KİŞİSEL GELİŞİM

Geleceğin Konuları: Sosyal Yaşam İçin Evrensel Temel Gelir

Tam olarak hissedilmese de aslında insanlık tarihinin en kilit dönemlerinden birindeyiz. Evet, daha önce pek çok dönüm noktası oldu. Tarım devrimi ile birlikte yerleşik düzene geçildi, paranın bulunmasıyla düzenli ticaret oluştu, sanayi devrimiyle emek gücünün yerini daha çok makine gücü aldı fakat şu anda çok daha büyük bir eşiğin içerisindeyiz. Belki de bütün işlemleri insan dışı unsurlara bırakacağımız bir döneme giriyoruz. Yaşam döngüsü tamamen yazılım, makine ve cihazlar tarafından yapılırken insanlar sadece bu döngünün yöneticisi olacak. Bu durum bir günde gerçekleşmeyecek, yıllarca süren bir çalışmanın sonucu olacak fakat yaratılacak olan o dünyanın hazırlıkları şimdiden başladı bile.

Yazımızın konusu olan Evrensel Temel Gelir de oluşacak o dünyanın problemlerine karşı üretilen çözümlerden birisi. Öncelikle problemin kendisini ele alalım. Yeni dünya düzeninde insanlar döngülerin yöneticisi olurken pek çok insan işsiz kalacak. İşsiz kalanlar sadece mavi yakalılar değil beyaz yakalılar da olacak. Muhasebe programlarını ele alalım. 20 yıl önce neredeyse hiç muhasebe programı yoktu ve muhasebeciler her şeyi elle yazmak zorundaydı. Şu anda programlar pek çok işi hallederken kendileri direktör konumunda. Bunu insan kaynaklarından finansa kadar pek çok sektöre uyarlayabiliriz. Artık o direktörlere de gerek kalmayacak, sadece sistemin yöneticileri işlemleri idare edecek. Aynı şekilde çeviriler de büyük oranda sistemler tarafından yapılacak. Bütün sistemin başında yer alacak olan birkaç kişi, sadece mevcut yazılımsal güncellemelerden sorumlu olacak.

Böyle bir dünyada insanlar ekonomik geçimlerini nasıl sağlayacak? Oluşabilecek kaos ortamına karşı hangi önlemler alınacak? Evrensel Temel Gelir bu önlemlerin başlıca örneklerinden birisi. Elon Musk ve Sam Altman başta olmak üzere pek çok girişimcinin savunduğu bu proje, herkese yaşam hakkından dolayı minimum bir ücret ödenmesi gerektiğini savunuyor. Böylece insanlar ekonomik şartlardan dolayı çalışmak zorunda kalmayacak; herkes zamanını okumaya, düşünmeye, fikir tartışmaya ayırabilecek. Çalışan sınırlı sayıda insan ise maddi gelir olarak genel kitleden çok daha yukarıda olacak. Burada soru işareti olan birkaç nokta bulunuyor. İlk olarak, evrensel temel geliri bir fon olarak düşünürsek, bu fonu kim destekleyecek? Böyle bir şeyi neden yapacak? Bu fon desteğinin kendilerine ne gibi artıları olacak?

Evrensel Temel Gelir teorisinin bu sorulara cevabı ise şu şekilde: Bu fon, şirketler ve devletler tarafından desteklenecek. Şirketlerin giderleri şimdiye göre çok daha azalacak. Personel maliyeti, diğer çeşitli sabit maliyetler, satış ortamına bağlı olarak fiziksel dükkan maliyetleri.. Tüm bunlardan elde edeceği kârın bedeli olarak da fon desteği sunacak. Devletler ise işsizlikten dolayı oluşabilecek olası kaos ortamlarını engellemek için bu fona kaynak ayıracak. Teori kağıt üzerinde işlevsel gözükse de uygulamaya dair soru işaretleri devam ediyor. Ayrıca hangi sektörde ne gibi değişiklikler olacağı da tam olarak bilinemediği için teorinin gelişiminde bazı noktalar tam olarak kestirilemiyor. Yine de geleceğe dair heyecanlandırıcı projelerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Konuyla ilgili yapacağınız araştırmaların yanı sıra akademik olarak da bu teori üzerine çeşitli çalışmalar yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: