google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Hayatı Öğreten Şarkılar KİŞİSEL GELİŞİM

Hayatı Öğreten Şarkılar #3 : Athena – Ben Böyleyim

“…Bırak tutma beni
Kaybetsem de üzülmem asla
Ne boş kaygıların
Korkma bana hiç bir şey olmaz…”

Her insanın anne ve babasına dair hem çok sevdiği hem de bazen sitem ettiği konular vardır muhakkkak. Kendi adıma ebeveynlerime dair en sevdiğim şey ise çocukluktan itibaren şu düşünceyi yansıtmaları: “Bize ya da kendine kalıcı zarar vermediğin sürece istediğin her şeyi yapabilirsin.” Bu düşünce sayesinde girişkenlik, merak ve pes etmeme kaslarımı daha ufak yaşlarda geliştirmeye başlamıştım. Tabi sonrasında her şeyin tozpembe gitmediğini ve hayatın üst üste yıkımlar gösterebileceğini de gördüm. İşte bu gibi anlarda yürüyüş yaparken playlistimde hep Ben Böyleyim kendisine yer buluyordu. Özellikle de bu satırda, bildiğim şeyleri daha güçlü bir sesle kendime söylüyor gibi hissederdim.

“…Bir an bile vazgeçmedim, kendi yolumdan…”

Lise son sınıftayım, TM öğrencisi olarak kafaya koyduğum tek şey Hukuk kazanmak. Ergenlik hırsının nirvana yaptığı o günlerde bütün konsantrasyonumu buna odakladım, hatta bu yüzden (LYS’ye günler kala yapıldığı için) mezuniyet balosuna bile gitmemiştim. Sonrasında sınavı yanlış okulda zannedip başka okula gitmem, bunu son 10 dakika kala fark edip ucu ucuna yetişmem ve optiği sinir-stres gözyaşlarıyla doldurmam nedeniyle momentum dibe vurmuştu, nitekim LYS’nin ikinci etabı da bundan etkilendi ve ben sınavdan önce 10-15 bin sıralama diye hedeflerken bir anda 70 binlerde yer almıştım. 18 yıllık hayatımda ilk kez bir şey başarmak istemişim ve yapamamışım, iliklerime kadar hissettiğim bir çaresizlik ve aptallık hissi.. Akıldaki tek opsiyon mezuna kalmak ama aile izin vermiyor, o ergenlik + hırs seni isyan bayrağı çekmeye yönlendiriyor ama yapamıyorsun çünkü ailedeki sağlık problemleri sana ömür boyu vicdan azabı hissedeceğin şeyler yaşatabilir. Sonra öğrendim ki Uluslararası Ticareti tam burslu okuyabileceğim üniversitelerden birinde her bölümle ÇAP yapabilme imkanı var, direkt Hukuk’a geçiş yapma kafasıyla tercihimi yaptım zaten. İlk sene 3 ortalamayı geçmem lazım, İktisat / İşletme derslerinde Ricardo ve Frederick Taylor’ı ezberlerken kulaklıkta yine aynı şarkı, bu kez “bir an bile vazgeçmedim kendi yolumdan” sözlerini mırıldanırken buluyorum kendimi..

“… Beklentiler sadece üzer…”

Lisenin başları, yine bir ergenlik etkisiyle bi’ kıza fena halde hayranlık duyuyorum. Sürekli farklı yönlerini açığa çıkarıp ortak hikayeler oluşturmaya çalışma çabaları falan.. Ama bunu söylemek istemiyordum çünkü henüz tam olarak tanımıyordum, biraz böyle bekleme modundaydım. Sonrasında sınav döneminde kendi eksik olan derslerimi bir tarafa bırakıp onu çalıştırıyordum. Tüm bunların sonrasında ne mi oldu? İletişimimiz kopmaya başladı, çünkü artık erkek arkadaşı vardı. Bunun için onu suçlamadım çünkü bana “ömür boyu yakın iletişim kuracağız ve zaman içerisinde sevgili oluruz” gibi bir vaatte bulunmadı, o yüzden yaşadığım hayal kırıklığı da tamamen benim beklentilerimin kendi içinde yıkılmasıyla ilgiliydi. Athena’nın sözünü ben kendi içimde şöyle güncellemiştim; gereksiz fedakarlık beklenti yaratır ve beklentiler sadece üzer..

“…Aldırmam hiç yağmurlara
Benim güzel hatalarım var…”

Evet, lisede yukarıdaki gibi bir hayal kırıklığım oldu. Üstelik hayal kırıklıkları sadece bir kez de değildi. Üniversitede kendi projemi iş haline getirmek için yatırımcımla toplantı vardı, Erasmus sınavını kaçırıp o toplantıya gitmiştim. Dolayısıyla Erasmus’a gidemedim, sonrasında da o iş olmadı. Yani anlayacağınız hayal kırıklıkları benim için yerdeki cam kırıkları gibiydi ve ben sürekli onların üzerine basarak geçip artık bir noktadan sonra acı duymamaya başlamıştım. Hatta onları “iyi ki yapmışım” diye nitelendirdiğim de oluyor. İşte Ben Böyleyim’in beni yansıtan son cümlesi de bununla ilgili olmuştu; “Aldırmam hiç yağmurlara, benim güzel hatalarım var..”

%d blogcu bunu beğendi: