google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
İLİŞKİLER

İkili İlişkilerde Toleransın Sınırı

Nasıl ki insanlar artık bir işte eskisi gibi 20-25 yıl çalışmakta zorlanıyorsa, aynı şekilde evliliklerin de ömrü ciddi şekilde kısalıyor. Bu durumu bir nedene bağlamak pek doğru olmaz, mesela aldatmak ya da şiddet gibi yanlış durumlar eskiden sindirilirdi fakat öte yandan daha basit gerekçelerle boşanmak da artış gösteriyor. Bu durum aslında evliliğin çok öncesi, henüz flört evresinden itibaren başlamakta. Daha önceki aşamalarda yaşanan bazı durumlar insanın içinde ukte kalıp, daha sonraki evrelerde çeşitli damlalarla birlikte açığa çıkıyor. Bu nedenle, bir şeyleri o anda tolere etmeden önce onun sizdeki artçı sarsıntılarını kendi içinizde istişare edin. Peki, insanlar hangi durumlarda affedilmeli, hangi durumda aradaki ilişki bitirilmeli?

Gerçekçi bir çözüm sunması açısından bu soruyu genel değil, kişiselleştirilmiş olarak ele almak gerekiyor. Mesela bu hayatta sizi en çok yıpratan durumlar nelerdir? Bunu bir değil birden fazla özellikle tanımlayabilirsiniz. Kendi adıma yanıt verecek olursam, sinirli ve gergin yapıdaki birini hiçbir şekilde tolere edemem. Evet, çok aşık olabilirim ve karşımdaki insan belki de benim için ruh ikizidir fakat sinirli ve gergin yapıdaki birinin yapacağı davranışlar muhtemelen ona duyduğum hislerin ve enerjinin ötesine geçecektir. Çünkü o yapıdaki biri beni sürekli olarak gerip olaylar karşısında sağlıklı düşünmemin önünde engel olacak. İlk başta uyarıda bulunup bu problemi birlikte çözmeyi teklif etmekle birlikte eğer halen devam ediyorsa bu birlikteliği sonlandırma kararına mecbur kalabilirim. Çünkü ilişkiler –aynı kişi olmamızı gerektirmese de- aynı rotaya bakabilmeye bağlıdır. Fedakarlıklar, sizin hayatınızı etkilemediği sürece karşı taraf için bir şeyler yapmanızı gerektirir. Bu nedenle, çok bariz şekilde hassas olduğunuz konular varsa ilişki yaşadığınız insana bunları söyleyip birlikte tartışabilmeniz önemli. Aksi takdirde daha sonraki evrelerde çeşitli problemler de eklenecek ve sanki ufak nedenlerden dolayı ayrılmışsınız gibi hissedeceksiniz.

Kişisel düşüncelere dayalı toleranslardan sonra şimdi de en kilit tolerans konularından biri olan yalana gelelim. Kimse yalan söylemeyi ve dedikodu yapmayı sevdiğini söylemese de bu ikisi herkesin hayatının bir parçası. Öte yandan, karşı tarafı tolere etmenizi belirleyecek olan durum ise yalanı nasıl bir şekilde kullandığı. Eğer bu yalanların (size ya da çevresinde herhangi birilerine karşı) uzun vadede ilişkinize zarar vereceğini düşünüyorsanız ilk başta normal bir iletişim biçimiyle bunu belirtin. Halen devam ediyorsa o noktadan sonra tolere etmek sadece size zarar verecektir. Aynı şekilde yanlış bir cümle kurmak ya da ufak ama kalbinizi kırmaya yetecek davranışlar gösterdiğinde de karşı tarafın affedilme isteğini tam olarak görüyorsanız bir kere geçerli olmak üzere tolere etme hakkını kullanabilirsiniz. Bu problemler yaşanmaya devam ediyorsa açıkçası karşı tarafın ilişkiye verdiği önem de sorgulanma noktasına gelecektir, o aşamadan sonra her tolere edişinizde kendinize ve aranızdaki iletişime zarar veriyor olacaksınız.

%d blogcu bunu beğendi: