İLİŞKİLER

İkili İlişkilerde Değer Verdiğinizi Hissettirmenin 4 Yolu

1) Etkin Dinleme Yapmak: Sevgililik sürecindeki en kritik süreçlerden biri, tarafların her ikisinin de birbirini etkin şekilde dinleyebilmesi. Bunu aşan çiftler diğer engeller karşısında daha güçlü olabiliyorlar çünkü etkin dinlemek iki taraf arasında bir bağ oluşturduğu için o iplerin kopması kolay durumlarda pek mümkün olmuyor. Bu nedenle ikili ilişkilerde hep karşınızdakinin söylediklerine değer veren biri olun, keza anlattığı şeylerin çoğunu sadece size söylediği için sizin de buna asgari düzeyde de olsa ilgi göstermenizi bekliyor. Bu sözlü talebe karşılık vererek ilişkiniz açısından sağlam temeller atabilirsiniz.

2) İkinize Ait Anılar Biriktirmek: Sevgililik sürecinin en değerli parçalarından biri de, sadece ilişkiyi yaşayan iki tarafın anlayacağı anılar biriktirmektir. Bu anılar, aranızda problem yaşandığında tekrar bir araya gelmenizde de önemli rol oynar, çünkü ikiniz arasında gözle görülemeyen bir enerji oluşturmaktadır. Bu nedenle hem karşınızdakine hem de ilişkinize değer verdiğinizi göstermek için ortak anılar biriktirmeye çalışın. Bu bazen bir şiir de olabilir, bazen en fazla vakit geçirdiğiniz mekan da.. Bu ögelerin sizin için ilişkinize dair temel parçalar olduğunu hissettirmeniz karşı tarafın da hem size hem de ilişkiye daha fazla aidiyet hissetmesini sağlayacaktır.

3) Kişiselleştirilmiş Hediyeler: Hediye alıp vermek çok keyifli olsa da bunu keyifli olmaktan özel olmaya götürebilecek olan yine sizsiniz. Aldığınız herhangi bir hediye karşınızdakini mutlu ederken, kişiselleştirilmiş bir hediye almak değerli ve özel hissettirir. Bu nedenle hediye konularında çoğu zaman maddiyatla değer hissettirmek ters orantılıdır. Değerli ve özel hissettirecek hediyeyi nasıl seçebileceğinizin formülü ise yukarıdaki maddede yatıyor. Biriktirdiğiniz ikinize has anılar, kişiselleştirilmiş hediye seçerken (ya da onu kendiniz geliştirirken) size yardımcı olacaktır.

4) Bazı Noktalarda Ödün Vermek: Prensiplerle yaşamak iyidir fakat ikili ilişkilerde bazen bunu esnetmek gerekir. Tabi burada “denge” kavramı büyük önem kazanıyor. Ödün verirken kendinizi tamamen değiştirmekten bahsedemeyiz, bu durumda karşı tarafın sizi sevme nedeni de yitip gidecektir. Burada kast edilen, karşı tarafın mutlu olacağını gördüğünüz durumlarda nadiren de olsa kendi önceliklerinizi sonraya atıp onun mutluluğunu ön plana almak. Bunu sürekli yaparsanız ödün vermenizin kıymeti azalacaktır, tıpkı su-elmas örneğindeki gibi. Dolayısıyla tadında yaşamak gerekiyor. Böylece karşı taraf da değerli olduğunu hissedecektir.

%d blogcu bunu beğendi: