Bugün Ne Dinlesem? #12

Teoman – Uçurtmalar: Açıkçası (Kupa Kızı ve Sinek Valesi gibi kült parçaları dışında) pek Teoman dinlemişliğim yoktu. Askerlik için hafıza kartında bir playlist oluştururken her zaman parçalar ekleyeyim dedim ve Uçurtmalar şarkısı da bu şekilde “underrated şarkılar” kategorisinden listeme girdi. İlk dinleyişim de geçen hafta oldu. Bütün gün o soğukta atış talimi yapmışız, ilk gece nöbetimi tutmuşum, 4-5 saat uyumak için yatağa uzanıyorum. Bir yandan sivil hayattaki o güzel hisleri düşünürken öte yandan kulağımda Teoman’ın bu parçada çizdiği harika bir portre.. Yani bu öyle bir şarkı ki, uygun modu yakaladığınızda sadece bir şarkı olmaktan çok daha öteye geçip kendinizi şarkıyla bütünleşmiş hissediyorsunuz. Ya da en azından bendeki hissiyatı bu şekildeydi.

Grup Abdal – Ervah-ı Ezelde: Grup Abdal’ı daha önceden duymuştum fakat hiç öyle parçasını dinleme fırsatım olmadı. Yine askerlik playlisti sayesinde “1-2 parçasını ekleyeyim belki dinlerim” dediğim gruplardan biriydi. Bu grupla ilgili beni ilk olarak -ve en çok- yükselten şey ise; şarkılarını dinlerken, bundan keyif aldıklarını hissediyorsunuz. Yani gerçekten bir dertleri, anlatmak istedikleri bir şeyler var ve bunu melodilerle, sözlerle anlatmak istiyorlar. Bunu bir de berrak sesle birleştirince gerçekten ortaya nefis işler çıkartıyorlar. Fakat burada bir dipnot eklemeliyim; eğer Anadolu müziğine eğiliminiz yoksa Grup Abdal size çok temas etmeyebilir fakat o durumda da sözlere odaklanın, kesinlikle hislerinizle iletişim kuran bir parça bulacaksınız.

Beyaz Hayvanlar – Özünde Narin: “Beyaz Hayvanlar” grubunun çok sevdiğim ama -benim için- aşırı saçma bir yanı var. Bu parçayı 2-3 ay önce Spotify’daki bir playlistte dinlemiştim ve açıkçası beni baya yükseltmişti. Sonrasında playlistimin başaltı şarkılarından biri oldu ama grubun başka hiçbir parçasını dinlemedim, o yüzden diğer şarkılarına dair hiçbir fikrim yok ama Özünde Narin “üçüncü yeni” denen alternatif müziğimiz içinde kesinlikle değerli bir parça.

Tamino – Indigo Night: Benim böyle bazı şarkıları, spesifik bir anla eşleştirdiğim olur. Onlar normalde de iyi şarkılardır ama eşleştirdiğim anı yaşarken dinleyince çok daha özel parça haline gelir. Bu şarkı için eşleştirdiğim an ise şu: Yaz ya da sonbahar mevsimi, sevgilinle çadırı alıp kamp atmışsın, gece yarısı 12-1 falan. Ateşi yakıp ısınırken aynı zamanda güzel de bir ambians oluşturmuş oluyorsunuz. Bir yandan da Vedat Milor serisi şarabı içip yıldızları izlerken arkada ses bombasından bu parça çalıyor. Tabi şimdilik sadece bu anı düşünerek dinlemek de -asgari düzeyde de olsa- keyif verebilir..

Post Malone – Hollywood: Ben normalde müzisyenleri kendi içinde kategori ederek dinlemeyi, hatta o başlıkları bile alt başlıklar haline getirmeyi çok severim. (Bkz: Progressive metal, black metal, dead metal vs.) Fakat Post Malone tüm bunların üzerinde mükemmel bir müzisyen. (Tabi bunu söylerken en iyi müzisyen olduğunu falan iddia etmiyorum ama gerçekten türler üstü yorumlamak gerekiyor) Evet, kağıt üzerinde bir rap şarkıcısı fakat parçalara girişi ve aralardaki inovatif denemeleri itibariyle birden fazla kategoriyi sentezliyor. Pek çok şarkısını buna örnek verebiliriz, Hollywood da bu konuda kişisel favorilerimden birisi.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s