google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

Doğru Zamanda Doğru Yerde Olmak

Başarıyla ilgili izlediğiniz programlar ya da okuduğunuz kitaplarda hep çok çalışmanın öneminden bahsedilir. Çok çalışmak elbette önemlidir fakat başarı için daha önemli olan, doğru zamanda doğru yerde olmaktır. Bunu öngörebilmek aslında biraz da çalışmayla ilgili fakat tek başına yeterli değil. Çalışmayı bütüncül bir bakış açısıyla sentezlemeniz gerekiyor. Aksi takdirde geliştirdiğiniz projeler, sunduğunuz fikirler ya da yaptığınız diğer işler amacına ulaşmayacaktır. Bununla ilgili bir örnek paylaşmak gerekirse:

Yukarıdaki görsel 2002 yılına ait. Microsoft o dönemde ilk tablet bilgisayarı geliştirmişti. Bu ürünü ilk kez üreten firma olmayı çok önemseyen Bill Gates, kısa testlerin ardından direkt ürünü lanse etmeye karar verdi. O dönemde bu fikir tutmadı ve Microsoft bu üründen beklediğini bulamadı. Bunun sebebi ürünün kullanışsız ya da hatalı olması değildi. Ürünlerin teknik özellikleri yeterliydi fakat buna rağmen istenilen başarı sağlanamadı. Microsoft doğru zamanda doğru yerde değildi. Dizüstü bilgisayarlar henüz yeni yeni yayılıyordu ve bunun bir üst seviyesi için henüz vakit gerekiyordu. Ayrıca insanlar bir üst seviyeye geçmek için öncelikle onun bir alt seviyesini tecrübe etmeliydiler. Tarihler 2010’u gösterdiğinde Steve Jobs ilk iPad’i tanıttı. Artık insanlar dizüstü bilgisayarın üstüne akıllı telefonları da benimsemeye başlamıştı. Bu zincirin son halkası olarak tablet bilgisayarları da benimseyebilirlerdi. Kitlenin gösterdiği ilgi ve pek çok markanın bu pazara girmesiyle Jobs’ın bakış açısının haklılığını kanıtlamış oldu.
Doğru zamanda doğru yerde olmakla ilgili bir başka örnek ise şu şekilde:

Yukarıdaki fotoğraf Türkiye-Sırbistan mücadelesinden. 2010 Dünya Şampiyonası Yarı Final mücadelesi olarak İstanbul’da oynanan maçın son saniyeleri. Sırbistan 82-81 önde ve son topu Türkiye kullanıyor. Tanjevic çizdiği tahtada topu Hidayet Türkoğlu’nun kullanmasını istemişti. Hidayet topu alıp giderken Kerem Tunçeri de olası bir top kaybında hücumu devam ettirmek için üçlük çizgisinin hemen gerisine koşu yaptı. Tam o anda rakibin yaptığı hamleyle Hidayet Türkoğlu topu elinden düşürüyordu ki o anda Kerem Tunçeri topu aldı ve potaya doğru süzülüp turnikeye bıraktı. Bu basketle birlikte Türkiye maçtan 83-82 galip ayrılıp finale yükselmişti. Burada işin %80’i Kerem Tunçeri’nin doğru zamanda doğru yerde olmasıyla ilgili. Eğer saliselik farkla geride kalsaydı top Sırbistan’da kalacaktı. O anda orada olmasının %20’lik payı ise şans. Bunu özellikle belirtmek istiyoruz çünkü siz doğru zamanda doğru yerde olduğunuzda şans faktörünü de yanınıza alıyorsunuz, o anda başarıya ulaşmanız için kader size sunabileceği tüm imkanları sunuyor. Bu da tamamen tecrübeyle ilgili. Bill Gates çok başarılı bir iş adamı olsa da daha önce böyle bir vaka örneği görmemişti, yanlış zaman seçimini kullandı. Kerem Tunçeri ise bu gibi pozisyonların benzerini ya da aynısını pek çok kez yaşamıştı ve olabilecek tüm ihtimalleri kafasında kurgulayabiliyordu. Birisinin başarılı diğerinin başarısız olmasının altında yatan sebep de bununla ilgili. Siz de yaptığınız işlerde ya da hayatınızda diğer kısımlarda başarıya ulaşmak istiyorsanız doğru zamanda doğru yerde olma alışkanlığını edinmek zorundasınız. Bunun için de bolca tecrübe yaşamanız, konfor alanınızı terk etmeniz ve hayatın getireceği bütün durumlara karşı hazır olmanız gerekiyor.

%d blogcu bunu beğendi: