google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Endüstri Mühendisliği KARİYER İİBF

FaceApp ve Sürdürülebilir Marka Yaratmak

Yaklaşık son 1 haftadır sosyal medyada en çok konuşulan konulardan birisi, FaceApp ile insanların 50 yıl sonraki halinin paylaşılması. Bunun nasıl böyle büyük bir akım haline geldiği ayrı bir tartışma konusu fakat daha önemli olan, son yıllarda bu tarz haftalık sürecek akımların çok fazla şekilde ortaya çıkıyor oluşu. PokemonGO ile her caddede Pokemon avlanması ya da Mars’a giden rokete adların yazılması gibi durumlar bu konudaki çok yakın tarihli örnekler. Sizleri ilgilendirecek olan kritik kısım ise, bu gibi akımları büyük bir marka çatısında toplama becerisi. Keza bu tarz mikro ölçekli akımlar yaratmak önemli olsa da sürdürülebilir kılmadığınız zaman bir anlamı kalmıyor. Muhtemelen FaceApp de benzer bir problemi yaşayıp yakın zamanda popülaritesini yitirecek.

Marka Yönetimi üzerine çalışmak isteyenlerin bu konuda yapabileceği ise, yukarıda başlık olarak belirttiğimiz gibi, çatı marka altında kendi popüler akımlarını yaratmak. Çünkü bu gibi tüketimsel akımları geniş kitlelere ulaştırmaya başlarsanız insanlar sizin markanıza daha fazla aidiyet hissetmeye başlarlar. Ayrıca bu gibi ses getiren alt markalar oluşturmak, başka firmalarla olan işbirliğinde de iddialı olmanızı sağlar. Örneğin, FaceApp ilk çıkarıldığında çok büyük bir işbirliği yoktu çünkü geliştiren firmanın daha önce böyle bir ürünü yoktu. Eğer FaceApp, peş peşe ikonlaşmış ürünler geliştiren bir firmanın ürünü olsaydı piyasaya çok daha büyük hazırlıklarla girer ve sahip olduğu farklı içerikle daha çok ses getirirdi. (Elbette daha fazla sermaye her zaman daha fazla başarıyı getirmez fakat farklı bir içerik olduğunda daha fazla sermaye daha fazla başarı sağlar.)

Biraz farklı bir kulvar olabilir fakat müzikteki markalaşmayı da buna bağlabiliriz. Reynmen’in Derdim Olsun parçası çıktığı dönemde ikon halini aldı ve Reynmen bu dönemsel markalaşmayı değerlendirerek yeni parçası Ela’da Lipton sponsorluğuyla çok daha farklı bir prodüksiyona yöneldi. 1 haftada 50 milyon izlenme alması da daha önce kendi alt markasını yaratıp üzerine bir şeyler inşa etmeye devam etmesiyle alakalı. Bunu her alanda bu şekilde düşünebilirsiniz. Aslında bu markalaşmayı ille de kendiniz yapmak zorunda değilsiniz, bir şirketin pazarlama iletişimi ekibinde çalışırken de o şirketin kendi ikonlarını oluşturmasında yer alabilirsiniz fakat burada her zaman şu soruyu düşünmeniz gerekiyor: “Şu anda nasıl bir eğlence (entertainment) malzemesine ihtiyaç var?” Çünkü yapacağınız teknik bir ürün ya da teknik mükemmeliyet size ikonluk getirmez, işin içerisine bir şekilde eğlence kısmını dahil etmelisiniz. Özellikle de insanları ikiye düşürebilecek belirsiz noktalar barındırması, kitlelerin markanızı daha çok benimsemesini sağlayabilir. Elbette bu markalar kısa süreli olacaktır fakat eriştiği kitlenin gücü itibariyle size her zaman önemli işbirliklerinin kapısını açar.

%d blogcu bunu beğendi: