google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Hayatınıza Mottolar Katın KİŞİSEL GELİŞİM SERİLER

Hayatınıza Mottolar Katın #6 – Nosce Te Ipsum (Kendini Tanı)

Lise yıllarından beri sürekli olarak kendime sorduğum sorular arasında şunlar yer alır: “Ben kimim? Bu hayattaki olayım nedir? Hayatta neleri yapmayı öncelik almalıyım?” Bu soruların felsefi tarafını ayrı bir tartışma konusu olarak kenara bırakıp kişisel gelişim ve kariyerle ilgili kısmına değinelim. Bu soruları sormaya başladığım dönemden itibaren kendimi tanımaya odaklandım ve bu özellikle arkadaş ilişkilerim ve iş hayatımda önemli geri dönüşler sağladı.

Kendini tanımanın iş hayatındaki en önemli yansıması, sizin için fırsat olabilecek ve başkalarının ilk anda göremediği durumları siz önceden görüp ona göre hareket edebiliyorsunuz. Çünkü kendi özelliklerinizi, yeteneklerinizi ve isteklerinizi bildiğiniz için başkalarının eleştirilerini doğru bir süzgeçten geçirme fırsatı oluyor. Burada eleştirileri süzgeçten geçirmek fazlasıyla önemli, çünkü bazen yeni giriş yaptığınız alanlarda sizden tecrübeli kişilerin yorumları da kendinizi tanıma evrenizde ciddi katkı sağlamakta. Örneğin, ihracatla ilgili ilk işime girdiğimde maaşından dolayı çevremden geniş önyargılar almıştım fakat o anda kendimi tanıma çalışmalarım bana doğru yolda olduğumu göstermişti ve orada öğrendiklerimin bana uzun vadede çok daha getirisi yüksek imkanlar sağlayacağını tahmin edebiliyordum. Burada kendini tanımanın sağladığı katkı, yaptığım işte öğreneceğim şeylerle ilgili olduğumu önceden fark etmiştim, yani onlar bir süre sonra unutacağım bilgiler değildi. Sonrasında teknik bilgiler birbirini izledi ve aslında tahmin ettiğimden de iyi bir noktaya taşıdı.

Kendini tanımanın arkadaş ilişkilerindeki önemi ise, insanlardan olan beklentinizi ve onlara hangi boyutta güvenmeniz gerektiğini daha iyi fark ediyorsunuz. Bu konudaki kendi örneğim ise, çevremdeki arkadaşlarımı kendi içlerinde kategorilendirmek. Kendimi tanıyabildiğim için karşımdaki insanın da benimle neler konuşabileceğini daha iyi anlıyorum ve bu konular üzerinden o insanı hayatımın bir yerinde konumlandırıyorum. Bu konuşabileceğimiz konular tenis ve basketbol maçlarını değerlendirip bu sporları birlikte yapmaksa şayet, hayatımda o kategoride bir yer veriyorum. Eğer daha sanat tarafındaysa ve Paul Cezanne’ın resimleri hakkında konuşup birlikte Paul Thomas Anderson filmlerini izleyebileceğim biriyse hayatımın daha farklı noktasında kategorileniyor. Öte yandan tabi bir de yıllardır arkadaşlık edilen ve artık dost olarak nitelendirebileceğim kişiler var. Bu sınıflandırmanın güzel yanı, her gruptan ayrı bir tat almamı sağlıyor. Çünkü sadece ben kendimi değil, her grup üyeleri kendi içinde birbirini tanımaya başlıyor. Bu da hem birbirimizle güçlü bir bağ kurmamızı sağlarken hem de hayata dair kötü olaylar karşısında bir sığınak kapısı oluşturmamıza imkan tanıyor.

Belki Latinler binlerce yıl önce Nosce Te Ipsum’u söylediklerinde amaçları benimkisi bir yaklaşım değildi fakat bu gibi felsefi tabanı olan sözler her zaman farklı bakış açılarıyla güzeldir. Benim hayatımda da bir motto olarak bu şekilde değerli bir yere sahip. “Hayatınıza Mottolar Katın” serisindeki tüm yazılar gibi bu mottodaki amaç da kendinize bu veya bunun gibi bir takım mottolar belirlemeniz. Çünkü hayatınızdaki kriz ya da karar anlarında insan ister istemez bir kılavuz arıyor. Mottoların bu konuda sihirli bir rehberlik yeteneği var.

%d blogcu bunu beğendi: