google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Sinema İNCELEMELER

Film İncelemeleri: İçimdeki Yangın

Aslında filmlere çok fazla gerçeklik katan biri değilimdir. Eğer biyografi filmiyse eserin konu aldığı kişinin hayatını incelerim, onun dışında bir filmin benim için misyonu, estetik unsurları içermekten ibarettir fakat bunun her zaman böyle olmayacağını Denis Villeneuve en güzel şekilde göstermekte. Tema olarak gerçek olayları ele alsa da esasında bir tiyatro oyunu olan İçimdeki Yangın, savaşların insan hikayelerine nasıl etkiler yaratabildiğine odaklanıyor. Bu etki, vefat eden bir kadının çocuklarına bıraktığı mektupla birlikte ortaya çıkarken, birer rakam olarak gördüğümüz insanların ne büyük hikayelerinin olabileceğini de sunmakta aynı zamanda.

Denis Villeneuve’un sinema dünyasında bugün edindiği yerin zeminini oluşturan filmlerden biri olarak kabul edilen İçimdeki Yangın, sadece senaryo ya da çekim değil, filmi oluşturan bütün ögelerle bir bütün oluşturmuş durumda. Filmde çalan şarkılar, izleyiciye sunulan mekanların gerçekçiliği, bizzat olayın içinde bir gözlemciymiş gibi oluşturulan hissiyat ve diğer tüm deneyimler bizleri o hikayenin birer parçası haline getirmekte. Bu noktada bir olumsuz kısım bulmaya çalışırsak, bir tek filmin sonuna giden süreci söyleyebiliriz. Eğer filmlerde detaylara çok fazla önem veriyorsanız ve her detayın yönetmen tarafından size aktarılması gerektiğini düşünüyorsanız finale giden yol size biraz eksik gelebilir fakat ortalama bir izleyici için bu durum problem yaratmayacaktır, çünkü hikayeyi eksiltmek ya da bozmak gibi bir durum söz konusu değil.

Dram filmlerini seviyorsanız İçimdeki Yangın sizin için zaten biçilmiş kaftan fakat bu türe ilginiz yoksa bile bu film, 2 saat 10 dakika harcamaya değer bir deneyim sunacaktır. “ Bu film hayatınızı değiştirecek” gibi içi boş iddialarda bulunmak istemem fakat film bittiğinde bir şeylere daha farklı bakmaya başlayacağınızı söyleyebilirim. Sizde bu etkinin oluşmasını sağlayan yönetmen, oyunculuklar ve senaryo ise filmin size sinemasal anlamda da katkı vereceğini ispatlar nitelikte.

%d blogcu bunu beğendi: