaştığı alanlardan biri de, gen terapisi. CRISPR-Cas9 gibi çalışmalarla birlikte süper insan oluşturulmaya çalışılsa da bu proje etik açıdan çok büyük sınırlar oluşturuyor. Üstelik bu sınırlar, firmaların sadece kağıt üzerinde uyguladığı bir prosedürden ibaret de değil. FDA gibi pek çok kurum, firmalara lisans vermek için her aşamaya büyük bir titizlikle denetlemekte. İşte Biyomühendisler bu denetim aşamasında rahatlıkla görev alabilecekler. Ayrıca son dönemde yapılan çalışmalardan bir diğeri de, şempanze gibi bazı hayvanlara insani refleksler yüklenmeye çalışılıyor. Özellikle de insanın karar alma mekanizması olan orbitofrontal korteks bunlardan biri. Bunu yapmak istemelerinin nedeni ise, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerden maksimum dönüş almak. Biyoetik Uzmanları işte bu süreçte de etkin rol oynayıp bilimsel gelişmelerin tüm dünya için sürdürülebilir şekilde yapılmasını sağlayabilir.

Peki Biyomühendislik bölümündekiler şimdiden nasıl başlayabilir? İlk olarak -bu konuya aşinalığınız yoksa- yukardaki gelilmeleri araştırabilirsiniz. Onun haricinde sektörünüzdeki diğer haberleri takip etmeniz de gerekiyor. Çünkü bir sistem inşa etmeniz için öncelikle sistemin dinamiklerini bilmeniz gerekir. Son olarak: Türkiye’de bu mesleğin önemsenmeyeceğini düşünebilirsiniz fakat bu konuya ülke değil sektör bazlı yaklaşmalısınız. İlaç sektöründe fark yaratan biri olduğunuzda yurt içi ya da yurt dışında rahatlıkla o başarılı kariyer opsiyonlarını elde edebilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: