google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
HOBİLER KİŞİSEL GELİŞİM

Mizah Anlayışını Yitiren Toplum

Sarkazm, kişisel olarak en sevdiğim kavramlardan birisi. Tam karşılayan bir Türkçe kelime olmadığı için orijinalini kullanmak durumundaydım, tanımını ise şöyle yapabiliriz; kinaye ve alay gibi unsurları kullanarak yapılan mizah anlayışının bütünü. Kendimden yaşça büyüklerle konuştuğumda ya da eski dönemlere dair araştırmalar yaptığımda anlıyorum ki aslında bu alışkanlık ülkemizde de fazlasıyla yaygınmış. “Mış” diyorum çünkü maalesef şu anda bu anlayışı yitirmiş durumdayız. Sanki ansızın bir şey olmuş ve insanlar ya gereğinden fazla ciddi ya da laçka boyuta evrilmişler gibi.

Bu konuda birkaç örnek vererek gelinen noktayı anlatmak mümkün. Örneğin, mevcut komedi filmlerine baktığınızda hiçbirisi Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul ekolünün tadını veremiyor çünkü durum komedisi yapılamıyor. Bunun sebebi, hicvedilen durumdaki kişilerin linç etme riski. Bu da mevcut komedi filmlerini karakter komedisine yönlendiriyor. Sonrasında da insana dokunmayan yapımların çıktığını görüyoruz. Eski komedi filmlerindeki tadı almamız için ihtiyacımız olan şey, herkesin sarkastikliği tekrardan benimsemesi. Kendi yaşadığımız durumlarla ilgili hiciv yapılmasına ya da başka birilerinin karşılaştığı olaylarla ilgili –elbette iyi niyeti koruyarak- mizah yapabilmeye olumlu yaklaşmamız gerekiyor. Nitekim genel kanıya göre Cem Yılmaz’ın ülkemizdeki en iyi komedyen olmasının en önemli sebeplerinden biri de, bu durumu çok başarılı bir şekilde uygulayabilmesi. Sembolleşen işlerinden olan Fundamentals’da bunu gözlemleyebilirsiniz.

Konuyla ilgili bir başka örnek için derbi maçlarından sonraki ortamı söyleyebilirim. Kazanan takımın taraftarı sanki bir zafer kazanmış edasıyla konuşurken, kaybeden takımın taraftarı da onun gereksiz ezikliğini yaşayıp rakip takımın eskideki başarısızlıklarına atıf yapmakta. Oysa ki bu da böyle değildi. Bu ülkede insanlar derbileri hep birbirleriyle takılmak ve gülmek için kullanırlardı. İnsanlar takımlarını yine çok severdi fakat neticede bunun bir eğlence içeriği olduğunu bilirlerdi.Bu durumun oluşmasında pek çok önemli faktör olabilir fakat ben en önemlisinin sosyal medya kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Evet, sosyal medya pek çok iş olanağı sağladı, bu vurguyu içeriklerimizin genelinde de görebilirsiniz fakat maalesef biz toplum olarak sosyal medyayı yanlış konumlandırdık. Instagram’ı bir albüm değil vitrin olarak gördük ve bu da bizi sürekli kusursuz olmamız gerektiği düşüncesine yönlendirdi. Bu nedenle de eksikliklerimizi dile getirmek istemiyor, onları yok sayıyoruz. Bu durum bizi ileriye götüremeyeceği gibi, hayatımızın genelinde de maalesef vasata alıştıracaktır. İyi niyetinizi ve hedeflerinizi koruduğunuz sürece kusurlarınızın olması size problem yaratmaz, bunlardan yola çıkıp kaliteli mizah üretmekse çevrenizdekilerin sizi örnek almasını sağlar.

%d blogcu bunu beğendi: