Bazı filmler, görünen anlatımın yanı sıra bir de alt unsurlar barındırır. Bu filmlerin size güzel gelmesi de o alt unsurlara dikkat etmenize bağlıdır, Bir Rüya İçin Ağıt da tam olarak böyle bir film. Pi ve Siyah Kuğu gibi filmlerin yönetmeni Darren Aronofsky’nin yönetmenliğini üstlendiği bu filmde sadece olay örgüsü ya da çekim teknikleri değil (elbette bunlar da gayet başarılıydı), olayların birbirine bağlanış şekli de çok iyi. Tek dikkat edilmesi gereken nokta ise, yukarıda da belirttiğimiz gibi alt unsurlara dikkat edilerek izlenilmesi.

Bu alt unsurlara dikkat çekecek olursak ilki, kurulan hayallerin saplantı haline gelmesiyle ilgili. Aronofsky filmde bunu uyuşturucu bağımlılığı ve kilo verme isteğiyle özdeşleştirirken aslında bütün hayalleri içeren bir kurgu oluşturuyor. Üç genç uyuşturucuyu hayallerinin liste başı yapıp bu doğrultuda çabalayınca saplantılarına yenik düşüp hayatın diplerini yaşıyorlar. Öte yandan Sara Goldfarb adlı karakterin de kilo vermeyi saplantılı bir hayal olarak görüp bu uğurda sürekli zayıflama hapları içmesi de saplantının ne kadar zarar verebileceğini bir başka somut örnekle gösteriyor. Filmle ilgili yapılan eleştirilerin genellikle “kamu spotu” gibi olmasından kaynaklandığını düşünürsek bu iki örnek önemli. Çünkü Aronofsky’nin amacı uyuşturucu hikayesi anlatmak değil, herhangi bir hayale saplantı derecesinde bağlandığınızda bunun size zarar vereceğini anlatmaktı. Sonradan kült hale gelen müzikleri, yavaş geçişleri ve karakterlerin anlık zihin yapılarının detaylıca işlenmesi de bunu yansıtma isteğinin bir sonucu. Aynı şekilde kamera çekimleri ve görsel kullanımları da bu mesajı izleyiciye yansıtmak için tamamlayıcı unsur olarak kullanılıyor. Bu parçaları birbirinden bağımsız olarak düşünürseniz filme dair çeşitli eleştiriler getirmeniz mümkün fakat hepsini birlikte düşündüğünüzde Aronofsky’nin neden bunları bu şekilde yaptığını bütüncül bir çerçeveden görebiliyorsunuz.

Bir Rüya İçin Ağıt sinema tarihinde popüler filmlerden biri olduğu için okuyucularımızın da pek çoğu izlemiş olabilir fakat vakit bulduğunuzda bir de bu yaklaşımla izlemenizi öneririm. Çünkü Aronofsky gibi yönetmenleri anlamanın en iyi yolu, onların zihin yapılarını tanımaktan geçiyor. Bunu keşfettiğinizde filmleri de çok daha kaliteli gelmekte.

No responses yet

Payeplon'a Abone Olarak Güncel Yazılarımızdan Haberdar Olabilirsiniz:

%d blogcu bunu beğendi: