google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel

İlham Veren Kadın Rol Modeller #1 – Maya Angelou

Maya Angelou’yu ilk olarak lise yıllarında Kafesteki Kuşun Neden Öttüğünü Biliyorum (I Know Why The Caged Bird Songs) adlı kitabıyla tanımıştım. Angelou’nun 17 yaşında yazdığı otobiyografik kitabı, kendisinin ne kadar güçlü bir karaktere sahip olduğunu yansıtan ilk ve en önemli eserlerinden biriydi. Sonrasında diğer yayımlanan şiirleri, denemeleri ve otobiyografik romanları da zaman içerisinde düşünce yapısının hangi boyutlara ulaştığını ve hayattaki pek çok değere yaklaşımını çok güzel bir şekilde ele almaktaydı.

Maya Angelou’nun bir rol model haline gelmesini sağlayan şey ise, hayatının her döneminde karşılaştığı çeşitli olayların onun farklı bir özelliğini ortaya çıkarmasıydı. Örneğin, 8 yaşındayken annesinin erkek arkadaşı –anne ve babası ayrıydı- tarafından cinsel istismara uğradığında bunu ailesine söyledi ve istismar eden kişi bir gün hapis yatınca çıkışta akrabaları tarafından öldürüldü. Bu durum Angelou için hayatının dramlarından biriydi, konuştuğu için birilerinin öldürülüyor olması onu etkilemişti ve bu nedenle 5 yıl boyunca kimseyle konuşmadı. Bu süreçte kendisini sadece kitaplara ve yazmaya adadı. 13 yaşına geldiğinde yaşıtlarının çok daha ötesinde bir düşünce yapısı içerisinde, Afro-Amerikanların yaşadığı ayrımcılığı düşünüyordu.

Bu durum, onu farklı dünyaları aramaya yöneltti. Mısır, Gana ve Batı Avrupa ülkelerine giderek film yapımcılığı, yazarlık, oyun yazarlığı, gazetecilik ve akademisyenlik gibi çeşitli meslekler yaparak farklı insanlarla tanıştı. Bu sürece giden yolda ise en kötü durumları bile yaşaması gerekmişti. Hiçbir tanıdığının olmadığı ve hayatta kalma mücadelesi verdiği dönemde gece kulüplerinde dansçılık yapıp para karşılığı ilişkiye girdi. Fakat bu olayları yaşarken dahi içinde yaşam tutkusu vardı ve bir şekilde bu günlerin geçip büyük ideolojiler uğruna mücadele edeceğini biliyordu. Nitekim sonraki süreçte yukarıda belirttiğimiz gibi Mısır, Gana ve Batı Avrupa maceraları ona farklı bir hayat sunmaya başlamıştı. Özellikle de Malcolm X’le tanışması onu derinden etkiledi ve tüm meslek kimliklerinin ötesinde, artık döneminin en önemli insan hakları aktivistlerinden biri haline geldi. Ayrıca Martin Luther King’le de dostluk kurup üçlü arkadaş grubu olarak hayatlarını insan haklarının Amerika’da hak ettiği yere ulaşması için neler yapabileceklerini düşünmeye adadılar. Özellikle Maya Angelou’nun şiirleri bu süreçte Afro-Amerikan halkının kendisine olan inancını artırması ve pek çok beyaz insanın da bu mücadeleye destek vermesi için büyük bir kamçı görevi üstlendi. Bunun yanı sıra pek çok alanda elde ettiği başarılar tescillenmeye devam ediyordu. 1977 yılında oynadığı Roots dizisiyle Emmy Ödülleri’ne aday olması ve aynı yıl senaryosunu yazdığı “Georgia, Georgia” filmiyle ilk siyahi kadın senarist olarak bilinmesi de onun tüm ülke tarafından saygı duyulan bir ikon haline gelmesini sağlamıştı.

Yarattığı etki öylesine büyüktü ki, Bill Clinton’un 1993 yılındaki başkanlık töreninde kendi yazdığı şiiri okurken insanların tüm odağı başkandan ziyade Angorou’nun üzerindeydi. Keza, Amerikan tarihinde 32 yıl aradan sonra ilk kez başkanlık seçiminde şiir okunuyordu. Bu şiirin Angelou tarafından okunması da hiç şüphesiz Amerikan toplumlarına karşı yapılan birlik çağrısının bir yansımasıydı. Hayatının kalan kısmını gençleri barış ve idealleri uğruna ilerlemeleri için teşvik etmeye harcarken, 28 Mayıs 2014 tarihinde vefat ederken bu durum tüm Amerika için 21.yüzyılın en önemli figürlerinden birinin vefat etmesi demekti. Geride bıraktığı kitaplar, konuşmaları, şiirleri ve özlü sözleri halen idealist Amerikan gençleri için kılavuz rolü görmekte.. Maya Angelou’nun hikayesinde beni en çok etkileyen kısım, hayattan ümidini hiçbir zaman kesmemesi oldu. Çok büyük etki yaratan olaylar tecrübe etti, insan yerine konulmadığı günleri yaşadı fakat içindeki yaşam isteği ve insanlığa duyduğu sevgi, onu sonraki hayatında aşağılandığı ülkenin en saygın insanlarından biri haline getirdi. “Paran ya da tanıdığın yoksa hiçsin” düşüncesine kapılıp pesimist takıldığım lise döneminde bana tokat gibi çarpan hikayesiyle kesinlikle bambaşka bir dünya görüşüne sahip olmamda muazzam bir altyapı hazırladı. Aşağıda, benim için önemli olan birkaç sözünü paylaşacağım. İnternetten araştırdığınızda çok daha fazlasını bulabilir, bu öncü kadını hayatınızdaki mentorlerden biri haline getirebilirsiniz:


“Hayat yakasından tutulup; ‘Yanındayım evlat. Haydi gidelim’ denmesine bayılır.”
“İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”
“ Birilerinin bulutunda gökkuşağı olmaya çalış.”
“Bir şeyi beğenmiyorsan değiştir. Değiştiremiyorsan, tavrını değiştir. Şikayet etmen hiçbir işe yaramayacak.”

KAYNAKLAR: https://www.sparknotes.com/author/maya-angelou/https://www.enotes.com/topics/maya-angelou/in-depthhttps://www.biography.com/writer/maya-angelou

%d blogcu bunu beğendi: