google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
KİŞİSEL GELİŞİM

Başarı İçin Nedeniniz Olmalı

Hayatta başarılı olduğunu düşündüğünüz insanlara şöyle bir bakın, hepsinin bu doğrultuda bir şeyleri başarmak için güçlü isteklerinin olduğunu göreceksiniz. Bu konuda ünlü yazar Malcolm Gladwell, Çizginin Dışındakiler adlı kitabında “Başarı için 10.000 saat” kuralından bahseder. The Beatles’ın Hamburg’daki publarda başlayan müzik kariyerinde grup üyeleri günde 16-17 saat çalışmış, farklı şarkılar söyleme gerekliliğinden dolayı sürekli yeni şarkılar üretmek zorunda kalmışlardır. Aynı şekilde Bill Gates, ortağı Paul Allen ile birlikte Microsoft’u kurmadan önce henüz 13-14 yaşında programlama ile tanışmış ve onlarca yıl zaman geçirdikten sonra anca globalde adını duyurmaya başlamıştır.

Yukarıda örnek verdiğimiz isimler ilk aşamada bugünkü konumlarını tahmin edememiş olabilirler doğal olarak. Bununla beraber, yine de başlangıçta içlerinde bir tutku vardı. The Beatles üyeleri için müziğin, Microsoft’un kurucuları Bill Gates ve Paul Allen içinse bilgisayarın ifade ettiği anlam çok daha farklıydı. Onlar alanlarında başarılı olmaya başladıkça hep en yukarılarda olmak için çaba gösterdiler. Haliyle bir şeyleri başarmak için nedenleri buydu: En iyi olmak. Bu neden herkes için geçerli olmak zorunda değil. Kimisi para kazanmak için başarılı olmak ister, kimisi egosunu tatmin edebilmek için başarıya ulaşmaya çalışır, kimisi kendisini markalaştırma arzusundadır.. Milyarlarca insanın yaşadığı dünyada elbette çok sayıda farklı motivasyon kaynağı olması normal. Önemli olan bunların geçici olmaması ve bu süreçte belli ilkelerinizi belirlemeniz. Sadece çok para kazanmak isteyen birisi bir süre sonra bunu kolay yoldan elde etmek isteyecektir ve çok çalışması gereken konudan vazgeçecek ya da o konuda motivasyonu düşecektir.

Bu nedenle kendinize nedenler belirlerken önce neyi istediğinizi baz alın. Hangi konuda tutkulu olduğunuzu öğrenmeye çalışın. Çünkü tutkunuzun olmadığı bir konuda sadece para için -pek çok kez gece gündüz- çalışmanız pek mümkün değil. Şöyle düşünün; pek çok insan oyun başında saatlerini geçiriyor ve bundan şikayetçi değiller, bunu kendi istekleriyle yapıyorlar. Sizi başarıya taşıyacak iş de böyle olmalı. (Eğer oyunlarla çok iç içeyseniz onlar üzerinden de böyle bir iş yapılabilir tabi.) Gerektiğinde saatlerinizi onun için harcamalısınız fakat bu size bir eziyet değil tutku olarak yansımalı. Yıllık izinlerin ya da hafta sonu izninin değil, projenizin size getireceği başarıların yolunu gözlemelisiniz. Özellikle yeni neslin artık günde 10 saat ofis ortamında standart işleri yapması pek mümkün değil. Bu doğrultuda kendi tutkunuzu keşfedip onun peşinde koşmanız fazlasıyla değerli.

%d blogcu bunu beğendi: