google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Çalışma Ekonomisi Endüstri Mühendisliği MÜHENDİSLİK İşletme İİBF

Girişimcilikte Fikir Değil Çalışmak Önemli

Üniversitede gittiğim girişimcilik etkinliklerinde en sık gördüğüm durum, insanların girişim fikirlerini paylaşmak istememeleri oldu. Bunun sebebini ise “çalınma riski” olarak tanımlamışlardı. Daha enteresan olanı ise, aradan yıllar geçmesine rağmen bu düşünceyi benimseyen insanların olması. Öncelikle şunu belirtmeliyim sevgili okuyucular: Tek başına iş fikrinin hiçbir önemi yok. Onu somutlaştırmadan, üzerine yüzlerce saat harcamadan fikrinizi kimse umursamayacaktır. Bu nedenle girişimcilik ya da danışmanlık kariyeri planlıyorsanız merkezinize fikirleri değil çalışmayı almalısınız.

Fikirleri paylaşma konusunda ısrarlı olmamın nedeni ise, tek başınıza onu geliştirmekte problem yaşama olasılığınız. Özellikle de genç yaşlarda bir proje geliştiriyorsanız görmediğiniz noktalar olacak. Bu noktaların bir kısmını yoldayken deneme-yanılma mantığıyla çözebilirsiniz fakat belli şeyleri insanlardan geri dönüşler alarak başlangıç evresinde bitirmeniz gerekiyor. Muhtemelen bu geri dönüşleri aldığınız insanların hiçbirisi “bu fikir çok iyiymiş ya, hadi ben çalayım da kendim geliştireyim” demeyecektir. Bunu söylemiş olsa bile sizin kadar çalışmazsa elindeki fikir hiçbir işe yaramaz. Bunu şöyle de düşünebilirsiniz; elinizde bir define haritası var ve bilmediğiniz bir dille yazılmış. Bunu çözmek için o dili bilen insanlardan yardım istemelisiniz. Eğer ellerinde defineyi bulmak için sizinki gibi ekipmanlar yoksa define haritasınıı okumalarından endişe etmenize gerek yok. Söyledikleriyle size yardımcı olduklarını ve bunun için minnet duyduğunuzu söylemeniz onlar için yeterli olacaktır.

Öte yandan, sizin çekindiğiniz anlamda “fikir çalmak” bir noktadan sonra gerçekleşiyor, burada hakkınızı teslim etmeliyiz fakat bu öyle hiçbir şey yapılmamışken yaşanan bir durum değil. Bir şeyler üretmeye başlayıp iyi gelirler elde ettiğinizde siz istemeseniz de birileri sizi incelemeye başlayacaktır. Ya sektörünüzdeki büyük firmalar gelip sizinle iş ortaklığı yapmaya çalışacak ya da birileri sizin iş modelinizi kopyalayıp kendi işi olarak sürdürecek. Bu problemin önüne fikrinizi koruyarak geçemezsiniz, çünkü başarılı olduğunuzda bu zaten bir şekilde yaşanacak. Snapchat’in geliştirdiği hikaye özelliğinin artık her yerde kullanılması ve çevremizdeki her yerde lokmacı açılması bunun bariz örneklerinden biri. Bu nedenle, fikre değil onun üzerine çalışmaya odaklanın ve bir şeyler geliştirdikçe çevrenizde kaliteli bulduğunuz insanlarla bu yaptıklarınızı tartışın. Eğer bu döngüyü düzenli bir hale getirirseniz önemli dönüşler almaya başladığınızı göreceksiniz.

NOT: Eğer söz konusu olan fikir, bilimsel altyapısı olan deneyleri ve bulguları içeriyorsa elbette gizlilik payı bulunmalıdır. Yazıda kast edilen, herkesin aklına gelebilecek olan iş yapma düşünceleridir. Bu gibi durumlarda fikirler hiçbir şekilde koruma altına alınamaz, yapılacak olan şey ilerleyen aşamalarda marka tescili ve marka patenti yaptırarak fikri geliştiren markanızı korumaktır.

%d blogcu bunu beğendi: