google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
EĞİTİM

Eğitimin Geleceği: Uyarlanabilir Öğrenme

Eğitimdeki pek çok şeyi temelden değiştirecek olan uyarlanabilir öğrenme en özet haliyle; teknolojinin bir bütün olarak eğitimde kullanılmasına dayanan bir sistem. Bu kapsamda bulut bilişim, e-öğrenme ve SWOT analizi gibi çeşitli çalışmalar da artık öğrenciler üzerinde kullanılabilecek. Bunun önemi ise, artık öğrenciler kişiselleştirilmiş bir eğitim alabilecek. Böylece kendi potansiyelinin olduğu alanları da rahatlıkla keşfedip o doğrultuda ilerleme imkanına sahip olacak. Bu öğrenme biçiminde içeriğin nasıl olacağı henüz belli olmasa da her açıdan maksimum verimliliğe sahip bir sistem olması isteniyor, bu nedenle pek çok ayrı görüş ön plana çıkabiliyor.

Örneğin, e-öğrenme modeli avantajlara sahip olsa da uyarlanabilir öğrenme modelinde öğrencinin sadece evden kendisini geliştirmesi pek istenmiyor çünkü öte yandan sosyalleşme ihtiyacının da karşılanması gerekmekte. Bu nedenle öğrencilerin yine bir araya geleceği fakat en azından kendi yeteneklerine göre ders alacağı bir sistem oluşturulmak isteniyor. Elbette bunu yaparken öğrencilerin çocuk ve ergen psikolojileri de devreye girmekte. Bunu göz önünde bulundurmadığınızda öğrencilerin yeni eğitim modeline vereceği reaksiyonu öngörmek de zorlaşıyor.

Bu noktada bir başka problem ise, bu sistemin devlet okullarında nasıl ve hangi aşamalarla uygulanabileceği. Bunu tam olarak yapabilmek için teknolojik imkanların yanı sıra öğrenciyi ve teknolojiyi aynı anda sentezleyip istihdam edilecek rehber öğretmenlere ihtiyaç var. Bir anda gerçekleşmesini beklemek pek mümkün olmasa da aşamalı olarak yapılmasında dahi kritik konular bulunuyor. Eğitim Fakültesi mezunları bu süreçte önemli bir çalışmanın proje yöneticiliğini gerçekleştirebilir.

Henüz tam manasıyla uygulayan ülke sayısı çok az olsa da pek çok ülke uyarlanabilir öğrenme modeline geçmek için altyapı çalışmalarına başlamış durumda. Bu nedenle, Türkiye’nin dışında yurt dışında da bu model üzerine bir kariyer şekillendirebileceğinizi söyleyebiliriz. Özellikle de Singapur, Tayvan ve Güney Kore gibi Uzakdoğu ülkeleri bu konuda önemli miktarlarda yatırım yapmakta. Henüz pastanın dilimleri paylaştırılmamışken yapacağınız somut çalışmalarla kendinizi bu ülkelerde saygın noktalara getirebilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: