google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Ekonometri Genel Maliye İktisat

Kapitalizmin Geleceğini Neler Bekliyor?

Son iki yüzyıldır en büyük toplumsal olaylardan birisi, burjuva yapısının giderek daha da güçlenirken “proleterya” adı verilen işçi sınıfının maddi imkanlarının giderek daha da azalması. Nitekim dünyanın en zengin %1’lik kesiminin son 50 yılda geldiği noktayı görmek bile bu durumun somut bir gerçek olduğunu ortaya koyacaktır. Öte yandan kapitalizmin geleceğini de etkileyecek bir değişimin eşiğindeyiz: Emek gücüne dayalı işlerin bitme evresine gelmesi. Bu durum önümüzde şöyle bir senaryo oluşturuyor;

Burjuva sınıfı, robotlar ve yapay zekalarla birlikte gelir seviyesini azalarak artıracak, kalan gelir bilgiyi yorumlayabilen kişiler arasında paylaştırılacak.

Bu süreçte iki tane soru işareti oluşuyor:

1) Emek gücüne dayalı işlerde çalışan kişilerin durumu ne olacak?

2) Yapay zeka ve robotlar, insanların işlerini ellerinden almayacak mı?

İlk sorunun yanıtı; emek gücüne dayalı işler aşamalı olarak sona erecek. Özellikle milenyum çağındaki nesil ile birlikte emek gücüne dayalı işler hali hazırda azalmış durumda. Yakın gelecekte fabrika işlerinin robotlar tarafından yapılacak olmasıyla birlikte taşerona duyulan ihtiyaç da fazlasıyla azalacaktır. Dolayısıyla 1-2 nesil sonra bu sistem tam olarak hayatımıza girdiğinde zaten kimse emek gücüne dayalı işlerde yer almayacak. Önemli olan, o sürece kadar nesillerin nasıl yetiştirileceği.

İşte esas problem de tam olarak burada başlıyor. Eğer emek gücüne dayalı işlerin tamamen biteceği sürece kadar insanlar “bilgiyi yorumlayabilme gerektiren işler”de çalışabilirlerse hiç problem yok. Yapay zeka bu mesleklere köstek değil, tam tersine destek olacak. Örneğin, elindeki bilgiyi yorumlayabilen iç mimarlar artırılmış gerçeklik teknolojisiyle birlikte mükemmele daha yakın dekorasyonlar yapabilecek. Doktorlar yapay zeka sayesinde kişiselleştirilmiş tıp alanında daha iyi sonuçlar veren çalışmaları daha ucuz maliyetlerle sunabilecek. Tabi bütün bunların merkezinde ise, yukarıda da belirtildiği gibi bilgiyi yorumlama isteğinin geniş kitlelere ne kadar yayılabileceği sorusu yer alıyor.

Dolayısıyla bu konuda kilit önem eğitim sisteminde. Eğer bireylerin yaratıcı düşünebilecekleri, know-how becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim sistemi sunulabilirse kapitalizmin geleceği herkes için daha iyi bir hale gelir. Bu durum burjuva sınıfının da işine gelir çünkü yapay zeka ve robotların olduğu bir dönemde onları yönetebilecek personele ihtiyaç duyacaklar. Nasıl ki şu anda AR-GE ve İnovasyon departmanları firmalar için önemliyse, o zaman da bilgisini her vaka örneğine bağlı olarak yorumlayabilen kişiler önemli olacak.

Freelance çalışma stili bunun başlangıcını oluşturdu, iç girişimcilik ve yetenek yönetimi gibi çalışmalar da kapitalizmin yetkin personeli elinde tutmak için geliştirdiği diğer stratejiler arasında yer alıyor. Bunun gibi çalışmaları daha sık göreceğiz çünkü bilgisini yorumlayabilen kişiler çalıştıkları firmalarda mutlu olmadıklarında danışman ya da girişimci olarak kendi dünyalarını kurabiliyorlar. Burjuva sınıfı bu sürecin kendi aleyhine sonuçlanmaması için gereken talepleri yerine getirip çalışan kesimin daha iyi şartlarda yaşamasını sağlayacaktır. Kendisini bilgiyi yorumlayabilme tarafında geliştirememiş kişiler içinse maalesef ciddi bir problem oluşacak gibi gözüküyor. Bu kişiler için Evrensel Temel Gelir gibi sistemler düşünülse de bu sistemlerin uzun vadeli bir çözüm üretmesi uygulamada zor gibi gözüküyor. Bu nedenle devletler tarafından yapılması gereken şey, her öğrenciyi yarının bilgi yorumlayıcısı olarak yetiştirmek. Hali hazırda iş hayatına girmeye yakın ya da iş hayatında olan sizlerin yapabileceği ise mümkün olduğunca işlerinize yorum katabilmek. Şu anda bunu yapanlar fark yaratıyor, ileride bunu yapmak ayakta kalmak adına zorunlu hale gelecek.

%d blogcu bunu beğendi: