google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Çalışma Ekonomisi Maliye Uluslararası Ticaret Uluslararası İlişkiler İktisat İşletme İİBF

Risk Yönetimi ve Kariyer

Risk Yönetimi aslında küreselleşmenin tam olarak başladığı 1990’lı yıllarda adını duyurmaya başladı fakat 2008’e kadar biraz daha geri plandaydı. 2001-2002 yıllarında Enron skandalının ortaya çıkmasıyla iç denetim kavramı önem kazandıysa da geniş kapsamlı olarak yayılmadı. Risk Yönetimi’nin tam olarak iş hayatındaki yerini alması, 2008 yılında gerçekleşti. Daha öncesinde şirketler için her şey yolundaydı ve önlerini rahatlıkla görebiliyorlardı fakat 2008 krizinden sonra anlaşıldı ki, nereden nasıl bir tehlike geleceği tahminlere dayalı olarak ölçülemiyor. Bu kapsamda, özellikle büyük şirketler bu konuda kendi içlerinde departmanlar kurarak risk yönetiminin bir uzmanlık alanı olarak faaliyet göstermesine karar verdiler. Bir şirketin risk yönetiminde görev alacak kişilerin görevi ise temel olarak şirketin zarar göreceği hamlelerden şirketi uzak tutmak oldu. Bulunulan coğrafyada dış faktör kaynaklı riskler oluşabilir mi, bir bölgeye yatırım yapıldığında orada ne gibi tehditler bulunuyor, yönetim ekibinin bu yatırım karşılığında risk iştahı nedir gibi tüm bu sorular risk yönetiminin çalışma alanları arasında yer aldı.

İş dünyası için yeni sayılan bu departmanın görevleri, uzun süren toplantılar sonucunda bir rapor halinde belirlendi. Bu departmanları yöneten risk yöneticilerinin stratejileri ise üç ana başlıkta toplandı: Hedef, Tespit ve Değerlendirme. Risk yönetimi üzerine çalışanların görevi, şirket için fırsat ve tehdit olabilecek durumları iyi analiz edebilmek. Yukarıda belirttiğimiz gibi, risk yönetimi için genelde büyük şirketler kendi içlerinde departmanlar kurarken; kimi zaman da bu hizmeti dışarıdan risk yönetimi üzerine çalışan firmalardan dış kaynak olarak satın alırlar. Dolayısıyla sizin için bu alanda iki ayrı fırsat bulunuyor. Şirketlerin risk yönetimi departmanında görev alabileceğiniz gibi bunu firmalara danışmanlık hizmeti olarak da sunabilirsiniz. Bunun için, üç aşamalı risk yönetimi sürecinin üçüne de tam olarak hakim olmanız gerekmekte. Bu da firmayı çok iyi tanımaktan geçiyor. Vizyonunu bildiğiniz bir firmaya daha gerçekçi hedefler belirleyebilir, tespit ve değerlendirmelerinizi de bu doğrultuda maksimum verimle yapabilirsiniz.

Peki konuyla ilgili bölümlerde okuyanlar, kendilerini yetiştirmeye nereden başlamalı? İlk olarak ekonomi ve finansal yönetim tarafında kendisini yetiştirmesi gerekiyor. Bu noktada konuyla ilgili her bölümün kendi içinde ayrı avantajları bulunmakta. İİBF bölümleri sunum tarafında biraz daha iyiyken İstatistik ve Matematik gibi bölümlerde de analiz ve gözlem gücü daha iyi olabiliyor. Dolayısıyla bunları bir temel olarak görüp hepiniz onun üzerine çeşitli birikimler inşa edebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kişinin nasıl bir yapıda olduğu. Çünkü meslek itibariyle sizden şirketin mali kontrollerini sağlamanız bekleniyor ve vereceğiniz kararla şirketin milyon dolarlık fırsatı tepmesine ya da büyük bir doğal riski göremeden şirketin fazlasıyla zarar etmesine neden olabilirsiniz. Bu noktada risk yönetimi üzerine çalışmayı düşünen kişilerin karar alma yeteneğini geliştirmiş, kriz anlarını yönetebilen kişiler olması fazlasıyla önemli .

%d blogcu bunu beğendi: