google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
PSİKOLOJİ

Sporda Psikoloji ve Kariyer

2000’li yılların başından itibaren yaşadığımz toplumsal dönüşümden mesleklerin de payını aldığı bir gerçek. Artık çok daha farklı mesleklerle tanışıyoruz ve aslında bu mesleklerin net tanımı yok. Burada şunu kast ediyoruz: Şu anda bir iş ilanında tanımlar az çok bellidir. Bir Satış Temsilcisinden ne beklenir, Web Tasarımcısı neler yapmalıdır bunları ilanda belirtirler. Yeni nesil kariyer opsiyonlarında ise bu sizin becerilerinize bağlı, spor psikolojisi de bunlardan birisi.

Spor psikolojisinin çıkış noktası, artık psikolojinin sportif başarıdaki rolü artmış durumda. Eskiden sadece futbol ön plandayken şu anda alp disiplininden snooker’a kadar bütün spor müsabakalarına erişim var ve bu da sporcuların her birinin daha çok kişiye ulaşması anlamına geliyor. Bu popülerlik ve sosyal medyanın etkisiyle birlikte sporcular hem maç sırasında hem de normal hayatlarında bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Konuyla ilgili bir örnek: Geçtiğimiz haftalarda tenisteki en önemli turnuvalardan Amerika Açık finalinde Serena Williams ile Naomi Osaka karşı karşıya geldi. Serena Williams kendi evindeki final maçında ağır favoriydi fakat beklentilerin aksine, Naomi Osaka çok sakin oynayarak öne geçti. Bir puanı daha kaybedince raketi Maçın sonlarına doğru antrenörünün taktik verdiği iddia edilerek (Amerika Açık finalinde bu yasaktır) hakem tarafından uyarıldı. Zaten geride olduğu için gergin olan Serena bir anda öfkesinin kurbanı oldu ve hakeme “ben anneyim, yalan söyleyecek değilim” gibi sitemler etmeye başladı. Bu tartışmanın daha da büyümesiyle birlikte hakeme “hırsızsın” dedi ve ceza puanı yedi. Zaten geride olan Serena bu ceza puanıyla birlikte iyice demoralize oldu ve sonraki oyunu da kaybederek şampiyon olamadı. Burada psikolojik olarak bir desteğe ihtiyacı vardı çünkü bu sadece o maç içinde gelişen bir durum değil, benzer bir durum 2011 finalinde de yaşandı. Burada iki farklı proje geliştirilebilir.

1) Bu konuda ihtisas sahibi birinin takımın ya da sporcunun ekibi içerisinde yer alması. 2) Bu ihtisas sahibi kişilerin kendi eğitim merkezlerini açarak bu takımlara ya da sporculara o merkezlerde eğitim vermesi.

Bu konudaki çalışmalar yurt dışında başlamış durumda ve bununla ilgili eğitim veren merkezler de artıyor. Sizin yapabileceğiniz ise, ilk olarak “momentum” gibi kavramların detaylarını araştırmak ve “sporda kriz yönetimi” üzerine kendini yetiştirmek. Çünkü sporcuların maç içerisinde ritmik geri dönüş yapmaları size bağlı olacak. Yurt dışında akademik olarak bununla ilgili çalışmalar yapıp sonrasında bunun eğitimlerini veren yerlerde çalışabilir ya da Türkiye’de bununla ilgili çalışmaların başlamasında rol oynayabilirsiniz. Yazının başında belirttiğimiz gibi, fark yaratacağınız meslekler henüz keşfedilememiş olanlar. Dolayısıyla o mesleklerin hangi kapasitede olması gerektiği, hangi becerilere ihtiyaç duyduğu gibi detaylar zaman içerisinde netlik kazanacak ve bu netliğin kazanmasında rol oynayan yeni mesleklerin ilk sahipleri de elbette çok daha önemli yerlerde olacak.

%d blogcu bunu beğendi: