X Ambassadors – Renegades

Normalde bu kadar meşhur şarkılar yerine biraz daha az bilinen ve beğendiğim (underrated) şarkılara odaklanıyorum fakat çevremde pek çok kişinin bilmediğini görünce bizde pek dinlenmediğini düşünerek listeye eklemek istedim. Renegades’ten sonra da pek çok şarkı yaptılar ve açıkçası hepsi de belli bir seviyenin üstündeydi fakat sahip olduğu melodiler itibariyle Renegades cidden farklı bir çıtaya sahip. Indie rock gruplarının küreselde ses getiren işler yapması ise ekstra mutluluk verici. Çünkü müzikteki indie kültürünün diğer alanlara da yayılacağını ve insanların kalıplara bağlı kalmayarak da başarılı olabileceğini düşünenlerdenim.

Yeni Türkü – Fırtına

Geçtiğimiz haftalarda bu listede bazı müzisyenlerimiz için “Aynı ülkede yetişmiş olmanın mutluluk verdiğini” söylemiştim. Yeni Türkü gibi bir grubun da bu topraklardan çıkması ve Türkçe müzik yapıyor olması gerçekten büyük bir lütuf. Fırtına da Yeni Türkü’nün şarkıları arasında benim için ayrı bir yere sahip. Sözleri ve melodisi itibariyle insana farklı bir enerji verdiğini, huzur ve umut duygularını bir arada yaşattığını düşünüyorum.

Yonca Lodi – Mum Lekesi

Yonca Lodi’yi zaten çok başarılı bir müzisyen bulmakla birlikte, Milat albümünü genel olarak Türk müziği içerisinde ayrı bir yerde konumlandırıyorum. Çünkü o albüm günümüz tüketim odaklı şarkılarının aksine, kalıcılığı yakalamış bir albüm. Özellikle Düştüysek Kalkarız, Milat, Emanet ve Mum Lekesi gibi parçalar aradan geçen 9 yıla rağmen halen aynı hisleri uyandırıyor, bana kalırsa uzun yıllar daha bu hisleri uyandırmaya devam edecek.Öneri kısmında özellikle Mum Lekesi’ne değinmemin nedeni ise diğer şarkıları biraz daha ön planda olurken Mum Lekesi’nin hak ettiği ilgiyi görmemiş olduğunu düşünüyor olmam.

Roy Orbison – In Dreams

Roy Orbison, Frank Sinatra ile birlikte “oldies” kültürünü sevmemde en önemli rolü oynayan iki isimden biri. Özellikle de kendine has gözlüklü stiliyle hep farklı bir yere sahip olan Orbison, David Lynch filmleri sayesinde de bilinirliğini Amerika dışına taşıyan bir sanatçı. Her biri, sonraki yıllarda çeşitli dizi ve filmlerde kullanılan pek çok önemli parçası olsa da enerjimin en çok uyduğu In Dreams, benim için Roy Orbison denildiğinde kendisiyle özdeşleştirdiğim parça olarak önemli bir yere sahip.

Meho Puzić – Cudna Jada Od Mostara Grada

Liseyi Boşnak mahallesinde okuyan biri olarak 4 yıl boyunca sevdalinka parçalarına bolca denk geldim, bunlar arasında pek çok ismi sevmiş olsam da Meho Puzić’in parçalarında ayrı bir samimiyet yakaladım. Sonraki süreçte Yugoslav kültürüne merak salıp araştırma yaptığımda ise Puzić’in kıymetini çok daha iyi anladım. Ama yine de o kültüre aşina olmayan birinin de sadece melodiler itibariyle bu parçayı ve Puzić’in diğer pek çok eserini keyifle dinleyeceği kanısındayım.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: