Netflix’in İnşa Ettiği On-Demand Kültürü İş Dünyasını Nasıl Etkileyecek?

Netflix ülkemizde bu kadar yaygınlaşmadan önce dizi izleme geleneğimiz belliydi; dizinin her hafta bir bölümünü izlerdik. Aradaki 6 günlük o bekleyiş süreci kendi içinde farklı bir heyecanın, merakın ve gizemin de izlerini taşıyordu. Netflix’le birlikte artık bu alışkanlık ciddi şekilde rafa kalktı ve dizilerin koca bir sezonunu istediğimiz vakit aralıklarıyla tüketebiliyoruz. Bu aslında talep yönetimi anlamında farklı bir boyutun habercisi. Çünkü her şeye basit bir şekilde erişebildiğimiz 21.yüzyılda Netflix bunu “sıfır bekleme süresi” mottosuyla kusursuz noktaya ulaştırdı. Netflix bunu yaparken sadece hobilerimizi yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda iş dünyasına da bir mesaj veriyor: Talepleri önceden öngörüp operasyon yönetiminizi buna göre en hızlı şekilde yapabilirsiniz.

Örneğin, Netflix bir dizi yaparken onun kaç sezon süreceğini kabataslak bilip sezon onaylarını da buna göre belirliyor. Tabi yine de sezon onaylarını dizilerin o sezonu bittikten belli bir süre sonra veriyor, bu da dizinin marka yönetimi açısından gerekli. Bu durum özellikle de ürün satışı yapan işletmeler için önemli alt metinler sunuyor. Bunlardan biri; insanlar bir şey için bekleyişte olmak istemiyorlar. Eğer onları bekletirseniz sizin ikamenizi bulurlar ve ihtiyaçlarını farklı bir kanalla da karşılayabilirler. Bu nedenle yapabileceğinizin en iyisini yaparak hazırlanmalı ve direkt karşı tarafa sunmalısınız. Üreteceğiniz bir gömleğin 3-4 farklı modelini ya da bisküvinin 2-3 çeşidini pazara girer girmez sunmak bunlardan biri. Sadece ürün çeşidini sunmak değil, bunların tüm gidişatını planlayıp operasyonlarını ona göre öngörüyle hazırlamak da ayrı bir gereklilik. “Biz bu kadar mal siparişini öngörememiştik, ürünü Ambarlı Limanına 10 gün geç göndereceğiz” deme devri artık bitti. Çünkü artık ticaret dünyasında kazançlar cent farkıyla elde ediliyor. Coca-Cola’nın tıknaz teneke kutulardan ince-uzun kutulara dönmesi ya da Starbucks’ın karıştırıcı çubuk üreticisi seçiminde bile gösterdiği hassasiyet bunun bilinen yansımalarından bazıları. İnsanların vakti kıymetli, bu nedenle dizileri haftada bir gün değil, boş günlerinde toplu şekilde tüketmek istiyorlar. Firmaların da hem vakti hem de parası kıymetli, bu nedenle en ucuzu en hızlı şekilde (ve mümkünse sıradan olmayan biçimde) elde etmek istiyorlar. Eskiden bunun imkansız olduğunu söyleyebilirdiniz fakat artık bu mümkün değil, çünkü rekabet çığrından çıkmış durumda.

Bu noktada akıllara şu gelebilir: “İyi de sürekli daha iyiyi yapmaya çalışırsak ürettiğimiz şeyin kıymeti bilinmez, daima birileri bizden daha iyisini yapabilir.” Bunun önüne geçmek için yapmanız gereken şey, yaratıcı düşünme sistemini genel olarak işletmeye entegre etmek. Bunu yaptığınızda firmadaki birimler zaten kendiliğinden yukarıdaki “en hızlı, en iyi, en farklı” çözümü kendi içlerinde yakalıyorlar. Örneğin, muhasebe birimindekiler hem ülkedeki hem de dünyadaki muhasebe yazılımlarını takip edip size belli dönemlerde farklı fırsatları raporlayabiliyorlar. Aynı şekilde ihracat birimindekiler de bu sistem sayesinde çeşitli devlet teşviklerini inceleme motivasyonu yakalayabilir ve farkında olmadan yeni iş kollarına yayılmanızı sağlayabilir. Tüm bunlar, personelin kendisini ne kadar firmaya ait hissettiğiyle ilgili bir durum. “İyi de ben üretimde çalışan bir mühendisim” ya da “Ürün pazarlamakla görevli bir pazarlamacıyım”; “benim bunlarla ne işim olur” diyebilirsiniz, işte onu pek dememek gerekiyor. Çünkü günümüzde departmanlar arası geçişler çok daha esnek bir şekilde yapılıyor. Dolayısıyla bir üretim uzmanı olarak böyle bir sistem geliştirip üretimi de işin içine kattığınızda bir anda Üretim Müdürü’nden daha prestijli hale gelebiliyorsunuz. Ayrıca bu süreçte elde ettiğiniz yeni skilller sayesinde kendi danışmanlık firmanızı kurarken ayakları çok daha yere basan başarılara ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s