google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
PSİKOLOJİ

Giderek Yayılan Nefret Kültürü

Büyük şehirlerde yaşıyorsanız sokağa çıktığınızda çevrenizdeki insanların eskiye göre daha farklı olduğunu muhtemelen hissediyorsunuzdur. Daha agresif, daha sabırsız, daha telaşlı.. Bu durum, toplumun sürdürülebilir olarak bu şekilde ilerleyemeyeceğini gösteriyor. Dolayısıyla, bu toplumun bir bireyi olarak siz de sorunun tespiti ve çözümünde yer almalısınız. Neden herkes bu kadar gergin bir hale geldi? Bireysel problemler bazı noktalarda geçerli sebep olabilir fakat büyük resme bakıldığında bunun ötesinde toplumsal problemler olduğunu görebiliyoruz. Bu aslında sadece sokakta değil, sosyal medyada da karşımıza çıkmakta. Devamlı olarak birilerinin linç edilmesi ve iyi niyetli yapılan çalışmaların bile aşırı olumsuz tepkiler alması, buna artık bir çözüm bulunması gerektiğine işaret ediyor.

Bu konuda birkaç problem eşit derecede ön plana çıkıyor fakat bunları gerçek hayat ve sosyal medya olarak ikiye ayırmalıyız. Gerçek hayattaki genel problemler: Maddiyat, şehirlerin kalabalıklığı ve iletişim eksikliği. Maddiyattan kaynaklı problemler, insanları genel anlamda huzursuz ve tedirgin ediyor. Bu nedenle bir toplu taşıma aracına bindiğinizde gülen insanları pek göremiyorsunuz. Çünkü pek çok kişinin kafasında o an maddi çözümler bulunuyor. Şehirlerin kalabalıklığı ise, insanların deşarj olmalarını engelliyor. Özellikle İstanbul örneğinden hareket edecek olursak, “şurada sakin bir deniz havası alayım” diyebileceğiniz bir köşe bulunmuyor. Aynı şekilde neredeyse bütün toplu taşıma araçlarında mevcut kapasitenin iki katı insan taşınıyor. Bu da insanların motive olmasını ya da pozitif kalmasını zorlaştıran bir başka unsur. İletişim eksikliği ise pek çok var olan problemi daha ileriye götürüyor. Burada da bir trafik kazasını ele alabiliriz. O anda tutanak tutup gerekenlerin yapılmasını sağlamak varken iki taraf arasında sağlam diyalog kurulamadığı için kazaların neredeyse hepsinde şiddet olayları meydana geliyor. Ya da hastane gibi çeşitli kurumlarda ufak konular düzgün bir anlatımla çözülebilecekken bir anda kaos ortamına neden oluyor. ,

Sosyal medya tarafında ise biraz daha farklı nedenlerden kaynaklı gelişen bir nefret kültürü var. Bunun sebebi, ağırlıklı olarak karşı tarafın kendisinden farklı düşünmesi. Bu konuda maalesef bir farkındalık oluşturulamamış durumda ve biraz da dijitalde olmanın rahatlığıyla saldırı niteliğinde cümleler kurulmakta. Bunların çözümü ise, çözüm odaklı kişilerin sakin kalıp toplumun genel faydasını düşünmesinde yatıyor. Ayrıca mevcut işlerin dışında bir şeyler yapmak ve farklı habitatlar yaratmak da sizin elinizde. Ülkenin çeşitli yerlerinde farklı alanlarda merkez alanların (hub) oluşturulması ve mevcut akışın dışındaki işlerde istihdam sağlanması, bu nefretin önemli bir kısmını azaltacaktır. Bir diğer önemli nokta ise, empati ve iletişim becerilerinizle çevrenize auranızı yaydığınızda onların da sizinle aynı enerjiye sahip olacağını görebilirsiniz. Bireylerden başlayan bu olumlu enerji, kitlelerin katılmasıyla birlikte tekrardan toplumun bütününe yansıyacaktır. Tıpkı olumsuz enerjinin büyüyüp bugünkü nefret ateşini yakması gibi.. Sizlerin yeni jenerasyon olarak bunun öncülüğünü üstlenmesi ve en azından bireysel olarak üzerine düşeni yapması şart çünkü bu şekilde bir toplum yapısı maaalesef pek sürdürülebilir değil.

%d blogcu bunu beğendi: