PSİKOLOJİ

Daniel Tammet ve Otizmin Dahiliğe Etkisi

Yaklaşık 10 dil bilen –bunlardan en zoru olan İzlandaca’yı bile bir haftada öğrenerek- ve çok küçük yaşlardan itibaren çok büyük rakamlardaki sayıları bile hesaplayabilen Daniel Tammet, bir dönem dünyanın en çok konuştuğu figürlerden birisiydi. Özellikle de 2004 yılında Oxford’da Pi sayısını 6 saate yakın bir sürenin sonunda 22.500 rakamla söyleyebilmesi onu dünya çapında tanınır hale getirdi. Günümüzde ise yazar ve konuşmacı olarak hayatına devam etmekte. Gerek ülkemizdeki gerekse yabancı medyada kendisiyle ilgili çıkan haberlere bakarsak “otizme rağmen” dahi olan bir isim Tammet. Peki gerçekten öyle mi? Otizme rağmen mi dahi oldu, yoksa otizm sayesinde mi?

Aslında ikisi de tam olarak değil. Otizm, Tammer üzerinde bir etki yarattı fakat bu dahi olması için değildi. Bu etki, bazı konulara herkesten daha iyi odaklanması şeklindeydi. Pi sayısının 22.500 rakamını söyleyip bu konuda rekor kırması da bunun eseriydi. Bu odaklanmanın sebebi; otizmlilerin her yetkinliğini eşit olarak kullanamaması. Örneğin, bir konserde olmak genç yaştaki hemen herkes için keyif verici iken otizmli genç o gürültü ortamından kaçarak uzaklaşmak isteyebilir. Aynı şekilde, bir arkadaşınızla konuşurken neleri söyleyip neleri söylememeniz gerektiğini az çok bilirsiniz. Otizmli bir birey ise her şeyi anlatabilir, bunun sebebi bir şeyleri gizlemeye yönelik oto-kontrolünün zayıf olmasından kaynaklı. Bu durumların geçerli olmadığı örnekler verilebilir çünkü bu çıkarımların tamamı henüz nesnel verilere dayandırılmış değil. Aslında otizmle ilgili tartışmalar da bununla ilgili. Otizm gerçekten tedavi edilmesi gereken bir hastalık mı, yoksa keşfedilmesi gereken bir farklılık mı? Daniel Tammet’in dil öğrenme ve matematikteki uzmanlığına bakarsak ikincisi fakat öte yandan kendisi plaja gitmek gibi keyif verici ve basit aktiviteleri bile yapamamakta. Bunun sebebi ise, plaja gittiğinde gördüğü her çakıl taşını saymak zorunda hissetmesi.

Daha önceki içeriklerimizde de yer alan “nöroçeşitlilik” çalışması bu konudaki çözüm önerilerinden birisi. Bu kapsamda; önümüzdeki yıllarda otizmli bireylerin uzmanlık alanlarını keşfetmelerinde rehberlik edecek uzmanların olacağı öngörülüyor. Çevreyle etkili iletişim ya da çeşitli takıntılardan vazgeçme gibi durumlar içinse aynı uzmanlar görev alabilir ya da farklı bir uzmanlık gerektirebilir. Bu da önümüzdeki yıllarda yapılan çalışmalara bağlı olarak şekillenecek. Dolayısıyla şu anda çalışmaların henüz emekleme aşamasında olduğunu ve Psikoloji, PDR, Çocuk Gelişimi gibi bölümler için bu alanda önemli bir kariyer imkanının bulunduğunu söyleyebiliriz.

%d blogcu bunu beğendi: