google.com, pub-4233333229036275, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Genel KİŞİSEL GELİŞİM

Atatürk’ün Sözlerini Yaşam Felsefesi Haline Getirmek

Atatürk, bu ülkenin kurucu lideri olmasının dışında sözlerinin gençlere kılavuzluk yapmasıyla da çok özel bir yere sahip. Nitekim lise yıllarımın ortalarında başlayan arayış sürecimde de beni pek çok olumsuz duygu ve düşünceden kurtaran yine Atatürk’ün yaşantısı, sözlerinin derinliği ve Nutuk olmuştu. Bu sözlerin, üzerine düşünülmediğinde etkisinin azaldığını düşünerek sözlerle ilgili kendi düşüncelerimi de paylaşmak istedim. Elbette Atatürk’ün daha pek çok konuda yön veren onlarca sözü olsa da en azından bu altı söz, içinde bulunduğunuz olumsuz düşünceler varsa onların panzehiri olacaktır:

“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”

Hepimiz hayatın olağan akışı içerisinde arkadaşlarımızın yanlış davranışları, herhangi bir konuda beklentilerimizin boşa çıkması ve işsizlik gibi çeşitli nedenlerden dolayı umutsuzluğa kapılabiliyoruz. Öte yandan ise, yıllarca hayalini kurduğu askerlik kariyerini ve hatta hayatını gözden çıkarıp bağımsızlık yolculuğunu başlatan Atatürk’ün yaşayabileceği umutsuzluğu düşünün. Sevr ile çökmeye yüz tutmuş bir ülke, etrafında dost mu düşman mı olduğu belli olmayan pek çok insan, bağımsızlık kazanıldıktan sonra bile hız kesmeyip bu kez her inkılapta yoluna taş koymak isteyenler.. Atatürk’ü Atatürk yapan en önemli unsurlardan birisi bunların kendisini umutsuzluğa itmemesiydi. Elbette bunlar canını sıkan gelişmelerdi ve muhtemelen stres yapmasına da neden olmuştur fakat umutsuzluğa karşı yaklaşımı, yaşamının umuda inananlar için en güzel örneklerden birini teşkil ediyor.

“Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Bu sözün taşıdığı anlamın yanı sıra, söylendiği dönemin koşulları da kendi içinde çok büyük değer taşıyor. Kurtuluş Savaşı kazanılmış, cumhuriyet ilan edilmiş olsa da halkın kendisine güveni bitik seviyedeydi, insanlar geleceğe karşı bir umut besleyemiyordu. Atatürk, cephede verdiği savaşın dışında toplum hayatında da insanlara motivasyon vermek zorundaydı. Çünkü bu cumhuriyetin sonsuza dek yaşayabilmesi için insanların önce kendisine, sonra da ülkelerine inanması gerektiğini biliyordu. Dolayısıyla bu gibi sözleri de kendisini lider olarak yetiştirmek isteyenlerin kitle yönetiminde kullanmak üzere pek çok ders çıkarmasını sağlıyor.

“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır!”

Esasında askeriyeye yönelik olarak söylenen bu söz, şu anda bütün meslekleri kapsar hale gelmiş durumda. Çünkü insanların mutlu olması, birbirini sevmesi ve yaşadığı ülkeyi gurur kaynağı olarak görmesi için herkesin işini en iyi şekilde yapması çok büyük önem taşıyor. Nitekim, günümüzde pek çok farklı meslek grubuyla ilgili şikayette bulunulurken “bu da Türkiye’ye özgü” gibi eleştirilerin yapılması bu sözün doğruluğunu teyitler durumda.

“Geldikleri gibi giderler!”

Pek çok kitap okudum, motivasyon odaklılar da dahil olmak üzere çok sayıda film izledim, felsefi altyapısı olan mottolar araştırdım fakat hiçbirisi bu söz kadar keskin değildi. Kararlılığı bu kadar kısa, öz ve gerçek şekilde işleyen bir örneği başka hiçbir yerde görmedim. Ülkenin içinde bulunduğu şartlarda o sözü gerçekten inanarak söylemenin nasıl bir şey olduğunu yıllardır çeşitli hatıra kitapları yoluyla araştırıyorum, halen tam olarak çözebilmiş değilim. Yine de bu kararlılık kişisel olarak yıllar önce hayatıma bambaşka bir yön kattı, halen o yönün çok büyük artılarını görmekteyim.

“Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.”

Atatürk’ün en çok saygı duyduğum yanlarından biri, çağının ötesini kapsayan konuşmalar yapmış olması. Pek çok sözünde, kendisinin değil fikirlerinin ön plana çıkmasını istemesi de bununla ilgili. Sadece Türkiye tarihine bakıldığında bu gibi sözlerin kıymeti bilinemeyebilir fakat dünya tarihinin 1920’lerdeki durumuna bakılırsa Atatürk’ün fikirlerine neden bu kadar önem verdiği daha iyi anlaşılıyor. I. Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrılan ülkeler arasında Türkiye hariç hiçbirinin bağımsızlık savaşı vermemesi, savaştan sonra Batı Avrupa’da ırkçı politikalar yükselirken cumhuriyet rejimini getirebilmek, Einstein’ın bile mektup yazıp çevresindeki bilim insanları için koruma talep ettiği bir lider olmak.. Atatürk’ün neden fikirlerine bağlılık istediğini, yaptıklarının sadece yüzde birini oluşturan bu örnekler bile çok net şekilde anlatıyor.

“Dahi odur ki; ileride herkesin takdir ve kabul edeceği şeyleri ilk ortaya koyduğu vakit herkes onlara delilik der.”

Bu sözün haklılığını o kadar çok liderde gördüm ki.. Patent ofisinde memurken izafiyet teorisinin başlangıcını yaptığında çevresinin dalga geçtiği Einstein, yaşadığı yüzyılın en büyük liderlerinden “Deli” I. Petro, onlarca firmanın iş mülakatından ret yanıtı aldıktan sonra iş kurduğunda çevresinin vazgeçirmeye çalıştığı Alibaba’nın sahibi Jack Ma ve daha I. Dünya Savaşı’ndan önce cumhuriyet isteğini söylediğinde insanların delirdiğini düşündüğü; hayatının neredeyse yarısını sadece Türkiye Cumhuriyeti hayaline adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk.. Kendisinden önceki örnekler de bu sözün Atatürk’e özel bir şey olmadığını doğrular nitelikte. Bu sözü kişisel olarak hayatıma uyguladığımda ise iki tane ders çıkardım:

1) Fikirlerini her zaman herkese söyleme

2) Yakın çevrendekilerin, fikirlerini daha ileriye taşıyacak insanlardan oluşmasına özen göster

Atatürk’ün bu sözünden ve hayatında uyguladığı stratejiden çıkardığım iki yaklaşım, kendi gelişimimde doğru noktada olduğumu gösteriyor. Çünkü herkes sizin fikirlerinizi anlayamaz, öte yandan o fikirleri gerçeğe dönüştürmek için yanınızda sizi anlayan ve yol arkadaşlığınızı yapacak birileri de gerekir.

Atatürk’ü Anma gününde onu en iyi anma şekillerinden birinin, kendi sözleri üzerine istişare yapmak olduğunu düşünerek bu yazıyı yayınlamak istedik. Bunlar ve bunlar gibi pek çok sözünün ülkenin aydınlık yarınları için ışık olması, saygı duyulan bir liderlik serüveni oluşturmanızda kılavuzluk etmesi dileğimizle..

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun!

%d blogcu bunu beğendi: