google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
KİŞİSEL GELİŞİM

Hayal ve Hedef Arasındaki Fark

Günlük hayatımızda bu iki kavramın ayrımına çok odaklanmayabiliriz fakat önümüzde bir yol haritası belirlememiz ve o yol haritasındaki noktalara ulaşmamız için hayal ile hedef arasındaki farkı ayırt etmemiz gerekiyor. Bu kavramları aslında misyon-vizyon ayrımı için de yapabiliriz. Nasıl ki misyon ile vizyon arasında ayrım yapamayan bir şirket önündeki süreçte bocalamalar yaşarsa, hedefi ile hayali arasındaki farkı ortaya koyamayan bireyler de hayatlarının çeşitli dönemlerinde bocalamalar yaşar.

Peki, bu ikisi arasındaki ayrım nelerden kaynaklanmaktadır? Hayal, uzun vadeli olarak yapacağınız şeylerdir çünkü kısa vadede mümkün değildir. Onlar sizin için karanlık gecelerde yol gösteren yıldızlardır. Hedefler ise o hayallere ulaştıran kilometre taşlarıdır. Örneğin, bir öğrenci için Nobel almak hayaldir fakat hedef değildir. Bu yolda yapması gerekenler vardır ve umutsuzluğa, motivasyon kaybına uğradığı anlarda onu yönlendiren hayalinin parlatmış olduğu yıldızdır, Nobel’in açtığı yoldur. Hayali öğrenmek ilk aşama olmalı çünkü nereye gideceğinizi bilmeden yol haritasını belirleyemezsiniz. Çok iyi bir dansçı olmayı da isteyebilirsiniz, Time dergisine kapak olacak bir iş insanı olmayı da..

Bunların önemi şudur: İdealist yanınız bazen sekteye uğrayabilir, yapamayacağınızı düşündüğünüz durumlarla karşılaşabilirsiniz. İşte böyle anlarda bunlara ihtiyacınız olacak. Şimdi gelelim hedef kısmına. Hedeflerinizde her zaman sonraki bir ya da birkaç adımı düşünün fakat sonrasına çok fazla odaklanmayın. Çünkü insan beyni aynı anda çok fazla şeyi kaldıramayabiliyor. Yani eğer bir girişim kuruyorsanız bununla ilgili ilk aşama planınız onun birkaç hamlesini ilerletmek olmalı. Bunu söyleme nedenimiz dar görüşlülüğü savunmak değil elbette, insan ilk başladığı şeylerde neyin ne olacağını bilemez, bu konu hedeflerde de böyledir. Bir üniversite öğrencisini ele alalım. Bu öğrencinin önündeki 10 yılı kapsayacak planlar yapması yerine adım adım ilerlemesi çok daha iyi sonuçlar sağlayacaktır çünkü hayatın neler getireceğini, fırsatların nelerden doğacağını bilmek o yaşlarda çok mümkün olmaz.
Burada gereken şey, tutkuların keşfedilmesi ve onun için bir şeyler yapılması. Gerisi zaten bir şekilde gelecek ve noktalar bir süre sonra kesişmeye başlayacaktır. Diğer türlü belli şeylere takılıp, sadece uzun vadeli hedeflerinin peşinden gitmek maalesef fırsatların kaçmasına neden olacaktır.

%d blogcu bunu beğendi: