google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
KİŞİSEL GELİŞİM

Hayatı Deneyimlerle Öğrenin #2 – Lisedeyken Semt Pazarlarında Dönercilik Yapmak

Ergenlik döneminin başlarından beri ailem tarafından hep şu düşünceyle yetiştirilmiştim: “Senin temel ihtiyaçlarını karşılamak bizim zaten görevimiz, ayrıca seni her şeyden çok seviyoruz fakat senin her isteğini karşılayamayız. Daha fazlasını istiyorsan bunu kendin başarmalısın. Tehlike yaşamadığın sürece her şeyi denemek ve keşfetmekte özgürsün. Hayatı öğren ve kendi potansiyelini görüp tutkularının peşinden koş.”

Bu düşünce beni hep farklı şeyleri aramaya itmişti. Çalışmak da bu süreçte en önemli öğreticilerden birisi oldu. Yaklaşık 3 yıl boyunca okul çıkışında semt pazarlarına gidip tavuk döner sattım ve pek çok açıdan beni birkaç seviye yukarıya taşıdığını fark ettim. Elbette bu kadarını o an için düşünemiyordum, sadece harçlığıma odaklanmıştım. Sonraki yıllarda noktalar birleşince neler biriktirdiğimi daha iyi anladım. İlk olarak para yönetebilmeyi öğrenmiştim. Bunda elbette ustamın da payı olmuştu. “Ne pinti ne de savurgan olacaksın. Önceliği kendine ve yatırım yapmaya ver fakat bazen en yakınlarını ve durumu olmayanları da düşün. Böylece sen yükseldikçe çevrendekilerin başarından mutlu olduklarını göreceksin.” düşüncesini, yaşadığı hayatla bana uygulamalı olarak göstermişti. Aradan geçen yıllara rağmen bu felsefe halen hayatımdaki en değerli bakış açılarından biridir. Bu sürecin benim adıma bir diğer kazanımı ise saygınlık ve özgüven açısından olmuştu. Komşular, hem okuyup hem de çalıştığım için sürekli olarak övüyorlardı. Pek çok kez “Gel bizim oğlanla da bir konuş, doğru dürüst derslerine çalışsa ben ona bile razıyım” demeleri ne yalan söyleyeyim içten içe mutlu olmamı sağlıyordu. Ayrıca halen sakladığım BlackBerry telefonumu, MP4 çalarımı ve dijital fotoğraf makinemi çalıştığım parayla almak kendime güvenmemi sağlamıştı.

Öte yandan, bu sürecin en önemli artısı ise kesinlikle iletişim konusunda oldu. Dönerleri gün boyu pazar esnafına satıp akşam tavuk bitmeye yakın hesapları toplamaya başlıyorduk. Ustam o sırada döner kesmeye ve satmaya devam ettiği için tek başıma ya da bir başka çalışanla birlikte esnafı tek tek dolaşır ödemeyi almaya çalışırdık. Burada en büyük problem, pazar esnafıyla normal bir iletişim kuramamaktı. Art niyetli bir esnafla hiç karşılaşmadım fakat pek çoğu (iletişimimden dolayı) ya eksik para ödüyorlar ya da ertesi gün gelmemi söylüyorlardı. Bunu fark ettikten sonra artık iletişim şeklimi değiştim ve onlardanmış gibi yapmaya başladım. Normalde bu davranışı yanlış bulsam da bazen nabza göre şerbet vermeniz gerekiyor, bunu da lisedeki iş deneyimimde öğrenmiştim. Bu stratejim sonuç vermişti ve artık beni daha yetişkin gördükleri için ödemede problem çıkarmıyorlardı. Yine problem çıkaran olursa eksik bedeli talep etmeyip o fiyata eşdeğer ürünlerinden alıyordum. Problemleri hiçbir zaman kavga etmeden -fakat uysal koyun gibi de gözükmeden- çözebilmeyi orada öğrenmiştim. Benim için şu ana kadarki en önemli vaka analizi olmuştu.

Bu olayda da gördüğünüz gibi, konfor alanınızın dışına çıkmak size her zaman bir şeyler kazandırır. Evet, bazen problem yaşayabilirsiniz. Akşamları eve geldiğimde yorgun bir şekilde ders çalışmak da benim için bir problemdi. Yine de bu bana parayla satın alamayacağım tecrübeler kazandırdı. En kötü ihtimal ne olabilirdi? Kaldıramayacağım kadar yorulabilirdim, o durumda da bırakırdım. Bu nedenle bir şeylere girişmekten, yeni şeyler denemekten çekinmeyen. “En kötü ne olur?” diye düşünün, eğer çok büyük bir kaybınız olmayacaksa yapın gitsin.

%d blogcu bunu beğendi: